Her Güne Bir Hadis Sığdır
9/10
·384 syf.··
2026 3. kitabı
Hikayelerle 365 Gün Hadis, aslında 365 Gün serisinin bir kitabı ama hadis şekli. Hikayelerle 365 Gün Siyer Saati kitabını çok severek okudum ve iki kez bitirdim. Bu kitap ise Siyer Saati gibi sarmasa da fikir gayet güzel işlenmiş. Her güne bir hadis okumak güzel bence. Açıkçası böyle kitaplar çocuğa dini anlatma konusunda başucu kitabı olmalı çünkü böyle kitaplarla dini anlatmak bence iyi bir fikir. Eğer her güne bir hadisle başlamak istiyorsanız Hikayelerle 365 Gün Hadis bu isteğinizi hayli hayli karşılayacaktır. (Not: Hikayelerle 365 Gün Siyer Saati de çok sevdiğim kitaplardan biri. Onu da okumanızı tavsiye ederim.)
Hikayelerle 365 Gün HadisAli Karaçam · Nesil Çocuk Yayınları · 201816 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 135. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 17:08
Filistin.. Ben kendimi bildim bileli savaşın ortasında kalmış topraklar. Filistin Devleti Orta Doğu'da ve Batı Asya'da, Akdeniz kıyısındaki tarihî Kenan Bölgesi'nde bulunan ve Batı Şeria (İsrail-Ürdün sınırında) ile Gazze Şeridi'nde (İsrail-Mısır sınırında) belirtilen bölgelerde hüküm süren bir Arap Devleti. Filistin toprakları 1948'den 1967'ye kadar Mısır ve Ürdün tarafından ele geçirilmişken 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan sonra ise İsrail tarafından ele geçirilmiştir.Yani aslında hiç özgür olmamışlar. Küçükken Yaser Arafat liderliginde oldugunu hatırlıyorum bu devletin ve hep İsrail saldırılarıyla gündeme gelirdi . Hamas'ın 7 Ekim 2023 sabahı "Aksa Tufanı" adıyla İsrail'e kapsamlı bir saldırı başlatması ve İsrail'in buna Gazze'de yoğun hava saldırılarıyla misilleme yapmasıyla yeni ve şiddetli bir evreye girdi. Ve o günden beri devam ediyor bu kuşatma. Binlerce kişi öldü. Okullar ,hastaneler vuruldu .Sağ kalanlar ise açlıkla, hastalıkla mücadele ediyor . Defalarca yola çıkan yardım gemileri tırları bile alınmıyor içeri. Soykırım açıkça yapılıyor ve tüm dünya suskun.Sadece halklar ayaklanıyor ,devletler düzeyinde bir bildirim yok .Kınamalar dışında. Ama Avrupada özellikle insanlar Filistin icin ayaklanmış durumda ,Müslüman ulkeler sayılan Arap ülkeleri ise paraya taptıkları için sesleri çıkmıyor. Yazar kendi görüşlerini belirtmiş kitapta ,bende görüşlerimi belirtme ihtiyacı duydum .. Bir kaç aydır savaş Iran a da sıçramış durumda .Siyonistler nerde duracak ,merakla izliyorum ... Ama en büyük dileğim artık çocuklar ölmesin, şeker de yiyebilsinler ... Gazze Yara Kalbimizde Ferman Karaçam
Gazze Yara KalbimizdeFerman Karaçam · Okur Kitaplığı Yayınları · 20251 okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 14:23
Bu kitap için trajikomik öyküler dizisi demek istiyorum.Nüktedanlığını ve öykü yazma becerisini bir kez daha konuşturmuş yazar.Hayatta bir çok saçmalık var , kimisini çok ciddiye alıyoruz.Kendimizi de çok ciddiye alıyoruz.Bence okuyup biraz ara vermek iyi gelecek herkese.Teşekkürler Mustafa Karaçam.Seni tanıdığım için çok mutluyum .
Bir Kar TanesiMustafa Karaçam · 20262 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 23:37
Kesinlikle Spoiler içerir! İlk kez okuyuşumda, kitabı yazarı için okumuştum. İkinci okuyuşumda ise yazarı kitabı için sevdiğimi fark ettim. Bir kitabı açtığımda, içimde sadece ona ait bir his oluşturması, yalnızca onu anımsatacak ibarelerin bulunması benim için o kitabı özel kılmaya yeterli sayılabilecek kriterler. Bu noktada Marwolaeth, Kuutamo, Rhawador'un anlamları ve hikâyeleri veya gümüş kalp şekilli madalyon, Karaçam ve zorlu badireler üzerine kurulmuş geniş bir aileyi sayabilirim. Ay ışığı, ölüm ve Gezbeden. Hikayeyi destekleyişleri ve anlamlandırmaları. Her birinin ana karakterimizin üzerinde ki bütünleyici parçaları. Karakterlerin, olduğu kişileri, geçmişleriyle eritip okura pürüzsüz bir şekilde sunulması. Yolun başında Eira'nın kendisini ve dünyayı zerre bilmiyor olması. Nos'un onaylanmayı en çok istediği kişi tarafından anlaşılamamasının verdiği sessizliği. Marlo'nun altın yüreğinin paslanmasını, yaptığı sayısız iyiliklerle engellemeye çalışması. Oysa bilmez mi ki altın ne paslanır ne de solar. Bast'ın annesinin kanını avuç içlerinde daima görebilmesi için yaptırdığı kara dövmesi. Maça'nın sırf uzun isimleri söyleyemeyip karıştırmasından dolayı henüz küçücük olmasına rağmen yediği sayısız dayaklar sonucu herkesin isimlerini kısaltıp seslenmesi ve daha nicesi...Tüm bunlar hikayeyi dolduran ve sağlamlaştıran yalnızca bir kaç ufak detay. Yazım dilinin kuvveti. Öncelikle, ben bir paragrafı okuduğumda onu hangi yazarın yazmış olduğunu bilebilmem bana keyif verir. Herhangi birisi tarafından yazılan veya yazılabilen değil, o yazmış diyebilmek. Gecenin yaşlanması, her şeyin dönüp dolaşıp toprağa ulaşacağı veya ağaçların ketumluğu gibi ifadeler. Tek tek hepsini yazmayı ne kadar istesemde kısa tutmaya çalışacağım. O yazar; yağmuru, bulutların veda için toplanıp,
Gümüş Yürek 3D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025300 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 2. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 20:07
Bu kitabı okurken en çok şunu düşündüm: Bu eser Japon edebiyatında bu kadar çok okunuyor, seviliyor ve yüceltiliyorsa, bunun arkasında mutlaka kültürel bir karşılık olmalı. Çünkü ben, açıkçası, kitaptan beklediğim etkiyi alamadım. Evet, romanda çarpıcı sahneler var. Özellikle yarı otobiyografik bir metin olması, yani yazarın kendi hayatından izler taşıması dikkat çekici ve ilgi uyandırıcı. Dilinin sade ve yer yer etkileyici olduğunu da inkâr edemem. Ancak buna rağmen, konu bütünlüğü ve anlatının beni içine çekme gücü açısından kitabı çok güçlü bulmadım. Okurken, sanki psikolojik olarak ciddi sorunlar yaşayan, ruhsal olarak sağlıksız bir insanın hayatını dinliyormuşum hissi ağır bastı. Bu durum, empati kurmaktan çok mesafe almama neden oldu. Asıl anlamakta zorlandığım nokta ise, bu kitabın Japon okurlar arasında neden bu kadar büyük bir karşılık bulduğu. Bu kadar sevilmesini, bu kadar çok okunmasını ve neredeyse kült bir eser olarak anılmasını kendi okuma deneyimim üzerinden açıklayamadım. Sanırım bunun temel nedeni kültürel fark. Nasıl ki bizde bazı eserler —örneğin toplumun ruhunu, suskunluğunu ya da içsel çatışmalarını yansıtan kitaplar— bize çok tanıdık geliyor ve bu yüzden sahipleniliyorsa, Japon okurlar için de İnsanlığımı Yitirirken benzer bir işlev görüyor olabilir. Kitapta anlatılan yalnızlık, yabancılaşma ve içe kapanma hâli, onların toplumsal ruhuna bize olduğundan daha yakın olabilir. Bu yüzden, bana çok hitap etmediğini ve herkese hitap eden bir kitap olduğunu düşünmediğimi söylemeliyim. Abartıldığı kadar “okunması gereken” bir eser olduğu kanaatinde değilim. Dazai’nin bu kitaptan önce okuduğum hikâye tarzındaki diğer eserlerini daha okunabilir ve daha dengeli bulmuştum. Özellikle bu roman için oluşan yüksek beklentinin karşılanmaması, beni biraz hayal
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
6/10
·112 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 11:42
Karaçam ormanında iki yazarın birbiriyle konuşmasını okuyoruz kitapta. Bu anlatım da eleştirel, yoğun, felsefik şekilde yapılmış. Aslında kitapta yazarın kendi düşüncelerini kurgusallaştırılmış şekilde okuyoruz. Fatih Balkış 'dan okuduğum diğer kitapların altında kalan bir kitap oldu benim için. Ama yine de yazarın sevdiğim dili, üslubu, o yoğun anlatımı kitapta kendini belli ediyor. Anlatım tarzı, okurken düşündürmesi, anlattıklarının günümüze de ışık tutması kitabın sevdiğim yönlerinden. Bunun yanında yer yer zorlama ve birbirinden kopuk kısımları da vardı. Yazarın elimde olan son kitabıydı. Bu kitapla yazara veda ettim diyebilirim.
Edebiyat
Karaçam Ormanı'ndaFatih Balkış · Kafka Kitap Yayınları · 201956 okunma
Reklam
Reklam