Düşüncenin her korkudan azad olduğu bir ülke
Bir ülke ki insanları dimdik,
Dünya duvarlarla bölünmemiş,
Kelimeler gönlün derinliklerinden fışkırır,
Emek kemâle uzatır kollarını,
Aklın ırmağı alışkanlıkların karanlık çölünde kuruyup gitmemiş,
Ne olurdu Tanrım! Benim yurdum da böyle bir ülke olsa!
Rousseau için şeytan: Özel mülkiyet. Insan, bir tarlanın etrafını çitle kuşatıp, burası benimdir dediği günden beri doğru yoldan uzaklaşmış. Cinayet cinayeti kovalamış, facia faci-ayı. Sonunda medeniyet denilen bu yapma düzen kurulmuş.
Yokluğunda mumlar yaktım yatırlara
adaklar adadım
kendimi adadım önce / her şeyden
herkesten önce
dilekler tuttum her gece gelmeyişine
senindir diye bile bile saçlarını taradım gecenin
tâ sabahlara kadar
gül kokulu seccâdeler bıraktım kimsesiz türbelere
tesbihler
bir meczub edâsıyla dolaşan bendim geceleri
karanlık, dar sokaklarda
evindir diye kapılarını yoklayan yıkık damların
yıldızlarara uzanan gözlerindir diye
yüzündür diye uyuyamayıp ay gözleyen
bendim...
ve bendim tren garlarında sabahlayan dudaklarımda yitik bir sevda türküsü
adı neydi unuttuğum...