Fareler ve İnsanlar aslında o kadar ince bir kitap ki, "Hemen biter bu" diyorsun ama bittiğinde üstünden kamyon geçmiş gibi hissediyorsun.
Hikayenin özeti şu: İki tane zıt karakterli yol arkadaşı var; George ve Lennie. George uyanık, hayatın sillesini yemiş bir adam; Lennie ise dev gibi ama beyni çocuk kalmış, pamuk gibi bir kalbi olan biri. Bu ikili çiftlik çiftlik gezip çalışıyorlar. Tek hayalleri de biraz para biriktirip kendi küçük yerlerini kurmak, kimsenin emri altına girmemek. Lennie’nin tek derdi ise o hayali çiftlikte tavşan beslemek.
Peki bu kitabı neden bu kadar çok konuşuyoruz?
• Yalnızlık meselesi: Kitaptaki herkes aslında yapayalnız. Siyahisi, yaşlısı, kadını... Herkes birine tutunmaya çalışıyor ama dünya o kadar sert ki, kimse kimseye acımıyor.
• O meşhur son: Kitabın sonu gerçekten insanın içine oturuyor. George’un Lennie için yapmak zorunda kaldığı şey, "Gerçek dostluk nedir?" sorusunu çok ağır bir şekilde sorduruyor.
• Hayatın gerçeği: Steinbeck burada şunu diyor: Ne kadar iyi insan olursan ol, ne kadar güzel hayaller kurarsan kur; bazen şartlar öyle bir bastırır ki o hayaller farelerin yuvası gibi dağılır gider.
Kısacası; dostluğu, çaresizliği ve hayata tutunma çabasını en yalın haliyle anlatan, okuyup bitirdiğinde uzun uzun düşündüren bir kitap. Okumadıysan kesinlikle listene al, ama bittiğinde biraz moralin bozulabilir, hazırlıklı ol.