Seçimler beklenildiği gibi Ecevit’i iktidara getirmedi. CHP 213 milletvekili çıkarabildi. Salt çoğunluğu yakalayamadı. Türkeş işi büyüttü. Demirel toparlandı. Erbakan kaybetti. Feyzioğlu ve Bozbeyli silindi. Ecevit hükümeti kurmakla görevlendirilmiş
Ecevit, Kıbrıs Savaşı’nın sağladığı prestijle MSP’ye ihtiyacı kalmadığını düşünerek başbakanlıktan istifa etti. Ecevit’in amacı erken seçimle halkta kendisine karşı oluşan teveccühü oya tahvil ederek iktidara daha güçlü gelmekti. Fakat olası bir seçimde Ecevit’in daha da güçleneceğinin farkında olan muhalefet partileri erken seçime yanaşmadılar. (..) Her ne amaçla olursa olsun koalisyonu dağıtmak Ecevit için sonuçlarını hesaba katamadığı bir hamle oldu. “Hata”sını, Cephe hükümetleri karşısında etkisiz kalarak ödemek zorunda kaldı. Aralık 1974 tarihinde AP öncülüğünde MSP, CGP ve MHP’den oluşan I. Milliyetçi Cephe Hükümeti kuruldu (Milliyet, 17.12.1974).
Alıntı
Reklam
12’lerin AP’den ayrılmasıyla MC dağılır ve CHP hükümet kurar.
Gensoru önergesi ile ilgili Meclis görüşmesi 26 Aralık’ta başladı ve önergenin 424 oyla gündeme alınmasına karar verildi. Görüşmeler 29 Aralık’ta tamamlandı ve 31 Aralık günü oylama tarihi olarak belirlendi. Meclis yılın son günü toplandı ve yapılan oylamada verilen 228 güvensizlik oyu ile hükümet düştü. 2. Milliyetçi Cephe’nin ömrü uzun olmamış, sadece 9 ay sürmüştü. Demirel gensoru ile düşen ilk başbakan olurken, Ecevit yaptığı açıklamada, sonucu ‘demokrasinin kökleşmesi’nin bir kanıtı olarak değerlendirmiş ve ‘bunalım başlamış değil, aksine bitmiştir’ demişti.
Alıntı
Hükümet krizi/ Birinci Milliyetçi Cephe hükümeti
18 Aralık’ta AP, MHP, MSP ve CGP liderleri bir toplantı yaptılar ve “belirli görüş ve hedefler etrafında toplanarak beraberce çalışmaya karar verdiklerini” açıkladılar. Dört partiyi ortaklaştıran şey komünizm karşıtlığıydı ve cephenin temelini de bu oluşturacaktı. Ocak ve Şubat ayları boyunca liderlerin görüşmeleri devam ettiyse de hem Korutürk’ün bu dört parti liderinden hiçbirine hükümeti kurma görevi vermemesi, hem de DP’nin desteğinin sağlanamamış olmasından ötürü güvenoyu alınamayacağına yönelik endişe nedeniyle hükümet bir türlü kurulamadı. Bu esnada Korutürk hükümet kurma görevini 1 Mart 1975’te bir kez daha Sadi Irmak’a verdi. Irmak bir girişimde daha bulundu ama iki tur süren görüşmelerden sonra bir neticeye varamayacağını anlayınca 13 Mart’ta görevi bir kez daha iade etti. 19 Mart’ta Korutürk bir kez daha Ecevit’e teklifte bulundu, ancak Ecevit’in teklifi reddetmesi üzerine göre bir kez daha Demirel’e verildi. Demirel yaklaşık bir aylık çabanın sonunda bu sefer hükümeti kurmayı başaracak ve 12 Nisan 1975’te Milliyetçi Cephe hükümeti kurulacaktı. Bu, Ecevit’in koalisyon hükümetini bozarak erken seçime gitme ve tek başına iktidara gelme planının hüsranla sonuçlanması anlamına gelecek, ülkeyi 12 Nisan 1975’ten 5 Haziran 1977 seçimlerine kadar Milliyetçi Cephe hükümeti yönetecekti.
Alıntı
6 Şubat 1974’te böyle büyük iddialarla kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetinin ömrü sadece 7 ay sürdü ve 18 Eylül 1974’te Başbakan Ecevit istifa etti. Bu kısa ömürlü koalisyon hükümeti doğal olarak icracı bir hükümet olamadı, ancak bu dönemde yaşanan iki gelişme Türkiye siyaseti üzerinde gelecek yıllara da yayılacak derin etkilerde bulunacaktı. Bunlardan ilki çıkarılan af yasası, ikincisi de Kıbrıs harekâtıydı. Af yasası ile birlikte 12 Mart’ta cezaevine giren solcular dışarı çıkacak, bu da 12 Eylül’e kadar devam edecek yeni bir sol yükselişi beraberinde getirecekti. Harekâtla birlikte ise Kıbrıs sorunu yeni bir boyut kazanacak ve kronikleşerek günümüze kadar gelecekti.
Koalisyonun dağılmasında en önemli etkenlerden birisi 12 Mart sonrası içeri giren solcuların af yasasından yararlanarak dışarı çıkmasıydı çünkü MSP bunu istemiyordu.
Alıntı
20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış harekatı'na girerken elinde kayda değer bir daha indirme yeteneği vardı. Bu hareket için gereken paraşüt birlikleri ile ulaştırma filoları Kayseri'de toplanmıştı. Bu yeteneğin kazanılma sürecinde 1930'lu yıllar çok önemlidir. Çünkü Türkiye'de paraşütçülük ilk kez o tarihlerde başlamıştır.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam