Muşkaralı İbrahim Paşa sadaretinin ilk yıllarında da, biri 1718 Temmuzunda, biri de 1719 Temmuzunda iki büyük yangın olmuştu. İstanbul'da, dolayısıyla Türkiye'de ve hatta dünyada yangına karşı ilk itfaiye teşkilatını bu büyük vezir kurdu. Bir yangın tulumbası icat eden Davud Gerçek Ağa adındaki bir Fransız mühtedisini himaye etti, 1720 yılında, efradı acemi oğlanlarından seçilerek Yeniçeri Asker Ocağı'na bağlı bir Yangın Tulumbacıları Ocağı kurdu, tulumba mucidi Davud Gerçek Ağa'yı da tulumbacılara ağa ilan etti. Toplum kalkınmasını ne kadar çeşitli yollarıyla düşünmüş bir vezir olarak ne büyük başarıdır. Paris'e fevkalade elçi olarak giden Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi, oğlu Said Mehmed Efendi'yi de beraberinde götürmüştü, vezirden bunun için izin isterken İbrahim Paşa, "Götür... Zeki gençtir, oradan nakışlar alıp dönecektir..." demişti. Yanılmadı, bu genç, Paris in kitapçı dikkanları ile matbaalarını dolaşmayı eğlence yerlerine tercih etti, memleketine dönüşünde de matbaacılıktan anlayan Macar mühtedisi İbrahim Müteferrikayı buldu ve beraberce İstanbul da ilk Türk matbaasını kurmaya karar verdiler.
Sayfa 61 - Muşkaralı Damat İbrahim Paşa·Kitabı okudu
III. Ahmed, devrinin büyük yazı üstadı Hafız Osman'dan yazı meşketmişti. Mirahur Camii İmamı Emir Efendi ve Hoca Mehmed Rasim Efendi gibi Türk yazı sanatının büyük şöhretleri bu hükümdarın şahane himayesini görmüşlerdi; hiç tereddüt etmeden kaydedebiliriz ki, Sultan III. Ahmed, devrinin kıymetli hattatlarından biridir, padişah olmasaydı, adı bir hattat olarak yine unutulmazdı. Ayasofya Camii'ne bir, "Re'su'l-hikmetű mehafetullah levhası, anasının Üsküdar'daki camiine de bir "El cennetü tahte akdemi'lümmehat levhası yazıp hediye etmişti, çok kıymetli levhalardır.
Anlamanızı istiyorum ki, madem muhakeme ve bilgelik yoluyla hazdan uzaklaşamıyoruz, o halde sonuç itibariyle uygun olmayan hazza izin vermediği için yaşlılığa büyük saygı duymalıyız. Zira haz düşünceye engel, muhakemeye düşmandır,tabiri yerindeyse aklın gözünü kör eder, erdemle takas edilebilir birşey değildir...
Sayfa 22 - Cato Maior vel De Senectute·Kitabı okudu