Hem duygusal hem sarsıcı bir roman Kadın dayanışması, fedakârlık ve umut çok güçlü yansıtılmış. Ağlatıyor ama içini de ısıtıyor. Gerçekten etkileyici bir yolculuk
Afganistan’ın karışık ve zor yıllarında, iki farklı kadının hayatı kesişiyor: Meryem ve Leyla. Meryem, evlilik dışı bir çocuk olarak doğmuş, sevgisiz büyümüş ve daha küçük yaşta Raşit isimli bir adamla evlendirilmiş. Hayatı hep sabır ve yalnızlıkla geçmiş.
Yıllar sonra, şehirde yaşayan genç ve umut dolu Leyla, savaşta ailesini kaybediyor. Yaralı haldeyken Meryem’in evine sığınıyor. Raşit, onu da eş olarak alıyor. Bu durum başta iki kadını birbirine düşman ediyor. Ama zamanla, yaşadıkları acılar onları birbirine bağlıyor. Artık birbirlerinin ablası, kardeşi, sığınağı oluyorlar.
İkisi birlikte, Raşit’in şiddetine karşı dayanıyor, çocukları için umutla ayakta kalmaya çalışıyorlar. Birlikte kaçmayı deniyorlar, ama başarısız oluyorlar. Tam her şey bitti derken, Meryem büyük bir fedakârlık yaparak Leyla’nın ve çocuklarının özgür olmasını sağlıyor.
Leyla, sonunda sevdiği adama kavuşuyor, çocuklarıyla birlikte yeniden bir hayat kuruyor ama Meryem’in yokluğu kalbinde bir iz olarak kalıyor... Ah Meryem bende de bir iz olarak kalıyor, keşke keşke hayallerini gerçekleştirebilseydin. Kitabın sonlarına doğru Leyla da mutlu olmayacak diye korkuyordum neyseki o kısım güzel bitti