Hiçbir sevginin ardından gidemem. Sevgi inandırıcı değildir. Düşüncelerin bulduğu düşüncelerin biçimlendirdiği bir durumdur. Düşünüldüğü oranda büyür, derinleşir, büyütülür, derinleştirilir. Ne denli düşünülürse, o denli büyür. O denli dayanılmaz boyutlara ulaşır. Gerçekleştirilemez. Soyutlaşır. Ve hiçbir zaman bitmez. Yaşam gibi. Ölüm gibi.
İnsan ana dilinin dünyası yok olunca nasıl yaşamda kalabilir? Yaşamda nasıl soluk alabilir? Nasıl yaşayabilir? Kültürel ya da sosyal devamlılığı nasıl sağlayabilir? O zemin yoksa yaşamanın bir anlamı kalmamaktadır. İntihar o zaman kaçınılmazdır.
Bedende bitimsiz enerjiyi ancak gezerek ve daha sonra gezerken yapılan gözlemleri flanörlerin yaptığı gibi bir metne çevirerek ve yazarak atma, deliliği ertelemenin de bir yolu olsa gerektir.