Aydaaa •́⁠ ⁠ ⁠‿⁠ ⁠,⁠•̀
📍Həyatın 29 xoşbəxtliyi 1) Təzə yataq örtüyü sərilən yatağa yatmaq üçün uzanmaq. 2) 3 və daha çox ard-arda asqırmaq. 3) Ayaqları suya salıb hərəkət etdirmək. 4) Çox xoşuna gələn bir kitabın hələ oxunmamış çox səhifəsi qaldığını hiss etmək. 5) Sürüşmək və yıxılmamaq. 6) Ayaq barmaqlarında qumu hiss etmək. 7) Gözlədiyin bir sms-in gəlməsi. 8) Çox real olaraq yaşadığın qorxunc yuxudan ayılıb bunun yuxu olduğunu başa düşmək. 9) "Pirojki", "bulka"-nı başlanğıc hissəsindən dişləmək. 10) Təzə alınmış elektron bir cihazın ekranından qoruyucu örtüyü çıxarmaq. 11) Tanımadığın insanların səni bayram münasibətilə təbrik etməsi. 12) Soyuq halda ikən girdiyin yatağının nəhayət isinməsi. 13) Unutduğun köhnə parolunu qəfil olaraq dəqiq yazmaq.
Hayata Dair
Derin tarih ağustos 2014 bağırıp çağırmak, birbirini karalamak ve toplumdan dışlamak sadece görüşe göre kötü anlamının güçlenmesi ve yayılması Bu hoşgörüsüzlüğün başlangıcını oluşturur. Şeytanlara da bu gerekir! Dostoyevski Eski kitap kokusunu sevenler eski dergi kokularınıda seviyormu acaba sizce ayda ne kadar harcamalıyız kitap alışverişlerine ben ayda 500 tl harcıyorum genelde nadir kitaptan alışveriş yapmaya o eski dergilere okumak o kadar derin bir okyanuski bazen insan içinde boğuldum zannediyor insan sevince daha fazla o işle meşgul olmak o işi daha fazla yapmak istiyor ama kendimi daha çok kasarken efendimiz SAV koşuyor yardımıma ve diyorki her harf bir sevap hrr elif bir harf yani yavaş yavaş hece hece okuyalım çünkü bir işi ne kadar çok yapmak istesekte çok okuyunca iş bitmiyor derin tarih ağustos 2014 sayısı genel yayın yönetmeni Mustafa Armağan filistin için şunu diyor filistin 70 yıldır bir kafes açık hava hapisanesi insanlar sıramızın gelmesini bekliyoruz diyorlar evet Mustafa Armağanın Gazze ölümle yüzyüze yaşayan insanların ülkesi ingiliz ve fransızlar 1945 ten beri işgal ettiği bu ülkeyi dünyanın gözü önünde işgal edip milyonlarca çocuğu bombalarla paramparça etmişti bu ayki sayıda Armağan bey bizleri soylu bir direnişe ulu sultan Abdulhamidin mücadelesini okumaya davet ediyor dostoyevskinin dediği gibi birbirimizi karalamak sadece şeytanları memnun eder kötüye güç verir Filistinden tek toprak parçası satmam Siyonizm emperyalizmin gülünç bir taklididir siyonizm ve emperyalizm aynı sülaleden gelen aynı ihtiyaçlardan doğan bir düşünceler ailesi Edward Said Abdulhamid han siyonizm ile savaşırken şunu söylüyordu filistinden bir karış dahi toprak vermem osmanlı dağılırken ingilizler paylaşım plânlarına başlamıştı ve ilk sözü Yahudilere filistini vaad
Dergi
Reklam
Ruhunuzun İhtişamını İnşa Edin
Julian'ın, "Zenginlik, dünyevi mallarla ölçülen bir servet değildir. Asıl zenginlik, ruhun ihtişamını inşa etme cesaretine sahip olmaktır" sözü, yola çıkış noktamız olsun. Bu, tıpkı Santiago'nun hazine peşinde çıktığı yolculukta asıl hazinenin kendisindeki dönüşüm olduğunu keşfetmesi gibidir. Siz de bir gün, belki de en meşgul olduğunuzu düşündüğünüz bir anda, içinizde bir boşluk hissedebilirsiniz. Dışarıdan "başarılı" görünen hayatınızın, içinizde yankılanan bir anlamı kalmadığını fark edersiniz. İşte o an, Julian'ın Himalayalar'a veya Santiago'nun çölü aşmaya niyetlendiği andır. Bu, korkunun değil, cesaretin çağrısıdır. Paulo Coelho'nun dediği gibi, "Kalbiniz tüm evrenin kendisidir. Onu dinlemek, dünyanın ruhunu dinlemektir". Bu sese kulak verdiğinizde, hayatınızın kontrolünü kaybettiğiniz yalanına inanmaktan vazgeçersiniz. Artık zihninizin gürültüsünden sıyrılıp, "gülün kalbine" bakarak sessizliğin sesini duyma zamanı gelmiştir. Bu basit bir meditasyon, bir nefes molası veya sadece anda kalma pratiğidir. Zihninizi, istilacı otlardan arındırıp, güzel çiçekler yetiştireceğiniz bir bahçeye dönüştürmenin ilk adımıdır. 🧭 Kişisel Efsanenizin İzinde Her birimizin izleyeceği bir "Kişisel Efsane" – yani ruhumuzun derinlerinde yatan amaç – vardır. Bu efsane, bize özgü bir şarkıdır ve onu duymak için cesarete ihtiyacımız vardır. Robin Sharma'nın "Kendiniz olma cesaretini gösterin" sözü tam da bunu anlatır. Julian'ın sattığı Ferrari, toplumun bize dayattığı başarı ve statü sembollerinden vazgeçişin bir metaforudur. Santiago'nun rahatını terk edişi gibi... Bu iki kitabın öğretileri, hayat yolculuğunuzda size rehberlik edecek bir pusula niteliğindedir. Aşağıdaki tablo, bu iki farklı sesin nasıl uyum içinde aynı hakikati söylediğini göstermektedir. Ferrarisini Satan
Hayata Dair
Mutlak Sonsuz Mutlak Olan'dan Kamil İnsana
Mutlak Sonsuz Mutlak Olan'dan Kamil İnsana ‎Cevat ORHAN ‎Giriş ‎Evrenin varoluşu, kadim felsefi sorularla modern bilimin kesiştiği noktada durur. Bu makale, madde ve enerjiden oluşan fiziksel evrenin ötesinde, her şeyin nihai kaynağı olan Mutlak sonsuz yani mutlak olan'dan yola çıkarak, evrenin, onun sıfatı olan Mutlak sonsuzluk'tan kaynaklanan bir "program" dahilinde işlediği düşüncesini hem felsefi hem de bilimsel açılardan ele almaktadır. Bu sentez makalesi, bu çok katmanlı gerçekliği tek bir bütüncül bakış açısıyla aydınlatarak, varoluşun sırrına dair derin bir anlayış sunmayı amaçlamaktadır. ‎Temel Amaç: Kamil İnsan Olma Yolculuğu ‎Tüm bu felsefi sorgulama ve bilimsel keşiflerin nihai amacı, insanın evrendeki yerini ve rolünü idrak ederek, Kamil İnsan olma durumuna ulaşmasıdır. Bu, bireysel benliğin sınırlılıklarından çıkarak, evrensel bilincin bir yansıması haline gelmeyi hedefleyen bir yolculuktur. ‎Ana Kaynak ve Program ‎Her şeyin başlangıcı ve bitişi olmayan o nihai kaynak, Mutlak sonsuz yani mutlak olan'dır. Bu Varlık, kendisiyle birlikte Mutlak sonsuzluk'u taşıyan o nihai "durum" veya "kaynaktır". O'nun bir niteliği olan Mutlak sonsuzluk ise, yaratma potansiyelini, bilgi sınırsızlığını ve tezahür gücünü ifade eder. Evrenin var olma potansiyeli bu sonsuzluk vasfından kaynaklanır. Bu program, evreni oluşturan bir "akış" başlatır ve bu akış, frekanslar ve titreşimler yoluyla tezahür eder. ‎Bilimsel ve Felsefi Perspektif: Potansiyelden Varlığa ‎Kuantum fiziği, en temel seviyede, parçacıkların sabit bir konumdan ziyade, olasılık dalgaları olarak var olduğunu savunur. Bu durum, varlığın somutlaşmadan önce bir potansiyeller havuzu olduğunu gösterir. Einstein'ın görelilik teorisi de zaman ve mekânın, mutlak ve durağan değil, evrenin kendisiyle birlikte var olan
Tolkien Okuma Rehberi
Seelamm! Bu gün favori yazarım olan J. R. R. Tolkien 'in kitaplarının okunma sırasını paylaşıcam sizlerle. Ben dahil olmak üzere birçok kişi Tolkien okumaya çok yanlış başlıyor. Aslında hiç ağır olmayan masalsı dili onlara ağır gelebiliyor. İletiyi @Bayhakli isteği ile paylaşıyorum, umarım yardımı dokunur. Yüzüklerin efendisi incelememde demiştim ki "Her şey Tolkien'ın “Topraktaki bir oyukta bir Hobbit yaşardı.” sözü ile başladı ve konu hobbittlerden bu şahesere geldi." Evet, her şey tam olarak böyle başladı. 1- Hobbit Hobbit kitabı ile okumaya başlayarak, kendi halinde hayatını yaşayan ve hiçbir dünyevi hırsı bulunmayan Bilbo Baggins’le beraber o ilk adımı atacak, Gandalf ve 13 cüceye de eşlik ederek kendinizi bir anda maceranın ortasında bulacak ve Orta Dünya evrenine giriş yapmış olacaksınız. Peki neden doğrudan Yüzüklerin Efendisi üçlemesi veya Silmarillion’dan başlamıyoruz? Bu liste, kitapları ilk defa okuyacaklar için hazırlandığından, bir başlangıç hikayesi gibi yazılan ve aynı zamanda Yüzüklerin Efendisi kitaplarındaki en önemli ırk olan Hobbitleri daha iyi tanıma şansı sunduğu için Hobbit ile başlamak daha etkili olacaktır. Yüzüklerin Efendisi üçlemesi ise, hikâyeye biraz daha ortadan başladığı için üçlemeyi ikinci sıraya koyacağız Aynı şekilde Silmarillion dil bakımından oldukça ağır olduğundan ve içeriğinde çok fazla isim, yer, olay örgüsü barındırdığından insanlar sıkılıp okumaktan vazgeçebilir. Bu yüzden okumaya Hobbit kitabı ile başlamanızı öneriliyor. 2) Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt) Hobbit ile Orta Dünya’ya giriş yaptıktan sonra Yüzüklerin Efendisi üçlemesine geçebilirsiniz. Bilbo Baggins’ten varisi Frodo Baggins’e kalan mirasın geçmişten bir gölge olduğunu öğrenmemiz ve Yüzüklerin Efendisi Sauron’un tüm Orta Dünya’yı karanlığa gömme planlarına karşı verilen varoluş
Tolkien
Okumak
1. Sevdiğiniz kitaplardan birini okuma serüveniniz üze rine yazın. Bu kitabı nasıl keşfetmiştiniz? Cildini kapağını, varsa üzerindeki illüstrasyonu anlatmay deneyin. Bu kitap size okuduğunuz gün hakkında neler çağrıştırıyor; yılın hangi zamanıydı, hava na- sıldı?.. O günü ayrıntılı olarak hatırlıyor musunuz, hayatınız ne durumdaydı? Bu ayrıntıları okurunuzla paylaşın. Aklınıza hiçbir şey gelmiyorsa, hiç olmazsa kitabın size hissettirdiklerini ve nedenlerini anımsa- maya çalışın. Bu kitabın ruhunuza hitap eden yanı neydi? 2. Woolf'a göre, kendisi hakkında hoş olmayan gerçek- lerden de bahsedebilmek, iyi bir deneme yazarının ayrıştırıcı özelliklerindendir. Kendini olduğu gibi kabul etmek ve bunu hiç çekinmeden gözler önüne sermek, herkeste hayranlık uyandırır. Eğer olumsuz yanlarınızı bir deneme biçiminde ortaya dökecek cesareti kendinizde bulamıyorsanız, kurmaca perdesi ardına gizlenmeyi deneyin. Sevmediğiniz yanlarnızdan aklınıza ilk gelen birkaçını yazın. Bu listeyi hikâyenizin karakterlerinden birinin özellikleri olarak kullanın. Gülünç ve etkileyici olmak için abartmaktan kaçınmayın. Bir çıkış yolu bulana kadar karakterinizin başını bu özellikleri sebebiyle türlü dertlere sokmasına müsaade edin. 3. Bir kitapçıya veya kütüphaneye gidin. Amacınız, okumak zorunda olduğunuz bir kitabı bulmak olsun. Öyle bir kitap bulmak istiyorsunuz ki sizi büyülesin, televizyonu size tamamen unuttursun. Tür ya da konu kısıtlamanız da yok. Tek şartınız içinizden gelen sese göre bir seçim yapmak. Okurken, kitabın uyandırdığı duyguları günlüğünüze yazmayı unutmayın. Kitap bittiğinde bu notları kullanarak okumak üzerine kısa bir deneme yazın. 4. Woolf "A Sketch of the Past" başlıklı denemesine ha- tırlayabildiği ilk anısı ile başlar: Annesinin kucağında otururken, elbisesindeki
Reklam