melike

melike
@karanfilkiz
eklediğim alıntıların okunmadan like'lanmasından hoşlanmıyorum. geri takip yapmıyorum. yanlış/uydurma alıntı eklenmesine irite oluyorum. reklamlı öneriler ilgimi çekmiyor, zahmet etmeyiniz.
Puan vermedi·504 syf.·
2026 63. kitabı
şükür bitti üçleme. darlandım ki ne darlanmak. araya şermin yaşar ın çocuk kitaplarından attım yine faydası olmadı, atamadı üzerimdeki o kasveti. hakan günday okumaya gelmemiştim ki ben? aynı onunkiler gibi kesif bi tat.. kapak kızındaki fikri sevmiştim, şebnemi kendi ağzından dinlemek istiyordum, diğerlerinin varsayımları onları yansıtıyordu sonuçta, şebnemi değil. ersin de garson da pis heriflerdi zaten, karakteri sevmeyince okumanın keyfi azalıyor (steinbeck'i özlemle anmak istiyorum burada), yine de seriyi bitirmeye karar vermiştim. fena değildi başlangıç için yeşil peri gecesini okurken zorlandım. ara ara hoşuma gitti onun düşüncelerinde gezmek (zeki kzıdı) ama zorladı çok. o yıkıcılığı taşımak.. sonu bi tık tatmin etti feminist tarafımca. Osman'da artık içim daraldı Şebnem'in gözünden de görmüş olduğum için olayları hiç katlanamadım herife. sonunda oblomov'a atıfta bulunması hoşuma gitti, ben de Osman'ı anlatırken ona benzetip ne kadar uyuz olduğundan şikayet ediyordum... Osman diyince içim bulanıyor, hâlbuki bu kitaptan önce Aylin Balboa'nın Osman'a seslenişleri kulağıma doluyordu bu ismi andığımda.. bu arada günlük ve röportaj fikrini de sevdim, yazarın tam bu hareketlerini seviyom işte kurguları iyi yapıyo her kitapta farklı tarzla yazması şahane. ps: ne Osman ne Uluç ne Teoman ben en çok Argun'a sinir oldum galiba. arkadan iş çevir, şerefsizlik yap, gücünü keyfine göre kullan falan ama apaçık yalan da söyleme bee
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·152 syf.·
2026 59. kitabı
"Edebiyat öğretmeni annemin Kuzeyli Annem'in müsveddelerini düzelttiğini hayal ediyorum. Bana ne not verirdi? Tedirginim, belki de kitabı sevmeyecek. Alkolik kocasından bahsedilmesinden gına gelmiş olmalı. Ketum ve çekingen olan kendisinden, hayali hastalıklarından, kederinden bahsedilmesini istemiyordur. Abarttığımı söyleyecek. Ve son olarak, bir anne için yazar olan bir oğula sahip olmak bir armağan değil diyecek içinden. Kendisini yücelttiğim için beni suçlamayacak mı? Satır aralarını okumayı bilecek, bu kitabın bir ilanı aşk olduğunu, öğretmenimizin Anneler Günü için dikte ettiği övgü sözleri hariç, onu sevdiğimi asla söylemeyen benim hatamı telafi ettiğimi anlayabilecek mi? Bunları onu yeniden yaşatmak için yazdığımı anlayabilecek mi? Çünkü onu özlediğimi." anneler gününde okumak yerinde bir kararmış. hayatın annelerimize bi yaşam borcu var. diledikleri yerlere gittikleri, şehirleri gezdikleri, dilediği saatte uyuduğu, uyandığı, istediği tabloları yapabildikleri, istediği işleri yapabildikleri, istemediklerini yapmak zorunda olmadıkları, dilediğince evlendikleri ve boşandıkları bir hayat..
Kuzeyli AnnemJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20252,761 okunma
Puan vermedi·90 syf.·
2026 29. kitabı
Hayat kitabında hocamız şöyle diyor: Kendi adıma, son yıllarda çizgisel zamandan uzaklaşıp başı sonu olmayan zamanların sarmalını yaşadığımı sezer gibi oluyorum, ama sanki bu ben çocukken de böyleydi. Kendimi döngüsel zamanı anlatacak konumda bulmadığımdan, konuya ilgi duyanlara Reha Çamuroğlu'nun Dönüyordu adlı kitabını önermekle yetinmek istiyorum. kitabı baştan sona adamakıllı anlamak istediğimden ve bu zamanın döngüsel olması vs çokça ilgimi çektiğinden hemen okumaya başladım. ilk kısımlar biraz yordu, dili nispeten sade olsa da ben alışkın değilim, yanlış zamanda mı okudum acaba vs derken yine de kendime bir şeyler kattım. birkaç yeri buraya da yapıştırcam Tam yatmasın aklın hiçbir şeye. Neler çıkar karşına kim bilir yarın, bu karanlıktan başka bir karanlık, bu sabahtan başka bir sabah. Hayyam'ın Dörtlükler 'ini okumuştum ama Bugünün Diliyle Hayyam kitabına da bakıcam ileride. bu, kitabın son dörtlüğüydü, şu ise son cümleleri: "Tüm yıldızların ve gezegenlerin dünyanın etrafında dönmedikleri ileri sürüldüğünde ortodoks Hıristiyan'ı onca sinirlendiren, her şeyin kendi etrafında dönmüyor olabileceğinin ima edilmiş olmasıydı. Tüm öteki'ler onun yüce beni etrafında dönmek zorunda değiller miydi? Ben ve ötekinin başka bir bilgisi mümkün müydü? Dünyayı tutmak, ona tutunmak ile ona kazık kakmak arasındaki fark da burada başlayacaktır. Ne demiştik? Dönüyordu, hâlâ da öyle." Bunu görünce aklıma hemen 2024 yapımı Chi. Chikyuu No Undou Ni Tsuite animesi geldi :) bişilerden başka bişiler çıkmasına ve konuyla bağlantılı o şeylerle ilgili geçmişim olmasına bayılıyorumm "Simgeci düşünce yalnızca çocuğa, şaire veya dengesize ait olan bir alan değildir, insanın özünün bir parçasıdır; dile ve yargılara dayalı düşünceyi öncelemektedir. Simge gerçeğin diğer tüm bilgi araçlarına meydan okuyan
DönüyorduReha Çamuroğlu · Kapı Yayınları · 201046 okunma
9/10
·129 syf.·
2026 27. kitabı
fazla tanıdıktı, fazla samimiydi.. storytelde kendi sesinden dinlemek ayrı bi zevk. ama fazla iyi olduğu için aynı gün içinde 2. kez dinledim (arada çalıştım, dönüş yolunda başka şey yapamadım yoksa sıkılmamak için 2. turu birkaç ay sonraya düşünüyordum).. zaten önceki gece de uyuyakaldığım için ilk 10 15 dk yı 3 kez dinlemiş oldum.. yeter bu kadar diyene dek Osman'a maruz kaldım yani. o gün boyunca kafamda Osman'la kitabı, ayrılığı, ilişkileri düşündüm ettim. bazıları Osman'a kızmış incelemelerde. ben niyeyse kızmadım hiç. cidden niye kızmadım? öfkelenince daha kolay atlatıyor insan ayrılığı. öfke sönünce de kabullenişe bırakıyor, kendi yoluna bakıyosun. birkaç zor ayrılıktan sonra daha kolay kabulleniyosun herhalde. bunları yaşamadan da ayrımlaşmak pek mümkün değil gibi geliyo şu an. idk. kitabın tarzı tam benlik. iç monologlara bayılıyorumm ben de fazlaca yapıyorum sanırım :') kafa yapısına zaten bayıldım. komedinin kölesiyim derdim bir ara. bazı insanların da iç sesi yokmuş mesela.. nası ya¿
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
2/10
·176 syf.·
2026 28. kitabı
Müthiş psikoloji kitaplarını sırf eleştirmek için dinliyorum :) aşırı rahatsız eden kısımları vardı diğer kitaplarda uykumu kaçırıyordu.. iki gündür bi yılgınlık uykusuzluk olunca beni dürtsün diye bu kitaba başladım ve perfect days filmine yaptığı yorumla bi heyecanlandım başta. çoğunluk hoş bi rutin, memnuniyet hissi vs alsa da filmden müthiş psikoloji ekibi diyor ki değişkenler yok olay sadece minimalist yaşamak değil. eksik bir yorum yine de, karakterin gördüğü rüyaları vs de hesaba katarsak filmdeki asıl handikapın çatışmalardan kaçmak, diğerlerinden soyutlanmak olduğundan söz edilmemiş.. filmden bahsedip başka konulara bağladı orada bitti sandım mevzu, sonunda tekrar değindi anlam, amaç, değer vs ama bence daha açıklayıcı olabilirdi. 2 puan veriyorsam bu filme yaptığı atıftan ve rahatsız ediciliğin diğer kitaplardaki kadar yüksek doz olmamasından. narsist karakterler, verdiği örnekler yine abartılı kurgu gibi geldi ama hitap ettiği insanlar da vardır. yine de benim tarzım değil böyls bir hikâye oluşturup da karakterleri incelemek vs. derinliği yok çok yüzeysel karakterler, öne çıkan/amaca yönelik oluşturulmuş olmaları açısından yapay duruyo. didaktik hissi sevmiyorum hiç. en çok eleştirdiğim kısmı da kusmak zorundayım buraya yoksa sinirim bozulacak: çok kaygılı belirsiz ve mutsuz karanlık bi dünya algısı çiziyor hep. tetikleniyorum. abartılarla süslüyor gerçeklikten uzak bi anlatımı var. "rüzgar her an tersine dönebilir " "bugünün en çok kazandıran en popüler işi, bi sabah gözlerini açtığında beş para etmiyordur" bugün iyi olan yarın kötüdür, bugün ona güç veren yarın başına iş açmıştır vsvs bi due yav bi sakin diğer 1 puan verdiğim kitapları da hep böyleydi millete anksiyete krizi geçirtip terapiye koşmalarını istiyolar herhalde. Hayır Diyebilme Sanatı bu kitapta da hayır
Dünyaya Değil Kendine Meydan OkuMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 2024705 okunma