Dünyada bir tek insana inanmıştım.
O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı.
Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım.
Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı;
çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.
"İnsan azgınlaştı. İnsan insanlıktan çıkıştı.
Bundan sonra biz iflah olur muyuz ola? Bundan sonra herkes kendini düşünüyor.
Eskiden bir tek insanın tırnağına taş değse, bir oymağın, bir aşiretin, bütün şu dünyadaki insanların yüreğine değmiş gibi olur, herkesin yüreği sızlardı.
Şimdi ya, herkes biribirisinin ölüsüne basıp geçiyor, basıp geçiyor, basıp geçiyor."
Biliyorum ki Tanrı,
Kullarının ayrı ayrı değil, beraberce yaşamalarını istiyor;
Bu yüzden her birine kendi gereksinimlerini değil,
hepsi için gerekenleri esinliyor.