Bugün Kerkük Türkleri dediğimiz 1.000.000 Irak Tür-kü'nün mukadderatı ile ilgilenmek millî görevimizdir. Çünkü altı yıl önce, 14 Temmuzda bu Türklere karşı giri-şilen kırgın hareketi, Irak Türkleri'nin asla emniyet altında bulunmadıklarını gösteren korkunç bir delildir. Bir yan-dan İsrail'e yenilmesinin suçunu Türkiye'ye yüklemeye çalışarak Türk düşmanlığını millî siyaset haline getiren Arap devletlerinden biri olan Irak, öte yandan Moskova'da yetiştirilmiş önderleriyle komünist düşüncelerini benim-seyen ve bağımsız devlet hayali ardında koşan iptidaî Kürtler bu 1.000.000 Irak Türkü'nü yok etmek için fırsat bekliyor. Bu Türklerin, Irak'ın petrol bölgelerinde yaşa-maları da hem önemlerini, hem de kendilerini tehdit eden tehlikeyi arttırmaktadır.
Bir bunu düşünüyorum işte bir bunu
Bir doyurgan yalnızlık geliyor aklıma yerimde duramıyorum
Dağbaşı yalnızlığı değil su kenarı yalnızlığı değil bir şehir yalnızlığı, boşluğu, ancak istekle takılan gerdanlıklar gibi boyunda göğüste pırıl pırıl, bizi yiyen geliş gidişlere sokak gecelerine kötü aşklara karşı kuşanılmış bir yalnızlık, ye niden doğurganlığımızı hazırlayan hatırlatan kırgın belki ama gitgide bizi hem kendimize hem insanlara iteleyen bir yalnızlık
Şimdi sen gelsen
Dağ suları gibi incecik
Kırılıp dökülen
Uçarı gülüşünle sen
-Hep öyle hayata barışık-
Çıkıp gelsen...
O bengi sularda ben
-O serin, o gökçe mavilerde-
Şu büyük kent yorgunu
Örseli, kırgın
Lime lime yüreğimi
Dinlendirsem...
Bir daha hiç mi hiç
Gitmesen....