biz öyle bir nesiliz ki
bize
boş yere madalyalar verdiniz.
biz öyle bir nesiliz ki
bize
kasklar, dirseklikler, dizlikler giydirdiniz.
biz öyle bir nesiliz ki
bize,
sansürlenmiş CD'ler ve "Ebeveyn Denetimli"
filmler seyrettirdiniz.
biz öyle bir nesiliz ki
bizi yıllarca aşırı korumacılıkla büyütüp
sonra kurtların önüne attınız.
şimdi öyle bir durumdayız ki
sadece kahveyle
ve üç saatlik uykuyla yaşıyoruz.
biz öyle bir nesiliz ki
üniversite diplomalarımızla
asgari ücretli işlerde çalıyoruz.
biz öyle bir nesiliz ki
kıt kanaat geçinmeye yetecek kadar
para kazanıyoruz.
biz öyle bir nesiliz ki
Merhamet ve acımasızlık her zaman içimde birbirinin ayağına basmadan dans etmişti ama dönüp durdukları müziği biliyordum ve kalpsiz olmak yerine bir kalbimin olmasını tercih ederdim.