Kaliteli eylemler, birinizin veya ikinizin de ilgi duyduğu herhangi bir şey olabilir. Önemli olan ne yaptığınız değil, neden yaptığınızdır. Amacınız birlikte bir şeyler yapmak ve yaptıklarınızı şu düşünceyle doldurmaktır: "Onun için değerliyim. Benim sevdiğim bir şey yapmak istedi ve bunu olumlu bir tutumla yaptı." İşte sevgi budur ve bazıları için sevgi en güçlü bu şekilde ifade edilir...
Alıntı
OLİGARŞİK KOLEKTİVİZMİN TEORİSİ VE UYGULAMASI
Üçüncü Bölüm Savaş Barıştır Dünyanın üç büyük süper devlete bölünmesi, yirminci yüzyılın ortalarından önce de öngörülebilen ve sonunda gerçekleşen bir olaydı. Avrupa'nın Rusya ve Britanya İmparatorluğu'nun Birleşik Devletler tarafından kuşatılmasıyla, üç güçten ikisi olan Avrasya ve Okyanusya, oluşmaya başlamıştı. Üçüncü güç olan, Doğuasya ise ancak on yıl süren savaşlardan sonra ortaya çıktı. Üç süper devlet arasındaki sınırlar bazı yerlerde keyfi, bazılarında ise savaşın kaderine göre belirleniyor ama genel olarak coğrafi konumlarına göre çiziliyordu. Avrasya, Portekiz'den, Bering Boğazı'na kadar Avrupa ve Asya Kara kütlesinin tüm kuzey kesimini kapsıyordu. Okyanusya, Kuzey ve Güney Amerika'yı, Britanya Adalarını, Avusturalya'yı ve Afrika'nın Güney bölümünü kapsayan Atlantik adalarını kapsıyordu. Diğerlerinden daha küçük olan ve küçük bir batı sınırına sahip olan Doğuasya ise Çin'le güneyindeki ülkeleri, Japon adalarını ve Mançurya, Moğolistan ve Tibet'in sürekli değişen sınırlarla ama büyük bir bölümünü kapsıyordu. Bu üç süper devlet, taraflar değişse de sürekli olarak savaş halindeydiler ve son yirmi beş yıldır da bu devam ediyordu. Bununla birlikte savaş, artık yirminci yüzyılın ilk on yılında olduğu gibi yok edici mücadelelerden ibaret değildi. Artık, birbirlerini yok edemeyen, savaşmak için eline tutulur bir nedeni olmayan ve herhangi bir gerçek ideolojik farklılıkları olmayan taraflar arasında sınırlı hedefleri olan bir savaştı. Bu savaşın ya da savaş tutumuna hâkim olan tavrın değiştiğini ve daha az kana susamış ya da daha ilgili bir hale geldiği anlamını doğurmuyordu. Aksine, savaş çılgınlığı tüm ülkelerde evrensel bir hava ile durmadan devam ederken; tecavüz, yağma, çocukların katledilmesi, tüm nüfusun köleliğe indirgenmesi, tutukluların kaynar sulara
Sayfa 203 - Kopernik Kitap·Kitabı okudu
Distopya
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kaliteli Eylemler
Kaliteli eylemlerin en iyi yönlerinden biri ilerleyen yıllarda bize yararlı olacak önemli bir anı bankası oluşturmalarıdır.
Bir Yazar Bir Kitap
Kim Olmayı İstiyorsun? Hayatta çözüm diye bir şey yoktur. Sadece hareket halinde olan güçler vardır. Bu güçleri uyandırdığımız anda, çözümler kendiliğinden gelecektir. ANTOINE DE SAINT-EXUPERY 9 * Gerçekte sınırlar sadece bizim beynimizdedir. Bu sınırları kaldırabilirsek önümüz uçsuz bucaksız imkânlarla doludur. Asıl harika olan ise, bu fikrimizi artık sadece salt inançlarımıza veya tahminlere dayandırmak zorunda olmayışımızdır. 10 * araştırmalar inançlarımızla sadece kendi hayatımızı değil, çevremizi de etkilediğimizi ortaya çıkarmıştır. Düşünce gücümüz ve hislerimizle hayatımızda olmasını arzuladığımız tüm değişiklikleri yapabilme imkânına sahibiz. Hatta inanışlarımızla, DNA'mızı bile değiştirebilir, vücudumuzun kendi kendini tedavi etme mekanizmasını harekete geçirebilir, yaşamımızda mutluluk ve sevinç rüzgârları estirebilir, kısacası mümkün olduğunu düşündüğümüz her şeye ulaşabiliriz. 11 * İmkânsız, sadece bizim imkânsız olduğunu düşündüğümüz şeydir. 11 * En yeni bilimsel araştırmalar, duygu, düşünce ve inançlarımız sayesinde her şeyi yapabilme gücüne sahip olduğumuzu, hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ispatlıyor. Zira duygularımızla desteklenmiş ve kaydedilmiş inançlarımız muazzam bir rezonans alanı oluşturuyor. Ve bu rezonans alanındaki titreşimlerle uyum içinde olan her şey, evet dünya üzerindeki her şey, bu titreşime ayak uydurmak durumunda kalıyor. 11 * İstediğin kişi olabilseydin eğer, kim olmayı isterdin? Seni bundan alıkoyan şey nedir? 12 1. BİRİNCİ BÖLÜM DÜNYAYI DEGİŞTİREN BULUŞLAR Rezonans Nedir? Resonantia= Akis. Rezonans= Eko, yankı, titreşim. 17 Rezonans Kanunu, evrendeki her şeyin birbirleriyle titreşimler aracılığı ile nasıl iletişim halinde olduğunu anlamamızı sağlar. Vücudumuzun her bir organı ve hücresi de dahil olmak üzere dünyadaki bütün
Koridor
Kaliteli eylemler, birinizin veya ikinizin de ilgi duyduğu herhangi bir şey olabilir. Önemli olan ne yaptığınız değil, neden yaptığınızdır. Amacınız birlikte bir şeyler yapmak ve yaptıklarınızı şu düşünceyle doldurmaktır: "Onun için değerliyim. Benim sevdiğim bir şey yapmak istedi ve bunu olumlu bir tutumla yaptı." İşte sevgi budur ve bazıları için sevgi en güçlü bu şekilde ifade edilir.
Sayfa 84
Alıntı
Monteigne ‘in “ Denemeler “ kitabında bununla ilgili anlatılan bir hikaye var. Bir köylü kadının bir buzağısı varmış . Kadın doğumdan itibaren her gün buzağıyı kucağına alıp severmiş. Aradan aylar yıllar geçmiş buzağı kocaman bir öküz olmuş ve kadın her gün kucağına alıp sevmeye devam etmiş. Kucağındaki öküzün ağırlığının farkına varmadan yani. Alışkanlık işte böyle bir şey. Sigarada ilk başta keyif için birkaç nefes çekiliyor . Ama sonra bu dert büyüyüp kol bacak gezmeye kadar gittiği halde, insan hep ilk zamanlardaki keyifli zamanları hatırlıyor ve bırakamıyor. Dedikodu ve gıybet de alışkanlık halini alırsa, insan artık bu günahın ağırlığını hissetmemeye başlıyor. Ve sonuçta kudurmuştan beter oluyor. Yani alışkanlığı zinciri önce hissedilmeyecek kadar hafif , sonra kırılamayacak kadar güçlü olabiliyor Öyleyse kaliteli ve doğru dürüst bir hayat yaşamak için önce alışkanlıklar gözden geçirmek lazım . İyi ve kötü alışkanlıklar bir liste halinde yazarsanız , hangisine devam etmeli ve hangisinden kurtulmalı sorularına kolay bir şekilde cevap verebilirsiniz . Eğer sizde sık sık “ Üzerimde bir ağırlık var” diye yakınıyorsanız ? dikkat edin ! Kucağınız da kocaman bir öküz taşıyor olabilirsiniz ! Öküzü kucağınızdan indirmek ve alışkanlıklarınızı bir düzene sokmak için de en önemli konu beklentilerinizi gözden geçirmek. Çünkü hayattan beklentilerimiz eylemlerimizi etkiliyor ve sık tekrarlanan eylemler alışkanlığa dönüşüyor.
Sayfa 137·Kitabı okudu