Hiçbir şey, iki insanın özel gizi olarak kalmaz bu romanda; kocaman çınlamalı bir kavkının için de gibidir herkes, bu kavkıda fısıldanan her sözcük, sayısız ve sonsuz yankılar halinde oylum kazanarak çınlar.
O kişinin kalbi bir kaptır ve onu doldurabilecek bir çok içecek mevcuttur. Hangi içecek onu doldurursa başka bir içeceğin onda yeri kalmaz. Bu kap ancak, en yüce ve değerli içecek ve şayet boş olursa dolar. Şayet başkasıyla doluysa o başkası ondan çıkmadan bu değerli içecek ona asla girmez.
“İnsanlar sık sık başarmanın nasıl bir his olduğundan bahsederler ama yola koyulmak bir yere varmaktan çok daha değerlidir. Eğer fazla erken başarır ya da fazla erken varırsanız işte o zaman gidecek başka yeriniz kalmaz.”
Bireyselleşme ve onunla birlikte, aşk tutkusunun şiddeti, öyle yüksek bir dereceye ulaşabilir ki, doygunluk elde edemediği zaman, dünyadaki en tatlı şeylerin hatta hayatın bile değeri kalmaz.