«- İKRÂ (OKU)!..»
İnsanoğlunun Ufku, madde gözüyle insanoğluna mahsus olmayan ufukların ötesindeki bu manzara karşısında ne hâle gelmiştır? Birdenbire gökler bir perde gibi açılır ve arkasından sonsuzluk âleminin kadrosundan bir şahsiyet, bütün madde tezahürlerini yakıp kül edici, cisim üstü bir cisimlenişle görünüverirse insan ne hâle gelir? Melek, o ânâ kadar öteler âlemini tanımayan, fakat bütün Âlemlerin Tacı ve Efendisi olarak yaratılmış bulunan «Gâye-Insan ve Ufuk-Peygamber»e hitap etti. «- İKRÂ (OKU)!..» Alemlerin Fahri, dehşetler ve haşetler içinde cevap verdi: «- Ben okuyucu değilim. Ne okuyayım?..» Sultan Melek ilerledi. Allah'ın Resülünü kucakladı, kuvvetle sıktı ve sonra bırakarak tekrar etti. «-OKU!» Ve kendisinden yine aynı cevabı aldı. Bu hâl üç kere tekrarlandıktan sonra, Melek, Allah'tan aldığı ve Resülüne teslim etmeğe geldiği ilk âyeti, başından sonuna kadar okudu. Meâli: «-OKU!.. RABBİNİN İSMİYLE BAŞLAYARAK OKU!.. O RABBİNİN İSMİYLE Kİ, İNSANI UYUŞMUŞ KANDAN YARATTI. KALEM VASITASİYLE İNSANLARA İLIM VEREN, BİLMEDİĞİ ŞEYLERİ ÖĞRETEN VE YARATMAK YALNIZ KENDİSİNE MAHSUS OLAN KEREM SAHÍBİ RABBİNİN İSMİYLE OKU!»
Sayfa 135 - Büyük Doğu Yayınları·Kitabı okuyor
Din
Kerem Gibi Hava kurşun gibi ağır!! Bağır bağır bağır bağırıyorum. Koşun kurşun erit- -meğe çağırıyorum... O diyor ki bana: - Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana... "Deeeert çok, hemdert yok" Yürek- -lerin kulak- -ları sağır... Hava kurşun gibi ağır... Ben diyorum ki ona:
Sayfa 188·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendi gözünde büyük görünen, yaratılmışların gözünde küçük ve hor görünür. Güneşten karanlık gelmediği gibi hayâsızlardan dostluk gelmez. Baldan acılık gelmediği gibi kerem ve insaniyet sahiplerinden hayâsızlık gelmez. Gülden güzel koku bekleyen akıllı kişi bu işi yaparken dikenlerin kendisini yaralayacağını bilmelidir.
Sayfa 64·Kitabı okuyor
... Sen ki bir çöl güneşiydin Tepemde durdun Ama yakmıyorsun artık Kerem'ini Kadın, yanında ne kadar çok sivilim Devletinden kovulmuş Bir devrimci gibi...
Edebi Türkçülük
Şinasi ve Ziya Pașa'da görülen kımıldanış çok kifayetsizdi. Asıl edebî Türkçülük çığırı, nazımda Mehmet Emin, nesirde Ahmet Hikmet`ten sonra başladı. Mehmet Emin aslı itibariyle tam bir köylü çocuğu idi. Babası Istanbula yakın Zekeriya Köyünden bir balıkçı reisi, anası Edirne'nin köylerindendi. Yüksek tahsili yoktu. Gümrükte küçük memuriyetlerden başlayarak valiliğe, mebusluğa kadar yükselmişti. Kerem ile Aslı, Âşık Garip gibi eserleri babasına okurken edebî zevki teşekkül etti. Eski edebiyatla ruhu kaynaşmadı. Cemalettin Efgani'nin telkini ile sade dili denedi ve orada kaldı.
Sayfa 152 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Arkami döndügümde, kapinin araligindan annemi gördüm. Koridorun ucunda, bir hayalet gibi bembeyaz kesilmisti. Gözyaglari yanaklarindan süzülüyordu ama sesi çikmiyordu. Elini agzina kapatti. O an, Demir'i öldürenin ben olup olmadigimi bilmiyordum ama annemi öldürenin ben oldugumu biliyordum.
Sayfa 42 - Nef kitap·Kitabı okudu
Alıntı