9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Kitap otel odasında bulunan cesetle başlıyor ve Una'nın Josh ve Meave'i aynı soruşturmaya vermek istemese de yoğunluktan dolayı ikisinin soruşturmayı devralmasıyla araştırılmaya başlanıyor. Araştırdıkça çıkmaza sürüklendiklerini düşünüyorlarken Josh'un başına akla gelmeyecek bir olay gelir. Josh bu sorundan kurtulmaya çalışırken Meave' i her zamanki gibi korumak için uzak durmasını ister ama Meave tabi ki uzak durmaz aynı anda iki soruşturma ile ilgilenir. Kitap hakkında spoi vermeden yazmam için bundan sonrasından bahsetmemem lazım... Polisiye açısından oyle ters köşe olduğum bir son değildi ama kitabın sonu en güzel sonlardan biriydi. Seriyi okumaya başlamadıysanız bence seri tamamlanana kadar da başlamayın yeni kitabını beklemek çok zor oluyor;) Bir polisiye seride 12 kitap okuyup yenisini bu kadar heyecanla beklemek bazen çok garip gelse de kitaptaki karakter dinamiği o kadar güzel ki onlara o kadar alıştım ki seri bitse de tekrar tekrar okuyacağım bir seri olacak. Kadın dedektif okumak hele ki özel hayatindaki kararsızlığını ve inatçılığını kendine benzetince okumak çok zevkli. Kitabı aslında aylar öncesinde okudum ama Türkçe çevirisi yeni geldi:( Çeviriyi okuyup inceleme yazacaktım ama Türkçesini 2027 de yeni çıkacak kitabından önce okumaya karar verdim. Kitabın sonunu okuduktan sonra yeni kitapta nasıl olacağını merakla bekliyorum ama yazar yeni kitabını ön sipariş verenlere Temmuzda bir short story yayınlayacak ve bunun şimdiye kadarki en sevdiği short story olduğunu söylüyor. Merakla bekliyorum Gizli Oda'nın hangi sahnesinden kesit olacak, acaba bu sefer kimin gözünden Josh Derwent'i anlatacak... Şimdiye kadarkiler çok güzeldi hele ki Kapalı Kapılar Ardında kitabındaki Meave'in Derwent' i bekleyip de gelmediğini sanarken aslında sırf söz verdiği için zamanı olmamasına
The Secret RoomJane Casey · Hemlock Press · 202516 okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:29
UMUT GÖKSAL - BABAMDAN KALAN CÜSSELİ POŞETLER ODASI Merhaba arkadaşlar Sevgili yazarımız Umut Göksal kalemi ile tanıştığım kitabım ile karşınızdayım. Eser 101 sayfadan oluşmakta. Akıcı ve keyifle okuduğum bir kitap oldu. Başta kitabın ismi ve kapağı çok ilgimi çekti. Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum.. ‘En beğendiğim şiir ‘UR’ adlı şiir oldu.Ordan bir kesit paylaşmak istiyorum. ‘Gelin Yeni bir şehir inşa edelim desem Herkes eski şehrinin hüznünü harç getirmiş olur.’ - İnsan önce morgda Sonra günler önce pişmiş yemekler gibi Kalplerde soğur.’ Sizde şiir seviyorsanız bir şans vermenizi isterim, hoşunuza gidecek bir eser
Kitap Alıntısı
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 20267 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·97 syf.··
2026 28. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:20
Nero Tragedyası, yalnızca tarihi bir dönemi sahneye taşıyan bir eser değil; iktidarın insan ruhunda açtığı yaraları, gücün yozlaştırıcı etkisini ve toplumların sessizliğini sorgulayan çok katmanlı bir anlatı. Kitabı okurken gerçek Roma İmparatorluğu’ndan birebir bir kesit beklemek yerine, onun atmosferinden beslenen sembolik bir dünya ile karşılaşıyoruz. Yazarın amacı tarih dersi vermek değil; Roma’nın ruhunu kullanarak evrensel bir eleştiri ortaya koymak. Bu nedenle metinde bazı kavramların çevrilmek yerine özgün hâlleriyle bırakılmış olması dikkat çekiyor. İlk başta alışması zaman alsa da bu tercih, dönemin hissiyatını koruyor ve anlatının inandırıcılığını güçlendiriyor. Dildeki bu yaklaşım, okuyucunun kendisini sıradan bir tarih romanında değil, bilinçli olarak inşa edilmiş bir sahnenin içinde hissetmesini sağlıyor. Eserin merkezinde elbette Nero var; ancak asıl anlatılan tek bir kişinin hikâyesinden çok, sınırsız gücün nasıl bir yıkıma dönüşebileceği. Hırs, korku, sadakat, ihanet ve vicdan gibi kavramlar karakterler üzerinden sürekli sınanıyor. Özellikle iktidarın çevresindeki insanların suskunluğu ve çıkar ilişkileri, trajedinin büyümesine zemin hazırlıyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca bir hükümdarı değil, onu mümkün kılan düzeni de sorguluyor. Bence eseri ilgi çekici kılan en önemli noktalardan biri de geçmişi anlatırken bugünü düşündürmesi. Otoritenin sorgulanmadığı, insanların korku ya da çıkar nedeniyle sessiz kaldığı her sistemde benzer döngülerin yaşanabileceğini hissettiriyor. Bu yüzden anlatılanları günümüz siyaseti, toplumsal düzen ve güç ilişkileri açısından yorumlamak mümkün. Kitap açık cevaplar vermekten ziyade okuyucuyu kendi çıkarımlarını yapmaya davet ediyor. Final bölümü ise uzun süre etkisini koruyan bir kapanış sunuyor. Olayların çözülmesinden
Nero TragedyasıGaius Flavius Divinus · Harmonia Yayınevi · 20267 okunma
8/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:46
Herkese merhaba Primo Levi’nin Boğulanlar Kurtulanlar kitabını bitirdim. Bununla ilgili hemen kısaca bir şeyler yazmak istiyorum. Primo Levi’nin anlattığı şeyler “tarihten bir kesit” gibi değil de, sanki insanlığın sınırına yazılmış bir rapor gibi geliyor. Okudukça şunu fark ettim: orada mesele sadece hayatta kalmak değil, hayatta kalmanın bile başlı başına ahlaki bir yük haline gelmesi. Kitabı kapattığımda aklımda kalan en güçlü şey şu oldu: Kurtulmak her zaman “başarı” değil, bazen sadece şans. Ve bu şansın içinde suçluluk, kırılma ve açıklaması zor bir ağırlık var. İnsan zihni bununla nasıl baş eder, emin değilim. Okuması kolay bir kitap değil, ama zor olmasının nedeni dili değil; anlattığı şeyin kendisi. Bitirdikten sonra hemen unutulacak türden de değil, biraz sende kalıyor, zamanla ağırlaşıyor. Kitapla kalın
Boğulanlar KurtulanlarPrimo Levi · Can Yayınları · 1996188 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:39
okudumbitti Denge diye bir şey artık mümkün değil " sağlıklı bir hayat" rüyası bulanıklaşıyor. Bruno Patıno Balık Hafıza Dikkatimizi kim, nasıl yönetiyor ? Araştırma ve inceleme alanındaki kitapları okumayı seviyor musunuz Eğer seviyorsanız bu kitap tam size göre ben de bu türde okumalara yapmayı seviyorum faydalı bir eser olabiliyor. " Gözünüzün önündeki fanusun camı kırılabilir. Yeter ki hatırlayın balık olmadığınızı..." Akvaryumdaki bir Japon balığı yalnızca 8 saniyelik bir dikkat süresine sahiptir her turda dünyayı yeniden keşfetmenizin sebebi de budur Peki biz araştırmalar, milenyum kuşağının (1981 ve 1996 yılları arasında doğanlar ) dikkat süresine yalnızca 9 saniye olduğunu gösteriyor. Sosyal medya bildirimleri algoritmalar ve sonsuz kaydırmalı ekranlar arasında yönümüzü kaybederken tıpkı o fanustaki balıklar gibi aynı döngüleri yeniden ve yeniden yaşıyoruz. Kitapta şöyle bir cümle geçiyor zamana ele geçirmek için bütün hayatlara dair bütün verilerin ve nesneleri ele geçirmek gerekiyor gerçekten öyle değil mi Bizim yaptığımız her şey aslında ele geçirilmiş değil mi? Her içerik artı reklamla ilintili olarak muamele görüyor. Kültürel ve entelektüel hayatımızın zaman bozulması haline gelmişti. Bu kitabı okuyunca birçok şeyi anlam kazandı. Eğer siz de farkındalık anlamında gelişmek istiyorsanız bu kitabı tavsiye ederim. ÇOK GEÇ Bizim verilerimiz bize karşı kullanıldı.Arzunun kendisini inşa etmeye vakti yok !!! Ve demek istediğim diziden çalınan vakit yoksunlar yani İsteğe ait aşka ötekine ve mutlak olana dair. Sizlere yorumlardan da bahsettiğim kadarıyla kitaptan Aslında birçok kesit paylaştım ve o kadar anlamlı ki aslında kendinizi keşfetmenize kendinizi farkınıza ve almanıza zamanı ne kadar değerli olduğunu anlatıyor ben çok beğendim akıcı okuyabileceğiniz
1000Kitap
Balık HafızaBruno Patino · Doğan Kitap Yayınları · 202512 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 14. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:35
Ursula Poznanski'nin daha önce Erebos kitabını okumuş ve beğenmiştim (çok keyifli bir kitaptı ayrıca öneririm onu da), o yüzden bu kitabı da beğeneceğim düşüncesiyle yola çıkmıştım. Sürprize uğramadım; oldukça akıcı, heyecanlı ve her sayfasında merak uyandırıcı keyifli bir kitaptı. Olaylar bazı noktalarda çok abartılmış ve bazı noktalarda çok basit geçilmiş izlenimi veriyordu ama yine de çok dert etmedim ben. Sonunda olacakların çoğunu tahmin etmesi de pek zor olmadı, yani bu kitabın sonu buraya bağlanacak diye bekliyordum zaten. Bu iki minik sıkıntı haricinde oldukça hoşuma giden bir kitap oldu. Kalınlığına rağmen hızlıca okunabilir, akıcı ve merak uyandırıcı bir kitap arıyorsanız bence listenizde bulunabilir bir kitap. Yalnızca şunu söylemek isterim, Pegasus gibi görece büyük ve pahalı bir yayınevinden çıkan bir kitapta yazım yanlışlarının bu kadar çok olması beni bir okur olarak rahatsız etti belirtmek zorundaydım.
KesitUrsula Poznanski · Pegasus Yayınları · 201882 okunma