8/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
Selamlar! Fantastik seri kitap sever misiniz? Kendi adıma konuşuyorum bana ejderhalar ile gelirseniz sizi kovalarım. Net. Ama bana gerçek dünya dururken yepyeni başka bir evrene ışınlanan karakterler gelirseniz araya, iksirler, büyüler ve güç savaşları da eklerseniz sizi nasıl kırabilirim? Aldınız mı benden daha ilk cümlede spoileri! Hadi devam edelim… Rozelin İzmir’de üniversitede okuyan genç bir öğrenci. 4 kardeşe sahip ve tamda kitabın en başında babasının rahatsızlığı, kirada olmaları derken okul sorunlarına nazaran birde ailenin geçim yükünü sırtlanır. En yakın arkadaşının bir burs desteği veren vakıf bulması ile şansını denemek ister. Daha vakıfa ilk adımını attığında bir şeylerin normal olmadığı gün gibi ortadadır. Kendisinden gerekli bilgileri ve kanı alınır.(?) Bir zaman geçtikten ansızın gece vakitlerinde tekrar vakıfa çağırılır. Elindeki tek dayanağı buradan gelecek olan bir destek olan Rozelin için çok da seçim şansı olmadığından gider ve bu gidiş onun bambaşka bir evrende gözlerini açması ile sonuçlanır! Sakornifon ülkesinin Aydınlık bölgesinde, üstelik hamiledir! Kime neyi anlatsa saçmaladığı düşünülmekte hatta güçlü bir büyünün etkisinde olduğu sanılmaktadır Çünkü geldiği yerin asla var olmadığını söyler bu gezegenin insanları! O ise kendi doğruları ile ailesine dönmek için savaşırken bir lidere ait mucize bir bebek taşımanın verdiği sorumlulukla yüzleşmekle kalmayacak birde o liderin düşmanı başka bölge liderinin intikamı içinde kaçırılacaktı. Şimdi benim tek derdim diğer kızıl bölge olan Kimpras'ın lideri Biran Nuh! Bu lideri tanımlamak değil yaşamak lazım! Adamın geçmişinde yaşadığı travmalar sonucunda dönüştüğü intikamcı kişiliğin altında yatan kalbi görmemek için delirmiş olmak gerekir. Kaçırdığı kişi ise Rozelin! O hiç durur mu? Herkese
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026207 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
Bazı kitaplar büyük olaylar anlatmaz ama insanın içine sessizce yerleşir. "Mutfak" benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Banana Yoshimoto'nun sade ama duygu yüklü anlatımı, kayıp, yas ve iyileşme üzerine unutulmaz bir okuma deneyimi sundu. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk iki bölüm olan "Mutfak" ve "Dolunay", aynı hikâyenin devamı niteliğinde. Bu bölümlerde ailesini kaybeden Mikage ile tanışıyoruz. Hayatta yapayalnız kalan Mikage'nin yolu Yuichi ve onun sıra dışı ama sıcacık ailesiyle kesişiyor. Özellikle Yuichi'nin annesi Eriko (Trans birey), kitapta en çok aklımda kalan karakterlerden biri oldu. Yoshimoto'nun karakterleri öyle doğal yazılmış ki sanki bir roman kahramanını değil de gerçek insanları okuyormuş gibi hissettim. Mikage'nin mutfaklara duyduğu bağlılık da çok etkileyiciydi. Mutfak onun için sadece yemek yapılan bir yer değil; güvenin, huzurun ve yeniden başlayabilmenin sembolü gibiydi. Kayıpların ardından insanın tutunacak küçük şeyler aramasını çok güzel anlatıyordu. "Dolunay" bölümünde ise karakterlerin yaşadığı acılar ve değişimler daha da derinleşiyor. Yasın herkeste farklı izler bıraktığını ama insanların birbirlerine tutunarak ayakta kalabileceğini görmek beni etkiledi. Kitap boyunca büyük dramatik sahnelerden çok, küçük anların yarattığı duygular ön plandaydı. Üçüncü bölüm olan "Ay Işığının Gölgesi" ise tamamen farklı karakterlere sahip bağımsız bir hikâye. Burada da sevdiği insanı kaybetmenin ardından yaşamaya çalışırken geçmiş ile bugün arasında sıkışıp kalan Hitoshi'nin hikâyesini okuyoruz. Kısa olmasına rağmen en az diğer bölümler kadar dokunaklıydı. Özellikle kaybın ardından gelen kabullenme sürecini anlatış biçimini çok sevdim. Kitabı okurken Japon edebiyatının o sakin ama derin atmosferini sonuna kadar hissettim. Büyük olaylardan
1000Kitap
MutfakBanana Yoshimoto · Beyaz Baykuş Yayınları · 2026810 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:55
Ben nasıl güzel bir kitap okudum böyle, yaşamayı, mücadele etmeyi, kız kardeşlik kavramının gözler önüne serildiği, yaşadığı bütün kötü olaylara karşı birbirine sığındıkları ve birbirlerine tutku ile sarıldıkları, sıcak bir hikaye. Saç örgüsünün devamı diyemeyiz ama Uçurtmada da Saç Örgüsü’nden misafirimiz var. Lena, Fransa’da öğretmendir ve orada yaşadığı büyük bir acı kayıp sonucu daha önceden hayalini kurdukları Hindistan’a gider amacı sadece ruhunu toparlaya bilmek ve kendine gelmektir. Hiç ummadığı sebeplerden dolayı Hindistan da kalır. Hala kast sisteminin keskin çizgilerle belirlediği bir ayrımın olduğunu görür ve bu tabakanın en alt sınıfı olan Dalitlerle tanışır. Burada kadınların zorlu yaşam şartlarına, var olan ama asla işleyişe geçmeyen yasalara, sadece hayatta kalabilecek kadar para kazanılmasına izin verilip eğitiminin ve sağlığının önem verilmediği topluluğa,çocuk gelinlere, körü körüne bağlanılan gelenek ve göreneklere, değer verilmeyen, hor ve hakir görülen, tacizin ve tecavüzün sıradanlaştırıldığı, kadınların var ama yok sayılması ile karşı karşıya kalır. Yaşadığı olaylar sebebi ile deniz kenarında uçurduğu uçurtmanın bağı ile birbirlerine bağlandıkları Lalita’yla denizde boğulurken ölümden onu son anda kurtaran Preeti ile kurdukları kardeşlik bağlarının birbirine sağlam köklerle bağlanması.. Hikayenin sonun da mücadeleleri, acıları ve yaşadıklarıyla birbirlerine sımsıkı sarılan üç kadın. Kesinlikle okumalısınız..
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,734 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:48
Her ne kadar Türk edebiyatı tarihinde toplumcu gerçekçi roman diye anılsalar da benim için içimdeki köylüyü dışavuran içinden halk hikayeleri, yeni deyim-atasözü öğrendiğim ve çok sevdiğim bir edebiyat kolu. Kemal Bilbaşar’ın Cemo serisi Cumhuriyet’in ilk yıllarında Doğu Anadolu’da yaşananları Cano, Kevi, Cemo, Memo, Senem, Sarikoğlu karakterleri üzerinden anlatıyor. Ara ara Şeyh Sait isyanına, Dersim dağlarına, toplumun Alevilere bakış açısına ve tabii ki ağalık düzenine(!) dokunuyor. Bizlere de keyifle okumak düşüyor. Devamı olan Memo’yu da köydeki balkona saklıyorum ki haz tavan yapsın İyi ki kitaplar var
CemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 20232,137 okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
#beden Beden, değişen dünyadaki modern erkeklik algısına, varoluşsal problemlere ve yaşamanın tuhaflığına dair acı verici ama dürüst bir roman. Onbeş yaşındaki István , annesiyle birlikte Macaristan'da yaşar. Okulda içine kapanık,sosyal şeylere yabancı bir gençtir. Giderek yalnızlığa sürüklenir. Tek görüştüğü insan annesiyle yaşıt olan komşularıdır. Kadın alışverişe gittikçe István dan yardım ister. Giderek bu durum gizli bir ilişkiye dönüşür ve István' ın hayatı kontrolden çıkar. Yıllar içinde hayata tutunmaya çalışır. Ordu ya girer. Sonrasında seçkin çevrelere para ve gücün olduğu ortamlarda bulunur. Hataları,yanlış kararları, aşkları, statü ve zenginlik arasında sıkışıp kalmışken kazandığı servet onun hayatını mahveder. Kitap bir insanın çocukluktan yetişkinliğe uzanan yaşam yolculuğunu etkileyici bir gerçekçilikle ele alıyor. Yazar, kahramanının hayatındaki dönüm noktalarını, ilişkilerini, hayal kırıklıklarını ve arayışlarını anlatırken okura sıradan görünen anların aslında ne kadar belirleyici olabileceğini gösteriyor. Devamı kitapta
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026319 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 110. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 13:18
Gelgit - Yeniden Uyanış ~ Su Akar . İlk andan itibaren tasarımı ve konusuyla kalbimi çalan Gelgit, şimdi de karakterleri ve olay örgüsüyle kalbimi çaldı! Yeni bir yazar, yeni bir kalem ve bebek gibi karakterler vardı arkadaşlar! Aşık oldum Normalde “bebek gibi seven erkek karakter” derim ya, şimdi kendisi bebek gibi erkek karakterimiz vardı Sırma, babasının ihanetiyle kendini zoraki bir evliliğin içinde bulmuştu. Hem de kocaman görüntüsünün ardında hâlâ 6 yaşında kalmış, kendisini 6 yaşında sanan bir adamla. Aras’ın babası ile kendi babasının aldığı bu karar tam anlamıyla fiyaskoydu ve Sırma kaçmak için elinden geleni yapacaktı. Ta ki Aras ile karşılaşıp onun gözleriyle buluşana kadar… Aras’ın masumiyeti, kayıp tarafı ve dünyaya gözlerini yeni açan hâli kalbime çok ama çok dokundu Bir şeylere korkarak yaklaşan, geçmişin hayaletiyle mücadele eden ve korkulu bakışlarla etrafa bakan Aras, Sırma ile birlikte adım adım gerçek hayata dâhil olmaya başlıyor. Peki Sırma ve Aras ne olacaktı? Kurtarıcı, kurban, eş, bakıcı ya da sayamayacağım kadar çok sıfattan biri mi? Bu ikiliye aşık oldum! Sırma’nın tüm bu yaşananların ortasındaki kararsızlıkları, bazen sinirlenip bazen de Aras’ın masum bakışlarına karşı koyamaması öyle doğal, öyle insaniydi ki. Bazen kararları beni çıldırtsa da onu çok iyi anladım. Aynı şekilde arkadaşları ve ablasının tavrı da fazlasıyla gerçekçiydi. Tabii Cenk ve Aras arkadaşlığına kalbimi bıraktığımı itiraf etmem gerekiyor. Diğer tarafta Aras Gameboy’unu yanından ayırmadan Sırma ile birlikte hayata gözlerini açması, yaşadıkları ve finale yaklaştıkça dağılıp sonrasında toparlanmasını okumak çok etkileyiciydi. Yaralı erkek karakter temasını çok seviyorum ama Aras bambaşka bir mevzuydu dostlar Hissettiği duyguları bir yetişkinden daha net ifade eden, bebek
GelgitSu Akar · Juno Kitap · 202633 okunma