9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 17:21
Türkiye Cumhuriyetinin hangi şartlar altında kurulduğunu bu sefer halktan birilerinden okuyoruz. Ahmet Büke’nin Kırmızı Buğday’ı, hani o kapağındaki turuncu-kızıl sıcaklığı daha ilk sayfadan okurun iliklerine kadar hissettiren, "az çoktur" prensibiyle yazılmış o nadir eserlerden. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan ilk şey, yazarın öykücülükten gelen o damıtılmış, her kelimesini tartarak seçen üslubunun bir romana ne kadar yakıştığı oldu. Aşırı maharetli bir aşçının elinden çıkmış o usta eseri yemeğe benziyor kitap. Yazarın diğer kitaplarını okuyanlar bilir ki yazar bu roman için zamanın sıcağında pişe pişe olgunlaştı. Ustalık eseri ise bu kitap olmuş bence. Romanımız, 25 Nisan 1915’teki Çanakkale/ Arıbırnu kara çıkarma harekâtıyla (Anzak çıkarması) açılıyor. Devamında çöl cephelerinden ve Kurtuluş savaşından bahsediyor. Ara ara ise Büke bizi Ege’nin / Akhisar’ın o tozlu, yorgun ve yaralı atmosferine götürüyor. Ancak bunu alışıldık epik anlatılarla değil; bellek ve yüzleşme üzerinden yapıyor. Kitabın en etkileyici kısmlarından biri ise geçmişe dönerek toprak mülkiyetinin kan dökülmesiyle kazanıldığı dönemleri tüm gerçekliğiyle anlatıyor olması. Ağalık, kölelik, değersiz canlar, kolay ölümler, hainlikler ve çıkar çatışmaları bu dönemin can alıcı noktalarını oluşturan yerlerde hep karşımıza çıkıyor. Arap Ali, Kayalıoğlu Adnan Bey, Gani Dayı, Teğmen Cemil, Dünya ve Maya gibi karakterlerle hem tarihsel hem de toplumsal bir anlatının izini süren roman, kaderini memleketine bağlamış, ölümden yaşam doğuran insanları konu alıyor. Romanın bir diğer etkileyici yanlarından biri de, yazarın kelime israfından kaçınan tavrı. Cümleler kısa, vurucu ve imge yüklü. Diğer kitaplarından da öğrendiğimiz gibi kitabı okurken yazarın size her şeyi anlatmasını beklemiyorsunuz; o size bir
1000Kitap
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025697 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 00:00
26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Paşa; FETÖ’nün Ergenekon-Balyoz kumpaslarını, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne uygulanan asimetrik psikolojik harekatı, Kozmik Oda olayını ve tarihimize kara lekeler olarak geçen bu olaylar karşısında siyaset aktörlerinin, medyanın ve ordunun tavrını ele alıyor. Bir Türk Genelkurmay Başkanı’nın terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği suçlamasıyla yargılandığı ve 26 ay hapis cezasına çarptırıldığı; nice subay, akademisyen, aydınlarımızın komik suçlamalarla yargılandığı ve ne yazık ki kimilerinin hayatını kaybettiği bu hain kumpaslara eser, birinci elden ışık tutuyor. FETÖ kumpaslarını ve 15 Temmuz’a giden yolu daha iyi anlamak için okunası bir eser.
Tarih
Ergenekon'dan Çıkışİlker Başbuğ · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019219 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
not defterleri üzerinden genç Mustafa Kemal'e bakmak
Puan vermedi·179 syf.··
2024 492. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2024 20:27
yazarların, şairlerin, ressamların, oyuncuların, politikacıların, askerlerin (rütbeli/rütbesiz).. okudukları kitapların yanına düştükleri notlar, defterlerine yazdıkları notlar, günlükleri farklı nedenlerden önemlidir.. örneğin yukarıda sayılan bu yazma eylemlerini yapan kişi bürünmeye çalıştığı, kendisine çevresindekilere göstermeye çalıştığı kalıptan ister istemez daha bağımsızdır.. o; elindeki kalemle, önündeki kağıtlara, aklındakileri, kendisini belki de gösterdiği/göstermeye çalıştığı şekilden daha yumuşak daha şeffaf aktarır.. kendisinin belki de bu şekilde yazdıklarını ilerleyen zamanda okuyan okuyucu kendisi adına daha farklı açılardan bakarak kendisi hakkında daha özgün, daha yeni şeyler düşünebilir, -kendince- keşfedebilir.. bunların yanında not defterleri, günlüklerin başka bir önemi daha vardır; o da günlüklerin, not defterlerinin tarih bilimindeki çalışmalar sırasında birincil kaynak sayılmasıdır. tarih bilimi bu yüzden bu tarz notlara ve günlüklere ayrı bir önem verir.. ülkemizde de zamanında yaşamış türk yazarların, şairlerin, politikacıların.. yazdıkları not defterlerinin, günlüklerinin derlenmiş/tıpkı basım halinde yayımlanmış kitapları vardır.. peki, şu an içinde yaşadığımız ülkeyi işgallerde içerideki ve dışarıdaki düşmanlara, hainlere karşı koruyan onu kurtarmak için en ön sırada mücadele veren, verdiği bu mücadele sonrası düşünceleri, eylemleri, devrimleri ile bu topraklar üzerinde cumhuriyet rejimi temelli yeni bir türk devleti kuran Mustafa Kemal Atatürk 'ün zamanında tuttuğu not defteri/defterleri var mıdır? vardır. peki Mustafa Kemal Atatürk'ün tuttuğu bu not defteri/defterleri tıpkı basım şeklinde yayımlanmış mıdır? evet, yayımlanmıştır. işte bu hakkında inceleme yazdığım kitap da Mustafa Kemal Atatürk'ün tıpkı basım şeklinde yayımlanmış not
Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk'ün Not Defterleri - 2. CiltAskeri Tarih Belgeleri Dergisi · Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı · 03 okunma
9/10
·750 syf.··
2024 105. kitabı
Kitabın konusu cumhuriyet tarihini öğrenmek isteyenler için farklı bir akış sunabilir kanısındayım. İlgililere tavsiye eder misiniz kesinlikle! Bu eserde sorulardan birisi de ilgililerini tabiî ki kendine çeken bir tarafı olacaktır. Sonuçta tarih karşılaştırmalı okunursa doğruluğuna inandığım bir düşünce bu şekilde savunuyorum ve böyle düşünmeye devam edeceğim. Tarihi kazananlar yazar düşüncesi bir çok alanda kendini gösterir ve baskın bir tarafı da vardır. Özellikle bir kişinin öne çıktığı diğer sesleri ise görmezden gelme çabasına girenler kimin haklı kimin haksız olduğunu kendine göre belirmekle beraber diğer tarihi şahsiyetleri amiyane tabirle Roma arenalarında yer alan suçluları (suçsuzları) yem etme durumu gibidir. Tarih benimle başlar düsturunda düşünme biçimi bir kişiye ya da zümreye doğrı gelebilir bir tarafta da bu ysşananları ilim alanında yer alan, araştırmacı-yazar, ya da bu aland fikir sahibi olanlara bırakılması daha doğru ve sağlıklı bir karar olurdu. Peki Türkiye'de bu durum nasıl işliyor, ikincisi yurtdışında nasıl işliyor. İkincisi olan yurtdışı kökenli lâkin Türkiye'de büyümüş sonra yurtdışına göç etmiş İngiliz-Rus karışımına sahip ve bu pencereden bize neyi nasıl gördüğünü açıklayacaktır. Bu kişi Andrew Mango! Eserde farklı başıklar altında notlar aldım onlardan bahsetmek isterim. 1.Osmanlı Devleti günlük gereksinimleri karşılamak için mantık dışı karalar veriyordu. İnsanlar ne kadar mükemmel değilse de bunların tamamını oluşturan insanlar eliyle oluşan yapı yani devletlerde hatalı kararlar verebilir. Osmanlı Devleti'ni diğer imparatorluk lardan en büyük fark islamı kabul ettikleri takdirde gayri müslimler hem korunuyor hem de yaşamlarını baskıya maruz kalmadan yaşayabiliyordu. İngiltere'deki yasalar ise o dönemde emperyalist yani başkalarının
Atatürk: Modern Türkiye'nin KurucusuAndrew Mango · Remzi Kitabevi · 2004820 okunma
Cumhuriyet'in Son Baharı
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2024 150. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2024 20:36
Tuğgeneral Dr.Naim Babüroğlu bu kitabında Ordunun bir mensubu olarak, Askeri liseden Kara Harp Okuluna dek, Orduda 37 yıl görev yapmıs biri olarak Yaşadıklarını ve gözlemlerini ifade ediyor. 1978 yılında Cami içersinde sınav sorularının dağıtılmasından tutunuz Alnı secdeye varanların ne tür hilebazlıklar sergilediklerini yaşayarak gördüğünü yazmaktadır. Özellikle 2002 Seçimlerinden itibaren Akp'nin ikdidar olmasıyla 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bir yıl sonra başlatılan Orduya Kumpas Ergekon,Balyoz gibi davalarla Ordu içindeki Atatürk'çü subayların tasviyesini Fettullah Gülen'e mensup olanların ise sırtları sıvazlanarak, jet hızıyla terfi edilmeleri hususu... Naim Babüroğlu bu kitapta Genelkurmay Başkanlarından Hilmi Özkök ve Necdet Özel'e ve Hulusi Akar'ın icraatlarına değinmekte. Özellikle Özel'in Genelkumay Başkanlığı döneminde rütbe alanların %70 den fazlası 15 Temmuz 2016 da ki, darbe girişiminde yer alanlar olduğunu belirtiyor. Aslında 15 Temmuz 2016 sonrası Askeriye içindeki Fetocuların tümüyle tasviye edilmediğine kendi bilgi birikimi ve gözlemi doğrultusunda mevcudiyetlerini azalsa da koruduğunu belirtmekte. Türk toplumu olarak cabuk unutan, balık hafızalı bir toplumuz. Ordunun en tepesinde bulunan Genelkurmay Başkanı Ilker Başbuğ'un terör örgütü kurmak ve yönetmek idiasıyla Tutuklandığı gerçeğinide bize hatırlatıyor. Son olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ne denli seçkin öngörü sahibi Bir Lider ve Komutan olduğuna dair tespitini incelemeye alarak noktalayalım Müslüman Ordular İçinde Türk Silahlı Kuvvetleri 1996'da Kuveyt'te bulunan Birleşmiş Milletler Askeri Göz­ lemci Misyonu'nda (UNIKOM) Askeri Gözlemci olarak görev­lendirildim. 37 ülke subayının yer aldığı, Kuveyt ile Irak arasın­ daki "Silahsızlandırılmış Bölge"de devriye faaliyeti
Araştırma-İnceleme Tarih
Cumhuriyet'in SonbaharıNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 202030 okunma
Sonsöz
Puan vermedi·261 syf.··
2023 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 01:30
William Golding 1911 yılında İngiltere’de doğdu. Önce fen bilimleri, sonra da İngiliz edebiyatı okuyarak Oxford Üniversitesi’nde eğitim gördü. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce ve sonra uzun süre öğretmen olarak çalıştı. Savaşta deniz eri oldu; müttefiklerin Normandiya Çıkartması’na ve daha birçok çarpışmaya katılıp subaylığa yükseldi. Golding, 1934’te hiç kimsenin ilgisini çekmeyen bir şiir kitabı çıkarmıştı. “Şiir yazamadığım için düzyazı yazıyorum” diyen Golding, yirmi yıl sustuktan sonra 1954’te Sineklerin Tanrısı’nı (The Lord of the Flies) yazdı. Bir söylentiye göre, yirmiye yakın yayınevi bu kitabı basmaya yanaşmamıştı. Ne var ki, Sineklerin Tanrısı basılır basılmaz, Golding büyük bir üne kavuştu. Peter Brook, 1963’te, çağımızın klasiklerinden sayıldığı için, okullarda ve üniversitelerde okutulan bu kitabın oldukça ilginç bir filmini çevirdi. Golding, Sineklerin Tanrısı’ndan sonra beş roman daha yazdı:[1] The Inheritors, Martin Pincher, Free Fall, The Spire, The Pyramid. Bunlar da değerli yapıtlar olmakla birlikte, belki Sineklerin Tanrısı’ndan daha çapraşık, anlaşılması çok daha güç olduğundan, bu ilk kitap kadar ilgi görmedi.William Golding 1911 yılında İngiltere’de doğdu. Önce fen bilimleri, sonra da İngiliz edebiyatı okuyarak Oxford Üniversitesi’nde eğitim gördü. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce ve sonra uzun süre öğretmen olarak çalıştı. Savaşta deniz eri oldu; müttefiklerin Normandiya Çıkartması’na ve daha birçok çarpışmaya katılıp subaylığa yükseldi. Sineklerin Tanrısı’nın başlangıcını okuyanlar, bu kitabı ıssız bir adada çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne’ın 1858’de yazdığı ünlü çocuk kitabı Coral Island’ın (Mercan Adası) çağdaş bir uygulaması sanırlar. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma