Zeynep

Zeynep
@karaltindahuzun
185 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Bir zamanlar İslam'a bir sarılmışız ki görenler dillerini ısırmışlar O ne sadakat, o ne ısrar öyle O ne hassasiyet. Çocuklarımıza Muhammed adını koymaya ar etmişiz. Mehmet diye çevirmişiz, Suudi Arabistan topraklarında Hazreti Peygamber nerede bir iki dakika konaklamışsa oraya bir işaret koydurmuşuz, bütün ünlü savaşların, ahidlerin, konaklamaların, olayların geçtiği mahalleri camiilerle, mescitlerle binbir sütunla işaretlemişiz. Öyle incelik ve hassasiyet göstermişiz ki görenler şaşırmış işitenler hayran olmuş.
Zeynep
...Ama tutkumuz, inadımız, ısrarımız sadece dinde, cihatta kalmamış, biri bize kötüyü sevdirebilmişse onda da tutkuların en dik âlasını göstermişiz. Bâtıl mı, yanlış mı demeden, bir mübtezeli, bir sevimsizi, bir belayı bile sevmişiz, eğer büyük bildiğimiz birileri bir yolunu bulup hayrına veya şerrine bize onu sevdirmişse. Anarşide, kardeş kanı içmede iblislere rahmet okuttuk. Vampirler kıskançlık nöbetleri geçirdi bizi gördü de... Birileri de bira iyidir, hazma nâfi, sohbete yararlı, batılılaşmaya elverişli diye yutturdu bu millete.
Reklam
İddia ediyorlar ki Arap harfleri zormuş, kimse öğrenemez, okuyamazmış, latin harfleri okuyup yazmayı yaygınlaştırmış, insanların bilgi düzeyini yükseltmiş... Etrafıma bakıyorum. İddiaların hep aksini görüyorum. Okuma yazma bilenlerin sayısı şu elli yılda yüz kişide elli kişiye bile çıkarılamamış, üstelik okuyup yazanların hali pek acıklı. İçlerinde okuldaki mecburi kitapların dışında kendi iradesiyle kitap alıp okuyan parmakla sayılacak kadar az.
Zeynep
...Oysa benim dedem mesela basit bir marangozdu, iki zahire sandığı dolusu kitabı vardı, ağır ağır kitaplar, tefsirler, Gazaliler, Camiler, Mevlanalar... Ne mi oldu bunlar? Okuma yazma bilmeyenlere miras kaldı? Okuyabilenler de okumadı. Zira toprağa gömdüler. Devletin memurları baskın yapar, yakalar, vay bu harfleri mi okutur, okursunuz diye hapse atarlar diye toprağa sakladılar. Nasıl olmuşsa bilmiyorum, vurmuşlar bize, biz vurmamışız.
gençlik hiç şübhe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata -istikamet dairesinde- sarfetse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar müjde veriyorlar. Asa-yı Musa - 22
Zeynep
Eğer siz daire-i meşruada kalmazsanız, o gençlik zâyi olup, başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem âhirette, kendi lezzetinden çok ziyade belâlar ve elemler getirecek...