O, resmi,bir sevda, bir karasevda olarak algılıyor,dur durak bilmeden, gönül verdiği bir motifin, bir ressamın ardından koşuyordu.
Sayfa 169 - Everest·Kitabı okuyor
Olması gereken
dünyada yalnız seni sevdim, sana karasevda bağladım
Reklam
S: Karasevda hep kapkara mıdır? O: Zifiri karanlıktır hemde. Yolunu bulamazsın, saatin kaç olduğunu bilemezsin, nerede olduğunu hatırlamazsın. Bir benlik vardır ortada, ona da ulaşamazsın... S: Peki her şeye rağmen karasevda mı yoksa tozpembe aşk mı? O: Karasevda. Yüz bin kere de karasevda, milyon kere de karasevda!
Sayfa 169·Kitabı okudu
Alıntı
Karasevda, gözleri bağlı olarak bir uçurumun kıyısında yürümek değil miydi? Birine sevdalanmak, donmuş bir gölde, nerede ve ne zaman kırılacağını bilmene imkân olmayan ince buzlar üzerinde yürümek anlamına gelmiyor muydu?
Sayfa 258·Kitabı okudu
Hangi aşk? Hangi karasevda? Bir bakışta aşk mı olur?
Sayfa 445·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Sihirli Şehrin Hikayesi
"Daha ne zamana kadar bu kaçış, bu cefa Yetti artık bu karasevda Daha ne zamana kadar kaçacaksın benden Maksadın kıskandırmaktıysa beni, aldın işte intikamını"
Reklam
Reklam