4. Onlar (bir an değil her an Allah'ın hu-zurunda olma şuuru olan ihsan şuurunu kazanmak için) namazı dosdoğru kılan (bencillik ve cimrilik gibi duygulardan arınmak, sorumluluk ve fedakarlık gibi duyguları kazanmak için) zekâtı veren kimselerdir. (Ve) Onlar (hesap verme bilincini canlı tutan) ahirete de kesin olarak inanırlar.
Endişeleri bütün âlemini endişeli, hüznü bütün kâina-tını hazin hale getirir insanın. Sevinçleri bütün alemi-ni mesrur eder. Kendisi âbitse kâinatının ibadetlerini fark eder, zâkirse zikrini duyabilir. İbadetlerini yapar, âlemi-nin yaratıcısına yönelirse, içinde bulunduğu şahsi âlemi ay-dınlanır. İbadetlerini aksatır, âleminin yaratıcısından uzakla-şırsa, şahsi âlemi içindekilerle birlikte karanlığa ve yalnızlığa gömülür.