Amerika ile ittifak yapılınca, o zamanki Demokrat Parti hükümeti, bütün silâhlarımızı nasıl olsa Amerika verecek gerekçesiyle, Kırıkkale ve Kayseri'deki askerî fabrikaları traktör fabrikası haline getirmiş, böylece ikti-sadî kalkınmaya katkıda bulunuyoruz diye tarihin affet-meyeceği bir hatâ yapmıştı. Amerika bir mendeburdur. Köksüz bir haydut toplu-luğudur. Belâsını bulacaktır. Biz ise 30 yüzyıllık tarihin hâsılası olan ve birçok insanî erdemleri bulunan bir mil-let olarak bu aşağılıklarla her türlü ilişiğimizi kesmeli-yiz. 5 Ağustos 1975 Ötüken, 1975, Sayı: 8
Sayfa 441 - Ötüken, 1975, Sayı 8·Kitabı okudu
Kösedağ Savaşı
Keyhüsrev 3.000 rum ve Latin dahil olmak üzere 80.000 asker toplamayı başararak tüm komutayı Gürcü prensi Şervaşidze’ye verdi. … İki ordu 26 Temmuz 1243 sabahı çarpıştı ve Moğollar Selçuklu ordusunun öncülerine bozguna uğrattı. Prens Şervaşidze muharebede öldü … Baycu bu zaferden sonra moğol ordusunu Sivas’a götürdü; şehir direnmeden teslim oldu. Moğollar şehri yağmaladılar ama şehre zarar vermediler ve sakinlerini katletmediler. Öte yandan, Tokat ve Kayseri direnmeye çalıştı ve bunun sonucunda acımasızca yağmalandı ve halkı kılıçtan geçirildi.
Sayfa 106 - Moğol Fetihleri
1000Kitap
Reklam
Demokrat Partili Vali'nin, İsmet Paşa'yı vur emri!
Günümüzde birçok tarih bilmez ya da açıkça "üstat" dedi­ği Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde "Artık günün geldi!" başlıklı bir yazı yazmış; İsmet Paşa'yı açıktan tehdit edi­yor ve ölmesinin yakın olduğu haberini veriyordu. "Haksız bir taşın açtığı bere üstündeki minicik plaster ne demek? Haklı bir güllenin yere sereceği leşi örtecek kocaman kefenden ne haber?" diyerek İsmet Paşa'ya taşla değil gülle ile saldırılması gerektiğini söylüyordu. DP iktidarının körüklediği olaylar artık kontrolden çıkıyor, CHP'nin her gittiği yerde DP'liler tarafından olaylar çı­kartılıyordu. İktidara gelebilmek için önceki yıllarda toprak ağa­larıyla ve karşı devrimcilerle anlaşan Menderes bu sefer dinci yobaz lider, Nur Cemaatinin kurucusu Said Nursi'ye mektuplar göndererek kendisini desteklemesini istemiş ve dini iyice siyase­te alet etmeye başlamıştı. CHP'nin seçim gezileri, devlet eliyle engellenmeye çalışılıyordu. Telgraf çekip Kayseri'ye gelmeme­sini isteyen Kayseri Valisi Ahmet Dallı'ya İsmet Paşa "Maskara! Beni Said-i Kürdi (Nursi) sanıyor!" diyerek sert tepki göstermiş ardından da trenle Kayseri'ye doğru yola çıkmıştır. Tarih 3 Nisan 1960'dır. Devlet gücüyle terör estiren Vali, İsmet Paşa'nın treni­ni Himmetdede istasyonunda durdurmuş ve askerlere, gerekirse silah kullanılması yönünde emir vermiştir. Ancak Valinin görev­lendirdiği Binbaşı Selahattin Çetiner bu emre uymayarak asker­leriyle 3 sıra halinde dizilmiş, İsmet Paşa'yı koruma çemberine alıp şehre girmesini sağlamıştır. (Düşman askerlerinin yapamadığını Kayseri Valisi denemiş fakat Yunan askerleri gibi bozguna uğramıştır.)
Rum Kayseri Yıldırım Bayezid güzel cevap yazmamıştı. Lâkin Mısır, Şam askerinin bana yenildiği haberini işitince hayret edip, savaş hazırlıklarına başlamıştı. … Bu zaman bana haber verdiler ki, Kayser Halep, Hums, Diyarbekir vilayetlerine asker göndermiştir. Benden kaçıp Kayser penahına giren Kara Yusuf ise eşkiyaların başçısı olmuştur. Yolcuların yolunu keserek yağmacılık yapıyormuş. Bilhassa iki hareme gidip gelen kervanlara çok ziyan vermektedir diye duydum. Üstelik o taraftan bir cemaat kişiler gelip Kara Yusuf’un yaptığı cebir zulümden bana şikayet ettiler. Bu söz tespit edilince Kara Yusuf’un cezasını verip Kayser’in gözünü gaflet uykusundan açmak bana lâzım oldu. Bu doğrultuda istişare düzenleyip her şehir ve her ulustan asker çağırdım. Ordu toplanıp hazırlanınca tarih 804. hicriyede Receb ayında Azerbaycan’dan Kayser üstüne leşker çıkarıp yola koyuldum. Kendimden ileride birkaç bölük asker göndererek Rum ülkelerine hücum kılmalarını buyurdum. Otlu sulu yerlerden konalga seçerek, at ve hayvanlarımıza yem, ot hazırlasınlar diye askerin önünde bir bölük keşif birliği gönderdim. Sonra kendim Angürya yoluyla Kayser üstüne leşkerle yürüdüm. Kayser Beyazıd ise atlı ve yaya olarak dörtyüz bin askerle beni karşılamıştı. Savaş başlayınca Rum askerini yendim. Askerlerim Kayser’i esir alıp önüme getirdiler. Yedi yıllık seferden sonra zafer ve galibiyetle Semerkand’a geri döndüm.
Birinci Bölüm: Otuz Birinci Kengeş·Kitabı okuyor
Alıntı
Sırtımıza bedenlerinizi yük ettiğiniz yeter.
Sayfa 232·Kitabı okudu
Dünya binerce yıllık bedenini yıpratarak ivmesine devam ederken üzerinde yaşayanlar onun yorgunluğunun, bıkkınlığının farkına varmıyorlardı.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Reklam
Reklam