Puan vermedi·536 syf.··
2026 105. kitabı
okudukça beni içine çeken bir hikayeyle karşılaştım. Yeraltı edebiyatı başlığı altında değerlendirilebilecek tarzda bir eserdi. İçinde yaşadığımız dünyada olanların açık seçik anlatıldığı aslında okurken gerçekliğinden şüphe duymadığımız şeylerle yüzleştirdi beni. Sevgiyi, kini, acıyı, öfkeyi, pişmanlığı doruklarda yaşıyorsunuz. Ben çok keyif alarak okudum. Okumayı düşünenlere keyifli okumalar dilerim
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 03:23
Günday yine yapmış yapacağını. Sansürsüz dili ve insanın,ahlak kavramının sınırlarını zorlayışı kitabı okuduğum esnada hem beni dehşete sokuyor hem de düşünmeye sevk ediyor. Yazarın dili, benzetmeleri, karakterlerin iç dünyasına ait tasvirleri edebi bir tatmin duygusu oluşturuyor. Hikaye sert. Her zamanki gibi. Bazen “bunu da yazmazsın be adam” diye geçirdim içimden, özellikle de Derdâ’nın hikayesinde. Kinyas ve Kayra’dan aşina olduğumuz iki karakterin ayrı ayrı ve beraber yaşantılarını konu alıyor diyebiliriz kısaca. Ağır konusuna rağmen oldukça akıcı ve merak duygusunu canlı tutmayı başarabilen bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bir de Günday’ın hikayeye giren yan karakterlerin sonlarını muallakta bırakmamasını çok seviyorum. Kitap akışında beni rahatsız eden tek bir şey oldu o da başlarda tesadüflerin şaşırtırken sonlara doğru kabak tadı vermeye başlaması. Tüm olayları ve kişileri tesadüf eseri birbirine bağlamış yazarımız, ilk birkaçında okuma hazzı verse de her şeyin bu denli tesadüfi olması hikayenin gerçekçiliğinden götürmüş, insana gerek var mıydı dedirtiyor.
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İçimizdeki Bastırılmış Karanlık
Puan vermedi·536 syf.··
2026 2. kitabı
İnsanın içindeki aydınlık ve karanlığın, var olma çabası ile mutlak hiçliğin efsanevi savaşı. Ahlak kavramını ve sınırları baştan aşağı sorgulatan, rahatsız edici ama bir o kadar da gerçek bir yeraltı edebiyatı şaheseri. Psikolojik derinliği okurken adeta dibe çekiyor. Özellikle Kayra'nın halleri, insanın alkollüyken ortaya çıkan o bastırılmış, sakladığı çirkin ve vahşi tarafının vücut bulmuş, sürekli var olan hali gibiydi.
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
8/10
·536 syf.·
2026 238. kitabı
Selamm arkadaşlar … Sonunda Türk edebiyatında her babayiğidin cesaret edemeyeceği cinsten çiğ, maskesiz ve insanlığın tüm o karanlık, hayvani dürtülerini suratımıza sol kroşe gibi indiren çok özel bir yeraltı manifestosun daha sonuna geldim. Hakan Günday’ın daha yirmili yaşlarının başında zihnindeki tüm o varoluşsal öfkeyi kusarak yazdığı bu kitap, özellikle din, toplum ve sistem üzerine kurduğu o beyin yakan felsefi teorilerle (o meşhur Adem-Havva mevzusunda olduğu gibi) okuru adeta kendi zihniyle kuşkuda bırakacak kadar güçlü argümanlar içeriyor… Bir tarafta hiçliğin dibine çöken Kayra ile diğer tarafta her şeye rağmen hayata tutunmaya çalışan Kinyas’ın o muazzam çatışması, modern insanın içindeki o devasa iki kutbun kusursuz birer yansımasına dönüşüyor. Ancak yiğidi öldürüp hakkını yediğimizde(!), kitabın o 600 sayfalık devasa gövdesinde görmezden gelinemeyecek ciddi defolar ve "ilk kitap" günahları da sırıtmıyor değil hani.:)) Özellikle Afrika ve Amerika maceralarında vites arttıran bazı abartılı şiddet sahneleri yer yer "En psikopat benim" diyen zorlama bir ergen hezeyanına göz kırparken, birbirini tekrarlayan o uzun "insanlıktan tiksinme"ifadeleri de beni yordu… Ha bir de Kayra’nın tüm bu dünyayı yakma arzusunun arkasında dünyayı gezecek maddi lüksünün olması, mevzuyu hayatın gerçek sillesini yememiş bir "tuzu kuru" gibi gözükse de gözüme roman, o finalde tokat gibi hesaplaşmasıyla tüm bu günahlarını affettirmeyi ve her yaşta bambaşka tatlar bırakacak kült bir deneyim olmayı yine yeniden sonuna kadar başardı. Özetle bu kitap, hayatın ve sistemin parlatılmış yalanlarından sıkılan, sıradan maceralar yerine okuru zihnen hırpalayıp bittiğinde derin bir sessizliğe gömen hırçın bir deneyim arayan ve insanlığın en çıplak karanlığıyla yüzleşmeye cesareti olan
Alıntı
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 11:36
Henry Chinaski. Aman aman düşman başına denilen bir çocuk Evet, böyle bir çocuk ama onun böyle bir çocuk olmasına neden olan olayları da görmezden gelirsek dilsiz şeytan oluruz İşsiz bir babası, düşük maaşla çalışan bir annesi var. Babasının üzerindeki etkisi büyük. Babasıyla arası pek iyi sayılmaz Henry’nin. İşsiz olduğu anlaşılmasın diye evden her sabah aynı saatte bir tuhaf adam. Yıldızı hiç barışmıyor babasıyla. Haliyle biraz sakıncalı piyade oluyor bizim eleman. Okurken Hakan Günday, kinyas ve kayra kıtabını hatırlattı, biraz öyle bir hayatı oluyor. Sokaklar, başarısız okul hayatı, sivil hayat kavga gürültü, karşı cinse karşı sapkın hareketler. Argo anlatım biraz rahatsız edici bilginiz olsun. Sonra vay Bilgin bu kitabımı önerdi oku diye bana gündüz gözüyle beddua etmeyin. Ne demiş, kim demişti ya neyse, demiş işte. Bela döner dolaşır sahibini bulur. Bilimsel olarak çok doğrulanamadı ama olsun Okunur diyorum. 10/8 mi 10/7 sanırım ya ✯Bellisperennis✯ tavsiye için teşekkürler
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma
içimde sigarasını yakıp oturan kitap
Puan vermedi·536 syf.·
2026 45. kitabı
Bazı kitaplar insanın karşısına yalnızca okunmak için çıkmaz, daha ilk sayfadan itibaren insanın içinde kilitli tuttuğu, başkalarına göstermediği, hatta çoğu zaman kendisinden bile sakladığı karanlık odalara doğru yürümeye başlar. Kinyas ve Kayra benim için tam olarak böyle bir kitap. Hakan Günday bu romanda yalnızca iki karakterin düşüşünü, savruluşunu ya da dünyayla arasına koyduğu mesafeyi anlatmıyor; insanın yaşamakla, düşünmekle, hatırlamakla ve var olmakla kurduğu o hastalıklı bağın içini açıyor. Bu yüzden Kinyas ve Kayra’yı sıradan bir yeraltı romanı gibi okumak bana her zaman eksik gelmiştir. Bu kitapta asıl mesele kirlenmek değil, insanın kendi kirini ne kadar taşıyabileceği; düşmek değil, insanın düştüğü yeri zamanla yurdu sanmaya başlamasıdır. Kinyas, bütün öfkesini dünyaya doğru savuran, kendi varlığını hareketle, kaçışla, bedenle, eylemle ve yıkımla doğrulamaya çalışan taraf gibi duruyor. Onun içinde dinmeyen bir huzursuzluk var. Bir yerde kalırsa çürüyeceğini bilen, fakat nereye giderse gitsin kendi içindeki karanlığı da yanında taşıdığını fark etmek istemeyen bir insanın öfkesi bu. Kinyas’ın trajedisi biraz da burada başlıyor. Hayata saldırdıkça hayattan intikam aldığını sanıyor, oysa her saldırısında kendi içindeki boşluğu biraz daha büyütüyor. Onu güçlü yapan şey cesareti değil, vazgeçmeyi bile bir saldırı biçimine dönüştürebilmesi. Kinyas, dünyanın üstüne yürüyen ama aslında kendi içinde açılmış uçurumun kenarında bağıran adamdır. Kayra ise daha içe dönük, daha zehirli, daha zihinsel bir karanlığın temsilidir benim gözümde. Kinyas dünyayı tüketerek yok olmaya çalışıyorsa, Kayra düşünerek, hatırlayarak, kendi bilincinin içinde boğularak yok olur. Onun acısı daha sessizdir ama daha derine iner. Kayra’nın dünyasında yaşamak, katlanılması gereken kaba
1000Kitap
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma