DOĞA AHLAKİ DEĞİLDİR
Bireylerin sürülerinden uzaklaşması durumu pek çok hayvanda benzer şekilde görülür. Özellikle çiftleşme dönemi geldiğinde bulunduğu grubun belli üyeleri farklı topluluklara yönelir. Bu davranışın temel amacı, ensesti yani yakın akraba çiftleşmesini önlemek dolayısıyla genetik çeşitliliği korumaktır. Bu durum ise evrimsel biyolojinin en hayret verici noktalarından biridir. Çünkü görünüşte bilinçli gibi davranan bu durum aslında sadece doğal seçilimden doğmuş bir adaptasyondur. Hayvanlar “anneyle çiftleşmeyeyim” diye düşünmezler. Ancak doğal seçilim, tesadüfi olarak yakın akrabayla çiftleşmeyen bireylerin soyunun daha sağlıklı olduğunu fark ettirir. Bu durumsa sonuçların seçilim üzerindeki etkisiyle ortaya çıkar. Yakın akrabayla çiftleşenlerin yavruları daha zayıf olur, hastalıklara daha açık ve bağışıksız hale gelir. Hatta yavrular ölü doğar. Buna karşılık farklı gen havuzlarından gelen eşlerle çiftleşenlerin yavruları daha güçlü olur ve hayatta kalma olasılığı artar. Evrimsel biyoloji bu şekilde işler ve doğal seçilim sadece güçlü soyları korur. Uzun vadede, ensest eğilim göstermeyen, yani tesadüfen sürüden uzaklaşma eğilimi olan bireyler daha çok yaşar. Böylelikle de daha çok ürer. Bu davranışı destekleyen genler, nesilden nesile aktarılır ve böylece sürüden uzaklaşma eğilimi popülasyonda aslında bilinçliymiş gibi yayılır. Doğada bu süreç sanki akıllıca planlamış gibi görünür, ancak aslında bu, milyonlarca yıl süren deneme-yanılma ve elenme sürecinin bir ürünüdür. Sürüden ayrılma davranışı öğrenilmez; genetik olarak kodlanmış bir içgüdüdür. Bu içgüdü, milyonlarca yıllık doğal seçilim sürecinde ensesti önleyen bir adaptasyon haline gelmiştir. İnsan türü de tıpkı diğer memeliler gibi, yakın akraba çiftleşmesinin genetik zararlarını evrimsel süreçte öğrenmiştir.
Evrim
Kadın ve erkek arasındaki ilişkinin metafizik temellendirilmesi
Kadın ve erkek arasındaki ilişkinin metafizik temellendirilmesi Aristotales ruh gittiğinde bedenin hükmü kalmaz.Ruh sonsuz cisim sonludur der. Aristo ve descartesin dediği gibi ruh bedeni idare eden genel bir ruhtan ve fikirden oluşur.Ruh kadında ,fikir ise erkekte vardır.Aristoya göre kadınlar eksik erkeklerdir.Fikir cevheri eksiktir. (kadınlar büyük işler için yaratılmamıştır.-Arthur scopenhauer) Peki sizce gerçekten böyle mi Benim kabul ettiğim Muhyiddin İbnül arabinin görüşüdür.Kadınlar fikir bakımından 1 derece eksiktir fakat Kadının gücü erkekten daha büyüktür. Fikirde bir cevherdir kadın fikir cevherinde eksiktir.Genel cevherde kadın daha üstündür. Nitekimki imamı rabbani kadına verilen esmalarda özellikle ez Zahir esmasında eriyip gittiğini söylüyor.Bir ateş düşünün bu ateş seni yakıyor. Halbuki bu ateşin aklı yok fikri yok. (FikirXHayal gücü arası geçişle bu değişimi azsonra anlatıcaz) İşte kadının gücü de öyledir. Zeka dediğimiz şey hayal gücü X fikirden oluşur.Biri 0 olursa zeka yine oluşmaz. Hayal gücü kadında fikir ise erkekte vardır.Einstein zekanın gerçek gücünün hayal gücü olduğunu söyler Kant ise eğitim üzerinederoman kitaplarının hafızayı zayıflattığını anlatır john locke ise şöyle bir itirazda bulunur. Hayal gücü inandırmada güçlü olsa bile fikir olmadığı zaman kendini kandırmaktan başka işe yaramaz.Bu fikre göre Kadının daha zeki olduğunu ama kendilerini kolay kandırdıklarını söylemek mümkün.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Beynin Ödül Sistemi Nasıl Çalışır? Ödül sistemi, beynin hayatta kalmayı ve öğrenmeyi yöneten temel ağlarından biridir. Bu sistemin ana kimyasal habercisi dopamindir; dopamin “mutluluk hormonu” değil, motivasyon ve beklenti sinyalidir.
"Beyin kökünden çıkıp bağırsaklara kadar inen devasa bir sinir otobanı vardır: Vagus Siniri. - İlginç olan şudur: Bu sinirdeki liflerin %90'ı bağırsaktan beyne bilgi taşır, beyinden bağırsağa değil. - Bağırsaktaki bakteriler, bu siniri elektriksel olarak uyararak beyne "Tehlikedeyiz (anksiyete)" veya "Her şey yolunda (huzur)" sinyalleri gönderir. Mutluluk hormonu olarak bildiğimiz Serotonin'in yaklaşık %90-95'i beyinde değil, bağırsaklarda üretilir. - Bağırsak bakterileri, triptofan adı verilen amino asidi işleyerek serotonine dönüştürür. - Eğer bağırsak floranız bozuksa (disbiyozis), yeterince serotonin üretilemez. Bu durum, beyindeki kimyasal dengeyi bozar ve depresyona zemin hazırlar. Yani depresyon, bazen kafada değil bağırsakta başlar."
Mutluluk bir duygu değil, bir kimya karışımıdır Dopamin + serotonin + oksitosin + endorfin Bu dört kimyasal birlikte mutluluk hissi oluşturur.
Beyin
Kendi Kalemimden!
Gözyaşlarının Gizli Kimyası: Ağladığında Bedeninde Neler Oluyor? 😢🔬 "Gözyaşların sadece su değil; bir kimya laboratuvarı. Ve her bir damla, ruh halinin kimyasal bir imzasını taşıyor. Mutlulukla acının gözyaşları asla aynı değil. İşte nedeni... #DuygusalKod #GözyaşıBilimi" Gözlerinizden süzülen o ilk damla, sandığınızdan çok daha fazlasını anlatır. Sadece bir tepki değil, vücudunuzun en sofistike kimyasal iletişim biçimlerinden biridir. Bilim bize üç farklı gözyaşı tipinden bahseder ve bunlardan en gizemlisi, ruhumuzun derinliklerinden filizlenendir. 1. Bazal Gözyaşı: Görüşünüzün Sessiz Koruyucusu 👁️ Bu,gözlerinizin farkedilmeyen kahramanıdır. Sürekli salgılanan su, yağ ve mukus karışımı, korneanızı kurumaktan koruyan görünmez bir kalkandır. Onsuz, dünya bulanık ve acı verici bir yerdir. 2. Refleks Gözyaşı: Biyolojik Savunma Hattı 🧅🔥 Soğan doğrarken ya da duman altında kaldığınızda akan gözyaşı budur.Amacı basit ve hayati: Tahriş ediciyi hızla uzaklaştırmak. İçeriği neredeyse saf sudur; acilen "temizlik" yapar. 3. Duygusal Gözyaşı: Ruhun Kimyasal Aynası 🖤 İşte asıl büyüleyici olan,Galen'in kolundaki sargı bezine bıraktığı ve bizim de her döktüğümüzde salgıladığımız bu gözyaşlarıdır. Bu damlalar, sıradan bir su birikintisi değil, bir "stres kokteyli" dir. 🔍 İçinde Neler Var? Diğerlerinden farklı olarak,duygusal gözyaşlarının içeriğinde: · ACTH Hormonu: Stres anında böbreküstü bezlerinizi uyaran, vücudun "alarm" hormonu. · Enkefalin: Doğal, vücut yapımı bir ağrı kesici. Vücudunuzun kendi morfin gibidir. Bu nedenle "Ağla, rahatlarsın" cümlesi bilimsel olarak doğrudur. Ağladığınızda, vücudunuz fiziksel ve duygusal acıyı dindirmek için bir dizi kimyasal salgılar. Bu, bir arınma, bir biyokimyasal reset mekanizmasıdır. 💡 Ve en çarpıcı gerçek:
1000Kitap