Bu iğdiş edilmiş umutların, sonu gelmiş başlangıçların, gaflar ve yenilgilerin failleri kimdir?
Mən dünyada ədalət divanı adına bir şey tanımıram. Hamısı yalandır! Yalan deyir Şiller! Mən yenə ancaq bu zavallı xalqı tanıyır, ona müraciət edirəm. Ona təslim oluram. Son söz onundur. Qoy o söyləsin: kimdir müqəssir Yaşadaraq öldürən, öldürərək yaşadan, sevərək parçlayan, parçalayaraq sevən əliqanlı səfillər padşahı Oqtay Eloğlumu? Bu zavallı, günahsız yavrumu? Əsli mühitin bu gülünc heykəlimi? Və yaxud alman dahisi böyük Şiller özümü?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hüznüme giden yola yalnız olarak çıkmıştım. Fakat beni bu sessiz karanlıkta takip eden kimdir?
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Alıntı
Köklerimiz ile Yüzleşince Ters Meme İnek Tepesi ile Karahantepe Arasında Kuruldu Bağ Biraz daha varlığı sarsmanın sırası geldi. Azgınlık da ivmeyi zaman daraldıkça artırıyor. Ne olacak diye seyirci olarak boşu boşuna seyirci mi kalacaksınız? Adam oğullarını başlangıç olarak atlayıp peygamberler şehrini ortadoğu da dinler üreten bir anlayışa hapsedenler Urfa Göbekli tepe de tarih oldular. Varlığın başlangıçı kimdir sorusunun yanıtını Anadolu'nun sırlanmış toprakları adeta haykırarak söyledi dile getiremediler. Göbeklitepe de gizli gizli ayinler yaparsak kendimizi buraya da yama yaparız diye bir hikayeye başvurunca Anadolu da olanlar oldu. Girdikleri çıkmazdan o gün bugündür geriye dönemediler. Hakikati taşa yazmış atalarım algı ile hakikat değişebilir mi diye hesap hatasını yine yüz yıl önce olduğu gibi yaptılar. Kayaların oğullarına çarpınca bir kozmik tufan da daha çarpıldılar. On iki bin yıl önceden bu çağa saklanmış zaman kapsülü T taşlar bize ne anlatıyorlar? Bugüne kadar ki tüm bilgiyi yerle bir etti varlığın başlangıç noktası. On iki bin yılın öncesi daha neler neler söyleyecek? Varlığı verene şükret ki tohum toprak ile buluşup seni doyursun. Neden Anadolu gibi bir bereket coğrafyasında aç kalma korkusu yaşıyorsun? Hiç bunu düşündün mü? Neler yaşadı neler gördü tümünü iyisi ve kötüsü ile içine gömdü Anadolu o zaman kapsülü T taşlarını kiminle içine hangi sırlar gömdü sakladı? Doğanın ve yaşamın tüm paydaşlarının taşlar üzerine kazınmış halleri tufanın habercisi mi? Kalıntısı mı? O çağı küçümseyen kibir abidesi bilim hala ilim ahlakından uzak bir anlayış ile konuşuyor mu? Toprak sırrını açık ettikçe daha neler neler söyleyecek bize, biz olmamız için. Biz kimiz? Köklerimiz kadim bilgelik sırlar ile bize neler demişler tam anlayabildik mi? Hiç
Hayata Dair
Kelimeyi Tevhid
Kur'ân-ı Kerim'de Mekkeli müşriklerin Allah (cc) hakkındaki itikadları tafsilatlı bir şekilde anlatılmaktadır: "De ki: 'Size gökten ve yerden rızık veren kimdir? Kulakların ve gözlerin sahibi kimdir? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkartan? İşleri çekip çeviren/yöneten kimdir?', 'Allah'tır' diyecekler. De ki: 'Öyleyse korkup sakınmaz mısınız?' (10/Yunus,31) "De ki: 'Eğer biliyorsanız (söyleyin) yer ve içindekiler kime aittir?', 'Allah'a aittir. diyecekler... De ki: 'Öğüt almaz mısınız?' De ki: 'Yedi göğün ve büyük arşın Rabbi kimdir?', 'Allah' diyecekler... De ki: 'Korkup sakınmaz mısınız?' De ki: 'Her şeyin mülkünü/yönetimini elinde bulunduran kim? O her şeyi koruyup himaye ederken, kendisine karşı kimsenin himaye edilemeyeceği kimdir? Şayet biliyorsanız (söyleyinle büyüleniyor (şirkle aldanıp hakka karşı geliyorsunuz)?'(23/Mu'minûn,84-89) "Onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş'i ve Ay'ı kim emrinize amade kıldı?' diye soracak olsan kesinlikle: Allah!' diyecekler. O hâlde, nasıl oluyor da (tevhidden şirke) çevriliyorlar?" (29/Ankebût,61) "Onlara: 'Gökten su indirip ölümünden sonra yeryüzüne hayat veren kimdir?' diye soracak olsan kesinlikle: 'Allah!' diyecekler. De ki: 'Allah'a hamd olsun. Bilakis, onların çoğu akletmezler." (29/Ankebût,63) Bu ayetlerden yola çıkarak Mekkeli müşriklerin Allah (cc) hakkındaki itikadlarını şöyle özetleyebiliriz: Onlar; yaratan ve öldürenin, rızık verenin, kâinatın işlerini düzenleyenin, duyu organlarını elinde bulunduranın, yedi kat gök ve arşın sahibinin, her şeyin anahtarını elinde tutanın, koruyan fakat korunmaya ihtiyacı olmayanın, Güneş ve Ay'ı elinde tutanın, yağmuru yağdıran ve ekini çıkaranın Allah (cc) olduğunu biliyorlardı. Fakat buna rağmen İslam'a girmiş kabul edilmediler. Peygamberimiz (sav) onlarla savaştı
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Din
Yetimdir şu gönlüm, Bundandır tüm sessizliğim, Bir harabe yığınıyım... Deprem anında yere serilirim.. Bu vakitsiz bir yıkımdır... Enkazın altında ölen kimdir? Yoksa, yoksa bu ben miyim? Kendimi dahi tanıyamıyorum.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Şiir