— Niçin burası böyle karanlık da, orası o kadar aydınlık dadıcığım? Sonra niçin burası da aydınlık oluyor
— Çünkü yavrum, güneş ayı arıyor, bulamayınca kederlenip somurtuyor; uzaktan bir gördü mü hemen yüzü gülüyor.
Zaten tabiatın vahşisini, heybetlisini ne diye severler bilinmez. Vahşilikten, heybetten ne çıkar? Mesela deniz. Tanrı eksik etmesin ama bizden uzak olsun daha iyi! İnsana hüzün vermekten başka şeye yaramaz. Baktıkça ağlayacağınız gelir. Bu uçsuz bucaksız su kütlesi önünde ruh ezilip büzülür; hiç değişmeden, alabildiğine uzayıp giden bu manzarada yorulan göz, dinlenecek bir yer bulamaz.