Kitabı yatay okumaya başladığımda anlamıştım farklı bir şiir tarzı olduğunu( ◠‿◠ )... Kitabın isminden başlayacak olursak Kadraj Hataları, fotoğraf metaforuyla görünen ile görün(e)meyenler arasındaki farkları dert edinir. Şair, hayatın kadrajına sığanları ve sığmayanları, net ve bulanık olanları serbest şiir diliyle anlatır. Arabesk bir şair olarak adlandırılan şair Güven Adıgüzel, "Herkes bilir mutlaka modern şiir tetiktir" dizesiyle de anlattığı gibi, gerçekte olan ama görülmeyen, duyulmayan dünya hayatının ruhumuza saplanan ağrılarını tetiğe basar gibi anlatıyor.
Bir röportajında, "Şiir her hâl ve şartta yoluna devam eden bir duygu durumudur. Bu ‘uğraş’ benim kendi iç kavgamdır, kalbinin dağlarına çekilenlerin hissiyatını taşıyorum şiirle uğraşırken... Kelimelere inanıyorum ve bu konudaki ısrarım Allah ömür verdiği müddetçe devam edecek." diyen şairin şiirlerinde bahsettiği temalardan biri anlam arayışıdır.Şair, mükemmeliyetin özendirildiği modern çağda, eksikliklerimizle anlamlı bir varoluşu sorgular. Dünyanın sahteliğine baş kaldıran şair, gerçekliğin netliğinde insanca yaşamanın, yani eksik ama doğru yaşayabilmenin güzelliğine vurgu yapar. Şaire göre anlam bir sonuç değil, kelimelerle kurulan, sonsuza doğru yürüdüğümüz bir köprüdür. Bu köprüde yürürken hem kendimizle hem de diğerleriyle kurduğumuz bağların sağlamlığı, o köprüyü güzel anılar ve anlamlarla aşmayı sağlar.
İnsanın zihinsel ve duygusal odak noktasını kadraj metaforuyla anlatan şair, insanın ikiyüzlülüğünü, duygularıyla gelişerek insan olabilecekken, etten kemikten beşer olarak kalmayı tercih etmesini eleştirir. "Yol mürşittir yürüyene, dünyanın diline pranga vurmak da öyle!" diyen şair; olumsuzluklara rağmen ilerlemenin bilgeliğini anlatır. İnsan bu dünyada bilgeliğiyle huzur bulur,