Bir satranç şampiyonu ilk kez birine yenilir. Üstelik bu kişi yıllardır satranç oynamayan biridir. Çevresindeki insanlar buna çok şaşırır, ancak sonunda gerçek anlaşılır. Nazi baskısı sonucunda hapsedilen, türlü türlü işkenceler yaşayan bu kişi hiçliğe karışmışken eline bir kitap geçmiştir. Bu bir satranç kitabıdır. Bu kitap sayesinde hayata tutunmuş ve kendi kendine aylarca tek bir hücrede satranç oynayarak zaman geçirmiştir. Türlü işkencelere bu şekilde dayanmaya çalışan bu mahkum sonrasında öyle bir yeterlilik kazanmıştır ki satranç şampiyonunu bile zorlayacak güçlü bir rakip haline gelmiştir…
Oldukça sürükleyici bu kitapla, insanın en güç koşullar altında bile zihnini nasıl geliştirebileceğini idrak edebiliyor, insan beyninin üstün yeteneklerini bir kez daha fark ediyoruz… Aynı zamanda politik süreçlerin insanlar üzerindeki etkilerini başka bir hikayenin gözünden izleme imkanı buluyoruz. Kesinlikle tavsiye edilir…
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,7bin okunma
Sözlerime gücenmeyin!... Anlaşamayacağımızı anlarsak veda eder ayrılırız. Bu o kadar mühim bir felaket mi? Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilir, üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz. Herkes tabii olanı kabul eder ortada ne hayal sükutu ne inkisar kalır. .. Bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına merhamet etmek ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki ne kendimizi bu kadar büyük ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur...