İbn Teymiye'nin ifadesi ile kader Allah'ın yaratış ve dileyişi ile ilgili bir kavramdır, buyrukları ve hoşnutluğu ile ilgili bir kavram değil.
Biz bu ayrımı bir satranç benzetmesiyle anlatıyoruz. Satrancı, varlık ve oluşun seyri olarak alıyor ve diyoruz ki, satrancın nasıl oynanacağına ilişkin kuralları Allah koyar. Bizim orada kural koyma yetkimiz yoktur. Allah, satrancın galip veya mağlubunu önceden belirlemez, ilan etmez. Allah, ezel ve ebedi kuşatan ilmiyle satrancın galip ve mağlubunu bilir ama beceriksiz oynayanın yenilgisinin sebebi, O'nun bilmesi değildir.
Allah'ın bilmesi O'nun tanrılığının bir gereği olduğu gibi, sonuçları belirlememesi de tanrılığının bir gereğidir. Fiillerimizin sonuçlarını bilmekle kalmayıp aynı zamanda belirlerse bu bizi sorumlu tutmamasını gerektirir. Hem belirler hem sorumlu tutarsa bu zulüm olur. Oysa ki Allah zulümden arınmıştır.