İnsanoğlunun Ufku, madde gözüyle insanoğluna mahsus olmayan ufukların ötesindeki bu manzara karşısında ne hâle gelmiştır?
Birdenbire gökler bir perde gibi açılır ve arkasından
sonsuzluk âleminin kadrosundan bir şahsiyet, bütün madde tezahürlerini yakıp kül edici, cisim üstü bir cisimlenişle görünüverirse insan ne hâle gelir?
Melek, o ânâ kadar öteler âlemini tanımayan, fakat bütün Âlemlerin Tacı ve Efendisi olarak yaratılmış bulunan
«Gâye-Insan ve Ufuk-Peygamber»e hitap etti.
«- İKRÂ (OKU)!..»
Alemlerin Fahri, dehşetler ve haşetler içinde cevap
verdi:
«- Ben okuyucu değilim. Ne okuyayım?..»
Sultan Melek ilerledi. Allah'ın Resülünü kucakladı,
kuvvetle sıktı ve sonra bırakarak tekrar etti.
«-OKU!»
Ve kendisinden yine aynı cevabı aldı.
Bu hâl üç kere tekrarlandıktan sonra, Melek, Allah'tan aldığı ve Resülüne teslim etmeğe geldiği ilk âyeti, başından sonuna kadar okudu.
Meâli:
«-OKU!.. RABBİNİN İSMİYLE BAŞLAYARAK OKU!..
O RABBİNİN İSMİYLE Kİ, İNSANI UYUŞMUŞ KANDAN YARATTI. KALEM VASITASİYLE İNSANLARA İLIM VEREN, BİLMEDİĞİ ŞEYLERİ ÖĞRETEN VE YARATMAK YALNIZ KENDİSİNE MAHSUS OLAN KEREM SAHÍBİ RABBİNİN İSMİYLE OKU!»