Hayatıma uymuyordum. Bir zamanlar beni ben yapan her şey artık bir soruna dönüşmüştü ve çözülmesi gereken bir mesele olarak görülüyordu. O bana sakince ve defalarca açıkladı: “Sen gerçek dünya için yaratılmamışsın.”
Başımı salladım:
Evet
“Çok hassassın.Fazla duygusalsın,”
Uç uca eklenen irili ufaklı vedaların hayatında açtığı boşluk giderek genişlerken, peyda olan hain duyguların sırf seni ilgilendirdiği bir yerdi çünkü bu şehir. Bu da yalnızlığını katmerliyordu.
Bizim halkımız çok yüzyıl öncelerinden beri uyur. Çok kötü biçimde afyonlanmış gibi uyur. Üfürükle tükürükle sersem tavuğa çevirmişlerdir onu. Bizim halkın durumunda olup da, uyanmak çok zordur örneğin! Ben böyle düşünüyorum.