MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN İBRETLİK BİR ESER.
Puan vermedi·472 syf.··
2026 4. kitabı
(E) TUĞGENERAL MUSTAFA KÖSE’NİN “KURSAK” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ Bordo bereli (E) Tuğgeneral Mustafa Köse generalimin bu kitabı çıktığı günden itibaren okuma listemde idi. Kendisiyle X platformu üzerinden takipleşmeye başladık ve ona iki kitabımı göndermek istediğimi yazdığımda, o da bana kendi kitabını, hayatımda gördüğüm -ancak bir hattatın kaleminden çıkabilecek kalitedeki- en güzel el yazısı ile adıma imzalanmış olarak gönderme nezaketinde bulundu sağ olsun. Kitap elime geçer geçmez hemen okumaya başladım. 471 sayfalık kitabı, 7 Mayıs günü okumaya başlayıp 10 Mayıs günü bitirdim. (“Elbette okurum abicim, ne demek! Dönüş de yaparım en kısa sürede. Sen gönder” deyip hediye aldığı bir kitabı okumayan, bir türlü bitiremeyen, 6 ayda 50. sayfaya gelemeyen, ara ara sorulduğunda; “valla okuyacam abe!” deyip 40 tane mazeret sıralayanlara gelsin…) 1988’de Kulesi Askeri Lisesi’nden, PKK terörünün ve PKK ile amansız çarpışmaların zirvede olduğu 1992 yılında da Kara Harp Okulu’ndan mezun olan sayın generali, kitabın başında kendisini tanıttığı bölümden bir alıntı ile şöyle tanıtayım: “Yurt içinde Cudi, Gabar (Küpeli), Herekol (Yazlıca), Kaval ve Tandır dağları ile Besler Dereler’den Tunceli’nin zirvelerine, Diyarbakır ve Siirt kırsalından Hakkari’nin hudut karakollarına kadar terörle mücadelenin en çetin coğrafyalarında görev yapmış; sınır ötesinde ise Irak’ın kuzeyinde Zaho, Duhok, Erbil, Musul ve Kandil başta olmak üzere kritik operasyonlara bizzat katılmıştır. İran’daki müşterek özel keşif harekatlarında ve Suriye harekat alanında da aktif görevler üstlenmiş; Bosna ve Kıbrıs gibi bölgelerde de stratejik görevler icra etmiştir. Son olarak Şırnak/ Akçay’da konuşlu 6’ıncı Tugay Komutanı olarak görev yapmış; iki yıl boyunca Pençe-Kaplan Harekatı’nı başarıyla sevk
KursakMustafa Köse · Nergiz Yayınları · 20253 okunma
Zihnimizi Geliştirebiliyorsak Şanslıyız Bu Hayatta
Puan vermedi·325 syf.··
2026 9. kitabı
Zeka seviyesi farklılığı olmasaydı canlılar arasında nasıl olurdu yaşanılan ortam? Herhangi bir anda insanın çokta düşünmeyeceği bir konuyu idrak etmemizi sağlıyor yazar. Kıdem farklılıkları zekayla doğru orantılı mı mesela? Zeka seviyemize göre mi mesleklere yerleştiriliyoruz? Bir fırıncı, akademisyenden daha düşük zeka seviyesine mi sahiptir her zaman? Zeki bir fırıncı olamaz mı yani? Kitabı okurken yaşanılan olay örgüsüne dalıp gitmiyorsunuz sadece, sorgulama güdüsü geliyor paralelde. Bir merdivenin basamakları var ve aşağıdan yukarıya doğru yerleştiriliyor insanlar. Peki ya bi anda en alttaki basamağın yeri en üste taşınırsa nasıl olurdu o kişinin hayatı? Alışabilir miydi yabancısı olduğu ortama, konuşabilir miydi aynı dili, yönetebilir miydi kendisini ve cevresindekileri? En önemlisi de mutlu olabilir miydi yüksek zekaya sahip olduğunda? Tanıdık gelen ne kalırdı insanın hayatında;mevcuttaki hayatında var olan kimse artık onun ne dediğini bile anlamazken.. Toplumsal düzen ve ihtiyaçlarımız, en çokta birbirimize yardımcı olmak kavramı için, herkesin seviyesi farklı olsun ki ileriye gitmek çabası ve dürtüsü bitmesin içimizde, yaşam devam etsin. Herkesin zeka seviyesi yüksek olsaydı, kim kime ihtiyaç duyardı ki, yalnızlık içinde yok olup giderdi toplum.
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·136 syf.··
2026 40. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 21:01
Bu manifestonun yazıldığı dönemde olmayanları sıralayalım. sağlık sigortası emeklilik yıllık izin fazla mesai ücreti sendikal haklar ve toplu sözleşme haftasonu tatili iş güvenliği yasaları iş mahkemeleri bedava temel eğitim kıdem tazminatı asgari ücret olanları sıralayalım: 10 12 yaşında çocuk işçiler haftada 80 saat mesai karın tokluğuna çalışma şimdi bugün gelinen noktayı görüp de. karl marx ve engels'in düşünceleri ve yapıtları zırvalıktı ve hiçbir şeye yaramadı, komünist manifesto havada kaldı demek yanlış olur. bu manifesto, işçi ve emekçinin kendi haklarını savunmak için alternatif çözüm üreterek, patron ve sermayeye karşı pazarlık masasına oturabilmesine olanak sağlamıştır. marx öncesine kadar bu beceriksiz ayak takımı koyun gibi güdülmekten başka bir şeyi anlamaz deniyordu. ilk defa marx bir düşünce sistemi öne sürerek işçiye de pazarlık şansı sunmuştur. sanayi devrimi ve adam smith'in ulusların zenginliği eserinde ortaya attığı serbest piyasa tez ise, karl marx ve onun komünist manifestosu kabaca antiteze karşılık gelir. yıllar içerisinde ise batıdaki modern sosyal devlet anlayışı bunların sentezi olarak ortaya çıktı. neyse günümüze gelindiğinde ise ancak hayalperest ya da bağnaz insanlar bir mesela hakkındaki belli bir görüşe körü körüne sarılırlar, makul insanlar ise her fikri dinler değerlendirir ve uygun çözümü sentezler. komünist manifesto da bu yönde insanlığa büyük katkılarda bulunmuştur.
Komünist ManifestoKarl Marx · Can Yayınları · 202416,4bin okunma
Canavarı Bizler mi Yaşattık?
Puan vermedi·422 syf.·
2026 7. kitabı
Spoiler içerir Japonya'dan Almanya'ya tıp okumak adına gelen Kenzo Tenma, alanında uzmanlaşmış ve yeteneğiyle göz önünde bir doktor olmuştur. Herkesin zor dediği beyin ameliyatlarını marifetle çözmüş ve haliyle hastalarınca da sevilmiş, saygın bir konuma yerleşmiştir. Başarılıyla tamamladığı bir ameliyatın akabinde tebrikleri kabul ederken koridorun sonunda ağlayan bir Türk kadını ve çocuğunu görür. Üzülüp geçer ama sonraki gün aynı kadın onun yakasına yapışır ve şu sözleri eder; “O akşam hastaneye ilk gelen benim kocamdı. Eğer onun ameliyatını sen yapsaydın kurtulabilirdi. Onu bana geri ver!” Doktor Tenma her ne kadar hastaların sırasından bihaber olsa da bu sözlerle şok geçirir. Hem onun hiçbir suçu yoktur, çünkü o direktörün talimatını uygulamıştır. Fakat Tenma'nın o an farkında olmadığı ama ileride anlayacağı bir şey vardı; direktörün talimatları daima hastanenin prestiji, imajı olmuştur; yani maddi kazanç. Tenma düştüğü çıkmazdan kurtulmak adına nişanlısına gider. Nişanlısı Eva, hastane direktörünün kızıdır. Derdini anlatınca hiç beklemediği bir tepki de ondan alır; "Bazı hayatlar diğerlerinden daha değerlidir." Sonraki akşam hastaneye ikiz çocuklar getirilir. Erkek olan başından kurşun yemiştir. Kızsa şok içerisindedir. Acil ameliyata alınan erkek çocuk için Tenma müdahaleye hazırlanırken direktörden bir talimat gelir ve hastanenin sponsorlarından sayılabilecek vali ayarındaki bir makam sahibinin ameliyatına girmesini emreder. Oldu bittiye getirilen durum sonrasında kocası ölen kadının söyledikleri aklına gelir ve o anda tüm hayatını değiştirecek kararını verir. Diğer tüm doktorların şiddetli uyarılarına rağmen başladığı ameliyata kaldığı yerden devam eder. Çünkü tüm insanların hayatı bir diğerine eşittir ve hastaneye ilk gelen bu
Monster: The Perfect Edition, Vol. 1Naoki Urasawa · Viz Media · 2014586 okunma
9/10
·448 syf.··
2025 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 00:00
Hayatının nasıl olacağını biliyor musun? İtin, serserinin teki olacaksın, er geç hapse gireceksin. . . İlksöz: Hayat sert, her yaşta. Leoncio Prado Askeri Koleji Lima'da askerlerin idaresinde olan bir okul. Koleje gelen öğrenciler, Peru'daki beş yıllık orta öğretimin son üç yılını burada geçiriyor. Askeri disiplinle birlikte askeri eğitimi de kapsayan yatılı bir eğitim süreci. Kolejden mezun olanlar asker olmuyor ama askeri kurumlarda memur olabiliyorlar. Aslında ailelerin bu okulu tercih etme sebebi bu olanaklar değil de çocuklarının ergenlik süreçlerini disiplin altında geçirerek olgun bir birey olmasını sağlamak ve/veya Peru'nun karanlık sokaklarında kaybolmalarını önlemek belki. Yatılı hele de askeri bir okulun olmazsa olmazı; kıdem. Kolejle tanışan üçüncü sınıf öğrencileri yani çömezler, çaylaklar ya da Leoncio Prado Askeri Koleji'ndeki tabiriyle köpekler çok şanssız, çünkü üst sınıfların her türlü şiddet, taciz hatta cinsel tacizlerine muhataplar. Bu zorbalıkları aşabilen, daha az hasarla atlatan bir grup var, bir çete. Çete ve içinde bulunduğu takım "köpeklik" dönemlerini şiddete şiddetle karşılık vererek atlatmış. Çete ve arkadaşları şimdi son sınıfta, kitap onların bu son yılını, kolejde yaşadıklarını, zaman zaman geriye dönüşlerle aktarıyor. Başlıktaki Kent ne derseniz, o da Lima. Kahramanların haftasonu izinlerinde, kolej dışındaki hayatlarını, orada da var olma mücadelelerini yine geriye dönüşlerle yansıtıyor. Anlatıcıların sürekli değişmesi, kişilerin hikâyelerindeki belirsizlikler metni hem zorlaştırıyor hem de değerini arttırıyor. Ama rahat olun, akıp gidiyor kitap. Llosa'nın 23 yaşında yazdığı bu ilk roman, kendisinin de bu kolejde bir süre eğitim görmesi nedeniyle otobiyografik ögeler ve anılar taşıyordur şüphesiz. Belki sert, şiddet ve taciz
Kent ve KöpeklerMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 201924 okunma
velev kâne yüz seksen
Puan vermedi·63 syf.··
2025 77. kitabı
*Selef ve muhaddislerden bazıları imanı şöyle tarif etmişlerdir : Kalbin tasdiki, dilin bu tasdiki ifade ve ikrar etmesi, inanılan ve söylenilen şekilde İslam'ın esası olan rükünleri işlemektir." * İhsan nedir? Sahibini hayatının her safhasında te'siri altında bulunduran iman "ihsan" şeklinde ifade edilmiştir. *İman; Allah'a (cc), ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ölüme ve ölümden sonraki hayata, cennete, cehenneme, hesaba, mizana, hayır ve şer kaderin hepsine inanmaktır. *Allah (cc) sıfatları Subuti sıfatlar: Hayat, İlim, Semi, Basar, İrade, Kuvvet, Kelam ve Tekvin Zati sıfatlar: Vücud, Kıdem, Bekaa, Vahdaniyyet, Muhaleftü'n-lil-Havadis (yaratılan hiç bir şeye benzememek), ve Kıyam bi Nefsihi (başka hiç bir şeye muhtaç olmamak) Amel-i salih, imanı koruyan bir siper gibidir. Amel-i salih olmadan iman tehlikeye girer.
İmanMehmed Zahid Kotku · Seha Neşriyat · 19848 okunma