o böyle avuntu istemiyordu. bir örnek yazılar yazmak, bir örnek dersler vermek, bir örnek çekiç sallamaktı onların iş dedikleri. kornasını ötekilerden başka öttüren bir şoför, çekicini başka ahenkle sallayan bir demirci bile ikinci gün kendi kendini tekrarlıyordu. yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu.
"evet, gecenin sessizliği ezdi bizi. şimdi anlıyorum ki kendi boşluklarını gürültüyle doldurma ihtiyacı duyanların rahatı için şarkılarımızı kesmek gerekli değilmiş."
gözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlardı. açık denizleri, etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup duruken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor.