26 Aralık günü Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ yanında Kara Kuvvetleri Komutanı ışık koşaner olduğu halde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyarete gitti. Gelişmeleri anlattı 11 ve 16 numaralı odalarında devlet sırrını ilgilendiren çok gizli bilgi ve belgeler olduğunu söyledi. Bu bilgi ve belgelerin sızması halinde devletin güvenliğini tehlikeye gireceğini anlattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise "bizden saklayacak beyiniz var niye böyle yapıyorsunuz" diye sordu.
İlker Paşa, kanunsuz hiçbir işimizin olmadığını ancak devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin sızdırılmasından endişe ve şüphe ettiklerini söyledi. Başbakan ısrarlıydı, "madem gizleyecek bir şeyiniz yok, açın gitsin" dedi.
Allah Allah... Beni şu küçücük yarıkta o gökyüzündeki ulu leylek nasıl görmüş ki!”
“O leylekler öyledir,” dedi başbuğ. “Onların gözü kırk yıl uzaklıktaki kara taşın üstündeki kara karıncayı görür.
6-7 Eylül olayları gerçekten Cumhuriyet tarihimizin kara sayfalarından birisini oluşturmuştur.
6-7 Eylül olayları ve 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra, başta İstanbul'da yaşayan Rum nüfus olmak üzere, bütün azınlıkların nüfusunda ciddi boyutlarda düşüşler oldu.
1925 yılında 100.000 civarında olan Rum nüfusu 2006 yılında İstanbul'da 2.500'e kadar düştü.
Gökçeada'yı 1974 yılı öncesinde ve sonrasında defalarca gördüm. Maalesef, o güzelim ada 1974 yılı öncesinde olan canlılığına ve güzelliğine bir türlü kavuşamadı.