"Kendini sevmek bencil olmanın tam tersidir. Kendi içimizde iyi hissetmek sevgiyle dolu bir kuyumuzun olması gibidir: Başkalarına verecek bir sürü sevgimiz vardır. Boş bir kuyudan su çekemezsiniz; içimizde kendimize karşı nefret ve güvensizlik olduğunda, başkalarına sadece onları verebiliriz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
23 Haziran 1913
Kendim hakkında söylediklerime inanmalısınız; bu, derinlerde yatan nedenlerle birkaç kez deliliğin eşiğine gelmiş, böylece varoluşunun sınırlarına ulaşmış ve bu sınırlar içinde kendisinin tümünü ve neler başarabileceğini görebilen 30 yaşında bir adamın öz bilgisidir.
...
“Ben suçluluk duygumdan, aldığım kararı, durmadan eski dertleri soruşturmayı ve onun gunahlarini benimkilerle tartışmayı bırakıp kendi içinde kabullendiğim zaman sıyrıldım. Babamı düşünmeden, kararımı kendi hatırıma kendim yüzümden kabullenmeyi öğrendim, onun yüzünden değil. Ben ihtiyaç duyduğum için, o hak ettiği için değil.”
(Beyaz yüksek tavanlı odada bir insan var. Zaman zaman bir şey yaşarken, olaya dışardan bakıp, o olayı yazmak için yaşadığım duygusuna kapılıyorum. O zaman içimden bir ses, ‘karşıdakine haksızlık ediyorsun’, diyor. ‘Olmaz böyle şey’, diyor. Olayın içine tümüyle girmeye çabalıyorum. O an da kendime haksızlık ediyormuşum gibi oluyor. Böylece kendim ve gözetimim arasında bölünüp, zamansızlığıma dalıyorum.)