“Yaşamak mı, Not Defteri mi?”
5/10
·216 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:03
Cahit Zarifoğlu ’nun Yaşamak adlı eserini büyük beklentilerle okumaya başlamıştım oysaki.. Ancak kitap bende beklediğim etkiyi bırakmadı. Öncelikle eser, kronolojik bir bütünlükten oldukça uzak. Bir günlük ya da hatırat okurken yazarın hayatındaki olayları belirli bir sıra içinde takip etmeyi beklerken, burada birbirinden kopuk notlar ve düşüncelerle karşılaştım. Bu durum bende kitabı takip etmeyi oldukça zorlaştırdı. Kitabın beni en çok zorlayan yönlerinden biri de duygusal ve edebî yoğunluğunun beklediğim kadar güçlü olmamasıydı. Cahit Zarifoğlu ’nun şiirlerindeki etkileyici dil ve imge dünyasını bu eserde bulamadım. Birçok bölüm bana kişisel notların derlenmiş hâli gibi geldi ve eserle gerçekten güçlü bir bağ kurmama ciddi bir engel oluşturdu. Ayrıca kitap boyunca aktarılan düşünce ve gözlemlerin bana yeni bir bakış açısı kazandırdığını ya da unutulmaz bir iz bıraktığını söyleyemem. Hatırat türünde eserlerden genellikle döneme, insana veya hayata dair çıkarımlar edinmeyi beklerim. Ancak Yaşamak , benim için bu beklentiyi hiç karşılayamadı. Eserin parçalı yapısı ve sürekli konu değiştiren anlatımı okuma sürecini bende ciddi anlamda yorucu hâle getirdi. Bu nedenle kitabı bitirmiş olsam da okuma deneyiminden keyif aldığımı söyleyemem. Elbette kitabın sevenleri, bu dağınık yapıyı yazarın iç dünyasının doğal bir yansıması olarak değerlendirebilir. Ancak benim açımdan bakıldığında, Yaşamak düzenli bir anlatı, güçlü bir edebî atmosfer ve okura belirgin bir kazanım sunma konusunda yetersiz kalan bir eser oldu. Puanım: 5/10 Sağlıklı okumalar dilerim.
Edebiyat
YaşamakCahit Zarifoğlu · Ketebe Yayınları · 202211,2bin okunma
Hayat bağlanmalardan ibarettir
Puan vermedi·185 syf.··
2026 2. kitabı
·
“Hayat bağlanmalardan ibarettir. Önce anneye… Sonra babaya… Aileye… Ardından "yaşama" ve "yaşamaya" bağlanma… Yaşama sevincini kaybetmiş kişiler bağlanamayanlardır. Birçok psikolojik sorunun kökeninde bağlanamamak ya da bağlanmanın şiddetini ayarlayamamak vardır. Ve bu duygusal kazanım ancak çocukluk yıllarında edinilir.” Emzirmeden birlikte uyumaya, aidiyet ilişkisinden ayrılmaya, süt annelikten tuvalet eğitimine, farkında olmadan bebeğe hissettirilen duygusal ve psikolojik şiddetten baba-bebek ilişkisinin sınırlarına varıncaya kadar pek çok konuyu "bağlanma" çerçevesinde değerlendiriyor. Bebeğin, kendisini tümüyle bebeğine bırakmış annesinin kucağında huzur bulmasıyla başlayan, yetişkinlik yıllarında romantik bağlanmalara kadar devam eden hayatın ana çizgisi görülen bağlanma konusunun irdelendiği bu kitap; kritik dönem olarak nitelendirilen 0-6 yaşın ne kadar önemli olduğu daha iyi anlayabilmemiz açısından önemli bir kaynak kitap. Ebeveynlerin, öğretmenlerin çocuklarla ilgili alanlarda çalışanların hatta bana göre kendini anlamlandırmak isteyenlerin de okuyup anlaması gereken bir kitap. İnsan davranışları tesadüfi ya da tepkisel değildir. Maruz kalınan davranışlar kadar hissettirilen duygular ve bağlar da çocukların davranışlarına, hislerine ve mizacının şekillenmesine etki eden bilinçaltında korunur. Çocuklar ne yaptığınızı unutsalar bile davranışlarınızın kendilerine ne hissettirdiğini unutmazlar ve ömür boyu o hissin şekillendirdiği karakterleriyle yaşarlar. Bu bilinçte olmamız ve yüksek farkındalıkla çocuklara yaklaşmamız çok önemli. Bu gibi kitaplar bahsettiğim bilincin yükselmesinde önemli rol oynuyor bu yüzden tavsiye ederim. Kitapta kullanılan dil oldukça akıcı, kavramlar pedagog yazarın bakış açısıyla yenilenerek anlatılmış ve anekdotlarla da davranışsal
İnceleme
Güvenli BağlanmaAdem Güneş · Timaş Yayınları · 20142,136 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·448 syf.··
2026 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:35
Nil ve Fatihin dünyası...Boş bir hikaye akışından çok daha fazlası... Dilinin akıcılığına kapılıp giderken, zihninize çok değerli bilgiler dolduruyorsunuz. Hem edebi bir zevk hem de zihinsel bir kazanım.
Güneş TutulmasıSezen Aksın · Artemis Yayınları · 2024377 okunma
Puan vermedi·40 syf.··
2026 79. kitabı
Evine Hoş Geldin KUNDUZ! . Havalar ısındı ve okulların kapanmasına çok az kaldı. Miniklere harika bir tatil önerisi sunmak istiyorum; #evinehoşgeldinkunduz . Maceracı bir kunduz bizimle bu hikayede. Çevresindekilerin uğurlamasıyla dünyayı keşfe çıkan ve yolunda gördüklerine hayran kalan. Fakat o da ne? Bizim kunduz evinden çoookk uzaklara yol aldığında, birden nasıl geri döneceği gelir aklına. İşte o anda cesur köpek seslenir ona ve başlarlar kunduzun evini aramaya. Bu arayış sırasında birbirinden farklı hayvanların yaşam alanlarını keşfetme fırsatı bulurken, kunduzun yuvasını da bulabilecekler mi acaba? Muhteşem çizimler ile az bilinen hayvanların yaşamlarına dair bilgiler ve görsellerle merakla okunan bir kitap. Resimlerin büyük ve detaylı olması, sadece tek bir kareye odaklanmak yerine çocukların hayal güçleri eşliğinde farklı hikayeler kurgulamasına da vesile oluyor. Bir de kitabın sonunda yer alan kunduzun gezdiği yerlerin ve oradalarda yaşayan hayvanların gösterildiği harita, eğitici ve öğretici bir kazanım sağlıyor miniklere. Bu arada miniklere dediğime bakmayın, ben de bu yaşımda öğrendim kunduzların yaşam evlerinin yarı nehir yarı karada olduğunu ve de çardak kuşlarının sevdiği için nasıl çaba gösterdiğini . Sıcacık ve keşif duygusuyla dolu, dostluk, cesaret, ait olma üzerine yazılmış bu resimli kitap, kesinlikle #tavsiyemdir sizlere. Keyifle .
Evine Hoş Geldin Kunduz!Magnus Weightman · 25M2 Kitap · 20252 okunma
Cehalet İnsanlığın En Büyük Düşmanlığıdır.
Puan vermedi·260 syf.··
2026 3. kitabı
A. M. Celal Şengör’ün Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor adlı eseri, yalnızca bir söyleşi kitabı değil; bilginin hayatımızdaki yerini sorgulatan, cehaletin bireysel bir eksiklikten öte toplumsal bir yük olduğunu hatırlatan güçlü bir metin. Şengör’ün karakteri bu eserde açıkça hissediliyor: keskin bir dil, tavizsiz bir duruş ve bilgiye duyulan derin bir saygı. Onun bilimsel birikimi, jeoloji alanındaki uzmanlığının ötesine geçerek edebiyat, felsefe, tarih ve siyasetle harmanlanıyor; böylece kitap, tek bir disipline sıkışmayan geniş bir düşünce ufku sunuyor. Şengör’ün kişiliğinde öne çıkan en belirgin özelliklerden biri, cehalete karşı duyduğu tahammülsüzlük. Bu tavır, eserin her satırına yansıyor. Mozart’ın kötü müzik karşısında ağlamasını örnek verirken, kendisinin de bilgisizliğe aynı şekilde tepki verdiğini söylemesi, onun bilgiye duyduğu hassasiyetin kişisel bir yansıması. Bu yaklaşım, okuyucuya bilginin yalnızca akademik bir değer değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor. Kitap boyunca Atatürk, Popper, Newton, Einstein gibi isimlerle kurulan bağlar, Şengör’ün düşünce dünyasının evrenselliğini gösteriyor. Bu bağlantılar, bilginin sürekliliğini ve insanlık tarihindeki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Şengör’ün duruşu, okuyucuya bilginin adaletin en sağlam temeli olduğunu hissettiriyor. Onun üslubu bazen sert, bazen rahatsız edici olabilir; fakat bu sertlik aslında gerçeğin dönüştürücü gücünden kaynaklanıyor. Bu kitabı okurken ben, bilginin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu yeniden fark ettim. Şengör’ün tavrı bana, adaletin bilgisizlikle değil, bilgiyle savunulabileceğini hatırlattı. Kitap bana şu olumlamayı kazandırdı: “Cehalet başkalarının yaşamını etkiler, ama bilgelik hepimizi
1000Kitap
Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı EtkiliyorCelâl Şengör · Masa Yayınları · 20233,916 okunma
Polisiye
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 11:50
Çağatay Yaşmut Çağatay Yaşmut’un "Dünya Kitap Ödülleri, Altın Sayfa Polisiye Kitap" ödülüne layık görülmüş olan “Kadıköy Cinayetleri” adlı romanı, Türk Polisiyesinin sürükleyici en iyi polisiyelerinden. Suç psikolojisini, insan doğasının karanlık tarafını ve emniyetin çalışma koşullarını, büyük bir ustalıkla işleyen güçlü bir anlatıma sahip. Daha ilk sayfada kesik başlı bir cesetle okuru hikâyenin içine acımasızca çeken Yaşmut, gerilimi yapay sürprizlerle değil; gerçeklik hissi yüksek karakterler ve içinden çıkılması zor olaylar örgüsüyle inşa ediyor. Cinayet masası memurları Mustafa, Serdar ve Melike’nin sadece birer polis memuru karakterleri olarak değil, mesleklerinin ağırlığını omuzlarında taşıyan gerçek insanlar gibi yazılması, romanın inandırıcılığını kuvvetlendirirken, Başkomiser Galip karakteri ise Türk polisiyesinde, nadir rastlanan ölçüde derinlikli bir karakter olarak öne çıkıyor. Oya ve Semra arasında sıkışmış özel hayatı, zaafları, öfkesi, tutkuları ve tüm karmaşasına rağmen okurun ona kızamaması, tamamen yazarın Galip’e yüklediği ironik derecede çekici kişilik dokusundan kaynaklanıyor. Seri katilin ikinci cinayet sonrası bıraktığı ipuçlarıyla büyüyen gerilim, okuru sürekli yanlış ihtimallere sürüklüyor; (Kitabın başında gelen cinayet ihbarındaki maktülün, beyaz kuyruklu bir karganın oluşu, tebessüm ettirse de ileride ne kadar önemli bir detay olduğu) tam “katil bulundu” denilen anda yeni bir düğüm açılıyor ve Yaşmut bunu öylesine ustaca yapıyor ki kurbanlarla katil arasındaki bağlantılar final anına kadar görünmez kalıyor. Özellikle olay yeri tasvirlerinde hissedilen atmosfer, adeta bir Hitchcock (spoiler) sahnesinin satırlara dökülmüş hâli gibi; soğuk, tedirgin edici ve nefes kesici. Emniyet içindeki muhbirin olay yeri
1000Kitap
Kadıköy CinayetleriÇağatay Yaşmut · Oğlak Yayıncılık · 2013115 okunma