Off bitti nihayet :/
2 sene önce saçma sapan gereksiz duygularla başlayıp yarım bırakmıştım. Bu sene 'bari bitireyim' diye başladığım ama bitirene kadar da can çekiştiğim kitabı sonunda bitirdim..
Şimdi gelelim kitapla alakalı yorumuma..
Sabahattin Ali de sevdiğim yazarlardan değildir ama onun eşiyle olan mektuplarının yayınlandığı kitabı okurken kendimi kötü hissetmiştim. Tamam kitaba basılmış vs ama özellerine, mahremiyetlerine kulak misafiri oluyomuşum gibi bi hisle okudum o kitabı ben. Nazım'la Piraye'nin mektuplarını okurken bırak böyle bi rahatsızlığı, o sözde aralarında olan büyüüüüük! aşk duygusu bile geçmedi bana..
Kitabın yarısı zaten, sıksık mektup göndermiyor diye Piraye'yi darlamalarıyla dolu. İyi sabretmiş valla Piraye :) ben olsam ehh yeter be adam derdim :) hapishaneden karısına havyar göndermeler.. avukatından Nazım Hikmet'e sucuklar, pastırmalar.. en sonunda da domuz yağı istiyordu karısından :) benim bildiğim hapishanede yatan kişi, yakınlarından sigara, fanila vs ister dimi ben mi yanlış biliyorum yoksa :)
Bi de tabi 'hayırlı işler Kemal' var ki o konuya hiç girmeyeyim :) karıma birileri mektup gönderecek, methiyeler düzecek bende aldığım cezanın üstüne bi ceza daha almak yerine, bunları karıma ballandıra ballandıra anlatıcam!
Neyse diyeceğim aslında daha çok şey var ama bu kadarı yeterli...
Boşuna zamanınızı yemeyin benim gibi derim ama yine de siz bilirsiniz :)