Livaneli, kullandığı sade dil ve üslupla romanlarını keyifle okuduğum yazarlar arasında. "Son Ada" romanının bendeki yeri ise apayrı.
Sakin ve huzurlu bir yaşamın hayalini kuran biri olarak, yaşamak istediğim yeri Son Ada ismiyle tasvir etmiş Livaneli. Denizin kokusunu, ağaçlı yolun serinliğini, gün batımında kurulan sofraların kahkahasını ve neşesini hissettiğim, keşke 41 numaralı evim olsa dediğim yerdir: Son Ada
En iyi korunan sır dedikleri cennet köşesine bir gün bir yabancının gelip cenneti cehenneme çevirme hikayesidir anlatılan. Sözüm ona demokratik yollarla insanları ikna edip doğaya, hayvana ve en sonunda insanlığa göz göre göre nasıl zarar verildiğini ve insanoğlunun hırslarına nasıl yenik düşebildiğini gösterir yazar.
Ne mutlu, okuyup anlayıp ders çıkarabilene.. Ne mutlu, bakana değil görebilene..
Lütfen başkan bir daha gelmesin...