Yazar kitabını “Bu nasıl bir dünya?Sürtük filozof oldu, acemi üstat…” diye bitiriyor.
O kadar güzel bir kitaptı ki incelemeye nerden başlayacağımı bilemiyorum zengin yakışıklı bir adam olan Kenan Baran onun etrafında dönen sayısız kadınlar handan, fadi ve diğerleri Bu kitap başlarda sadece narsist birini anlatıyormuş gibi görünse de aslında hayatı anlatıyor bize. Kenan baran’ın değişimi sadece Kenan’a değil okuyucuya da yol gösterebilecek nitelikte işte sırf bu yüzden kitapla uzun bir yolculuğumuz oldu anlayarak düşünerek okumak hayata dair kendimdem bir şeyler bulmak beni çok daha iyi hissettirdi diyebilirim. Kimi zaman Kenan’a kızdım kimi zaman üzüldüm. Yazar her ne kadar tartışmalı bir yazar olsa da gerek akıcı dili gerek anlattığı hikayelerle okurun kalbini kazanıyor önyargılı olmadan önce bir şans verilmeli bence iyi okumalar.
Alıntı:
~Sevilmeyen insanların gözlerinin ışığı hep biraz sönüktür.
Bu kadar derinlemesine bir çalışma üzerine yorum yapma hadsizliğine bürünmek istemiyorum. Belirli günlerde açıp okuduğum ve üzerine dakikalarca düşündüğüm , kendimi sorguladığım , geçmiş izlerini incelediğim - hatta kendimdem şüphe ettiğim- konular, durumlar vardı. Kendini aramaya çıktıysan, yenilenmeye ihtiyacın varsa veya kafandaki sorulara cevap arıyorsan okuyabileceğin eserlerden biri diyebilirim. Yazarı etkileyen düşünürleri de öğrenince bu kıymetli eserin ortaya çıkması şans eseri olmadığını görebilirsiniz.
(Etkilendiği isimlerden bir kaçı : Jung, Alfred Adler, Freud, Erich Fromm )
Ben açıkcası çok beğendim ,kendimdem beklemedigim bi sekilde icimde tüm gün okuma isteği getirdi . 2 gun önce aldım ve çok az kaldı.Gerçekten çok güzel bir kitap.
AyçöreğiZeynep Sahra · Ren Kitap · 202011,4bin okunma
Kişisel gelişim kitabi olarak önerebilirsiniz, tam anlamıyla bir klasik eser. Kader dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan olduğunu azmin ve zaferin hiç bu kadar içiçe olmadığını göreceksiniz. Batı klasikleri içinde yeri doldurulamaz. Eminim kısa sürede bitirecek siniz ,sayfa sayısına aldanmayın. Kendini bu kadar hızlı bir şekilde geliştiren nadir insanlardan olan Martın Eden i okuyunca kendimdem pasajlar gördüm. Eminim sizde ayna da kendinizi göreceksiniz.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Korkunç Yıllar, kendimdem bir parça bulduğum nadir eserlerdendir. Cengiz Dağcı'nın da benim de Kırım Tatar Türk'ü olmamdan mıdır bilmiyorum ama yüreğene dokunan bir kitap olduğunu açıkça söyleyebilirim size. Tek suçları Kırım'ın cennet topraklarında yaşamak olan binlerce Tatar Türk'ünün vagonlarla ölüme gönderilişinin hikayesidir bu kitap.
Bu kitabı ilk, lise 1 de sevdiğim bir hocamın elinde görmüştüm. Bizi boş bıraktığı zamanlar, çantasından çıkarır bu kitabı okurdu. Sanırım o zamanlar sadece YKY yayınlarına ait basımı vardı ve bu kitap ben burdayım diyen mavi rengiyle ve değişik ismiyle hem ilgimi çekmiş, hemde mühim bir kitap izlenimi vermişti. Hocama verdiğim değeri kitabına da mı aksettiriyordum, yoksa Raif'in kitapta "her defasında haklı çıkar" diye bahsettiği o ilk hissi bende bu kitap için mi hissetmiştim bilmiyorum. Ama o zamanlar alıp okumayı hiç düşünmedim çünkü hocamın yeni okuduğu bir kitabı ben o zaman alıp okusam anlayamam diye düşünmüştüm. Doğru düşünmüşüm. Eğer o zaman okusaydım sadece okumuş olacaktım. Sonrasında da etrafımda sık sık görmeye başlamam ve acaba abartılıyor mu? düşüncesi biraz ilgimi azalttı ve bu zamana kadar ertelemiş oldum. Ama geç kaldığımı düşünmüyorum hatta belki erken bile okudum ama en azından kitabın bana hissettirdikleriyle az çok doğru zamanı yakaladığımı düşünüyorum. Kitabın konusuna gelecek olursak:
(Tatkaçıran olabilir)
Biri, hayatın ve insanların çok içinde olduğu için, diğeri de büsbütün dışında kaldığı için yalnızlığa mahkum olmuş iki ruhun,tam birbirine kavuştular ve artık ikisi de özgür derken yeniden ama bu sefer müebbet bir yalnızlığa tutsak oluşunun hikayesi. Birbirlerine kavuşmadan önce, birisi yalnızlığını tabiatına mâl ederek, diğeri ise neredeyse bütün insanları aynı ve güvenilmez varlıklar zannederek, yanlız ve içlerinde büyük bir boşlukla da olsa yaşamışlardı. Maria Puder, kendisinde eksik olan şeyi Raif de bulmuş ama aynı şeyi Raif, Maria da kaybetmişti. Ve insanların en kıymetlisi dediği, Kürk Mantolu Madonnasına en büyük haksızlığı yapmıştı. Artık içindeki boşluk dolmak yerine daha da büyümüştü. Yalnızlığa, özgürlükten bihaberken tutsak