-Bir şey yap doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgâra ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin..
"Madem ki nereyi dolaşırsak dolaşalım varacağımız son yer burası" dedik ve bir yoldaşla birlikte her şey bitmişken getirileceğimiz yere henüz vakit varken gelelim, bazı gerçekleri hatırlayalım istedik. Yürürken okuyup tefekkür ettiğimiz bazı satırlar: "Ölümden ürküp kabirden korkup başını çevirme. Merdane kabre bak; dinle, ne talep eder. Erkekçesine ölümün yüzüne gül; bak, ne ister...Ey nefsim! Deme: 'Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle sarhoştur.' Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor.
Hem deme: 'Ben de herkes gibiyim.' Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise kabrin öbür tarafında pek esassızdır. Hem kendini başıboş zannetme. Zira şu misafirhane-i dünyada nazar-ı hikmetle baksan hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin?"
Bediüzzaman Said Nursî
Bir gün yeniden gelmek üzere ayrıldık..
imgyukle.com/i/RZ2nIp
Sakin bir akşam.
Çok sevilen bir dostla yapılan muhabbetler, özlemeler, hasretler.. Birkaç güzel satırın arasında dinlenmek sonra. Birkaç güzel kelam işitmek. Durmak ve düşünmek, sadece öylesine. Sonra tüketen bir toplumda küçük de olsa bir şeyler üreteyim niyetiyle başladığın örgüye devam etmek, inşaallah bu kış biter diye düşünmek.
Hakikatlerden uzak kalmayıp ruhu da beslemeye gayret etmek. Birkaç güzel tınıyla hayaller kurmak. Umudunu tazelemek yeniden.
Mutlu olunası bir akşam, şükürlük. Küçük basit şeyler de yetiyor mutluluğa..