Belki de, hayat yeterince uzun değildir aşık olabilmek için. Belki bin yıl yaşayacağımı bilseydim, bir karakterim olur ve ona göre birilerini sever, geri kalanlardan nefret ederdim.
Ben yirmi bir yaşıma kadar hiç hata yapmamıştım, ama mutluluğu da bulamamıştım. Çünkü kurulan hiçbir mantıklı denklemde yer almayacak kadar garip düşünceler geziyordu içimde. Sonra bir sürü hata yaptım. Yüzlerce. En küçüğünden en büyüğüne kadar. Birçok zaman teğet geçtim mutluluğa. Belki daha az düşünseydim, dokunabilirdim o sürekli duyguya ama mutluluğun, tatmin olmanın bir göz kırması kadar kısa sürdüğünü anlamam zor olmadı. Uğruna hatalardan kaçınılacak bir bok değildi mutluluk!