ORTA YOL WİLLİAM JAMES
Puan vermedi·144 syf.··
2026 5. kitabı
William James filozoflar sizinle hesaplaşacağız derken iki uçtaki felsefe yöntemlerini tartışıp orta yolu tercih etmiş faydalı olan doğrudur felsefesi kurucuları arasında yer almıştır.Üç büyük pragmatist felseficelerden olup düşünceleri ile felsefeye katkıda bulunmuştur.Eskinin üzerine eklenen geliştirilen yeniliklerin gerçeği oluşturduğunu söylemiştir.Pragmatizm din karşıtı değildir faydalı olanı alır demiştir.İlkelere değil sonuçların faydaları bakımından dikkate almıştır.Ona göre dünya gelişmesini tamamlamadı derken sürekli bir değişim ve gelişim içerisinde deken hislerime tercüman olmuştur.Zaten kendi adıma entelektüel tekamül ismini verdiğim için kendime yakın buldum.Tanrı affeder,insanlar affeder fakat doğa affetmez sözünü söylemiş kişi olarak gerçekliği soyut düşünceler ile kapatılamaz demiştir.Fizik ile metafizik ve Tanrı’nın bilinemeyeceğini söyleyerek dine inananlar tarafında yer alırken natüralist düşünceyede sahip olduğunu belirtmiştirHareketsiz rasyonel düşünce yerine(tutucu dindar kesim)fayda getiren eylem tarafında yer almıştır .Dediğim gibi okuduğum zaman düşüncelerini kendime yakın buldum.
William James'in Pragmatik FelsefesiEllen Kappy Suckiel · Paradigma Yayınları · 20033 okunma
10/10
·478 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. 1941 yılında Berlin'de Kripo'da çalışırken vicdanı sebebiyle apartmanındaki Yahudilere yardım için kahve ile yiyecek takas eden Bernie Günther, bir sokakta bir kadına saldırıldığını görür. Kadını kurtarıp saldırgan kovalar ama bulamaz. Ertesi gün ise saldırgan morgdadır. Daha önceden öldürülen Hollandalı bir işçiyi öldüren bu adam Çek'tir. Kadınla samimi olan Günther, Heydrich'in isteği üzerine kadınla Prag'a gelir. Bavyera Reich'ı olan Heydrich zehirlendiğini ve suikast olacağını düşünür. O yüzden yanında istemiştir. Kuttner adlı dördüncü yaveri ile arkadaş olan Günther ertesi gün onun öldürüldüğünü öğrenir. Heydrich onu tam yetkili yapmıştır. Saraydaki SS generaller dahil herkesi sorgulama yetkisi vardır. Kappa adlı yardımcısı ile soruşturmaya başlayan Günther bir yandan şüphelileri bulmaya çalışmakla, bir yandan da Heydrich'i üstü açık arabayla gezmemesi için uyarmaktadır. Bir de Çek casus konusu vardır. En sonunda Heydrich'in Roger Ackroyd Cinayetini okuyup yaverini kendisinin öldürdüğünü ortaya çıkarır. Oraya gitme sebebi ise odaları dinleyen Heydrich'in Çek casusunu bulmaktır. Bir SS binbaşısı casus olarak alınır. Ama bilmediği yanında getirdiği kadının da casusluk örgütü üyesi olduğudur. Heydrich onu Berlin'de geri gönderir ama 1 sene içinde o da öldürülür. Acaba Himmler onu zehirletmiş midir? Günther ne yapacaktır? Arthur Nebe kadın Hakkında ne diyecektir? Soluksuz okunan bir roman..
Ölümcül PragPhilip Kerr · Alfa Yayıncılık · 201534 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Jonathan Swift Gulliver'in Seyahatleri kitabını okuyanlar bilir. Swift’in “gündüz düşleri” kuran unutulmaz karakteri Lemuel Gulliver, hayli fantastik yerlere keşfe çıkarak (ki çoğu kendi isteğiyle değil; kaza ya da kaçma sonucu gerçekleşir) bizlere inanılmaz maceralarını anlatmıştır. Şuradan daha detaylı ulaşabilirsiniz youtu.be/0v38xAI3R-o� Ve şuradan youtu.be/wOCaSN_NcvU� İşte Japon yazar Ryunosuke Akutagava da Kappa ile böylesi bir maceraya yelken açar. Tıpkı Alice Harikalar Diyarında’de Alice’in düşerek girdiği başka bir diyara geçiş yapması gibi… El ve ayaklarında perdeler olan, suda ve karada yaşayabilen; uzun, sivri gaga benzeri burunları bulunan ve kafalarında tabak şeklinde bir kısım olan amfibik yaratıklar diyarına, yani Kappaların diyarına bir yolculuğa çıkar. Elbette bu hikâyenin bize ulaşması için kahramanımızın geri dönmesi gerekir. Ve yine elbette, dünyadakiler onun delirdiğini düşünerek bir akıl hastanesine yatırır. Hikâyemizi anlattığı yazarımız, işte bu kişiyle hastanede karşılaşır ve bu fantastik yaratıkların ülkesine dair hikâyeyi kendi kulaklarıyla dinleme şansı yakalar. Tıpkı Gulliver’in son ziyaret ettiği, insan benzeri Yahoo’ları atların yönettiği Houyhnhnmland gibi… Kappa ülkesi de kahramanımızın geri döndükten sonra insanlarla iletişiminin bozulduğunu bize gösterir. H. G. Wells’in Duvardaki Kapı hikâyesini de bu minvalde değerlendirmek mümkün. Bu tarz kitapları okumayı seviyorsanız, Maymunlar Gezegeni da sizi harika bir yolculuğa çıkarabilir. Onu da şuradan dinleyebilirsiniz youtube.com/shorts/AYqSkxZA...� Keyifli dinlemeler ve okumalar dilerim
KappaRyunosuke Akutagava · Tokyo Manga · 202376 okunma
Alisa(⁠◍⁠•⁠ᴗ⁠•⁠◍⁠)⁠(⁠✿⁠ ⁠♡⁠‿⁠♡⁠)(⁠◍⁠•⁠ᴗ⁠•⁠◍⁠)⁠✧⁠*⁠。
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Bu kitabı ikinci dəfədir oxuyuram.Ona görə kitabla bağlı xatirəmi yazmaq istəyirəm :) Uşaqlıqda filmini izləmişdim.Alisa və yaşadıqları mənə çox fərqli gəlirdi. Elə qismət oldu ki,bu kitabı ilk dəfə 2018-ci ilin yayında Almaniyada oxudum.. Índi isə 2026-ci ildə təkrar və Alisa yenə məni öz möcüzələr ölkəsinə səyahətə apardı. Bu kitabı mənə daha da dəyərli edən bir xatirəm isə kitabı mənə Nigar xanım Köçərli hədiyyə edib <3 Öz Alisamla birgə dəfələrlə oxuyacağım bir kitabdır <3
Alisa Möcüzələr ÖlkəsindəLewis Carroll · Ali və Nino Nəşriyyat · 202428,6bin okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2026 12. kitabı
Hayatın düz bir çizgide ilerlediğine, mantığın her kapıyı açtığına ve kendimizi tamamen tanıdığımıza dair o sarsılmaz inancımız, aslında bir sabah hiç beklemediğimiz bir tavşan deliğinden aşağı düşene kadardır. Alice’in hikayesi, o meşhur deliğe adım atmasıyla başlar ama asıl yolculuk, zihninin en kuytu köşelerinde, tanımlayamadığı duyguların ve alışık olmadığı kuralların arasında şekillenir. Bu eser, bir çocuğun hayal dünyasından çok daha fazlasını; bir insanın kendi varoluşuyla, toplumun dayattığı rollerle ve dilin yetersizliğiyle girdiği o devasa mücadeleyi anlatır. ​Alice’in hikaye boyunca fiziksel olarak sürekli değişmesi, bir formdan diğerine geçmesi, aslında yetişkinlik yolundaki insanın en temel sancısını temsil eder. Hayat bizi bazen o kadar dar alanlara hapseder ki, kendimizi bir odaya sığamayacak kadar büyük ve uyumsuz hissederiz. Bazen de koca bir evrenin içinde ne yapacağını bilemeyen, ufacık ve savunmasız bir gölgeye dönüşürüz. Bu boy değişimleri, aslında insanın sabit bir kimliği olduğu illüzyonunu yıkar; bizler her yeni olayla, her yeni insanla beraber yeniden şekillenen, sürekli değişen ve bu değişim içinde "ben kimim?" sorusuna cevap arayan canlılarızdır. ​Bu arayışın içinde, elimizde saatle sürekli bir yerlere yetişmeye çalışmak aslında yaşamın en büyük paradoksudur. Bir şeyleri kaçırma korkusuyla koşarken, aslında o anın içinde saklı olan hakikati ıskaladığımızı fark etmeyiz. Alice’in karşılaştığı o telaşlı figürler, modern dünyanın hızıyla ruhu arasındaki uçurumu açmış insanın birer yansımasıdır. Ancak bir noktada durup o meşhur çay masasına oturduğumuzda anlarız ki; zaman biz ona ne anlam yüklersek odur. Kuralların ve dakikaların baskısından kurtulmak, insanı gerçek anlamda özgür kılan yegane şeydir. ​İşin daha derin tarafı ise, bunca insanın
1K
Alice Harikalar DiyarındaLewis Carroll · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202128,6bin okunma
6/10
·112 syf.·
2026 8. kitabı
“Alice Harikalar Diyarında”, yüzeyde çocuklar için yazılmış tuhaf ve eğlenceli bir masal gibi görünür; fakat derinlerinde kimlik, mantık, dil ve gerçeklik üzerine kurulmuş son derece sofistike bir metindir. Lewis Carroll, bu romanda bir hikâye anlatmaktan çok, dünyanın nasıl işlediğine dair yerleşik kabulleri sistemli biçimde sabote eder. Harikalar Diyarı, düşsel bir ülke değil, mantığın bilinçli olarak bozulduğu bir laboratuvardır. Okur burada eğlenirken, aynı anda düşünmenin ne kadar kırılgan olduğunu fark etmeye zorlanır. Alice’in hikâyesi, sıradan ve düzenli bir dünyanın içinden koparak başlar. Tavşan deliğinden düşüş, yalnızca fiziksel bir yolculuk değil, aklın bildiği kuralların çöktüğü bir geçiştir. Bu andan itibaren Alice, sürekli değişen boyutlara, anlamını yitiren kelimelere ve mantıksız kurallara maruz kalır. Ancak asıl mesele dış dünyanın tuhaflığı değil, Alice’in bu tuhaflık karşısında kendi kimliğini koruyup koruyamayacağıdır. Roman boyunca Alice’in sorduğu en temel soru “Ben kimim?”dir ve bu soru, çocuk edebiyatının nadiren cesaret ettiği kadar derin bir varoluş sorgusudur. Bedensel dönüşümler, romanın merkezî metaforudur. Alice’in sürekli büyüyüp küçülmesi, yalnızca fantastik bir oyun değildir; çocukluktan yetişkinliğe geçişin, kimliğin kararsızlığının ve benlik algısının kırılganlığının simgesidir. Alice, hangi boyutta olursa olsun kendini yabancı hisseder. Bu, insanın bedeniyle, yaşıyla ve toplumsal rolüyle kurduğu ilişkinin ne kadar geçici olduğunu ima eder. Carroll burada sabit bir “ben” fikrine açıkça şüpheyle yaklaşır: Kimlik, sürekli değişen bir şeydir ve bu değişim kaçınılmazdır. Harikalar Diyarı’ndaki karakterler, bireyden çok kavramları temsil eder. Beyaz Tavşan zaman kaygısını, Deli Şapkacı anlamsız tekrarı ve zihinsel takıntıyı, Cheshire
Alice Harikalar DiyarındaLewis Carroll · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202128,6bin okunma