Kur'ân-ı Kerim'in kendi kendisini açıklaması onun en büyük özelliği olduğu gibi, tefsir usulünün de en başta gelen ilkesidir. Bu ilke ihmal edildiği zaman herkesin kendi anlayışına göre ayetleri istediği tarafa çekebildiğine dair sayısız örneklerin şahidiyiz.
Kur'an tefsirinin ikinci kaynağı ise Hadistir. Zira Kur'ân-ı Kerîm'i tebliğ etmenin yanı sıra, onu söz ve fiille açıklamak Peygamber aleyhisselâma, ona itaat etmek de ümmetine görev olarak verilmiştir. Günümüzdeki ihtilaflar, özellikle bir kısım medya eliyle biteviye sürdürülen tartışmalar dikkatle incelendiğinde görülecektir ki, bu konuları anlaşılmaz hale getiren en büyük etken, Hadisin dikkate alınmamasıdır. Zira Hadis, ümmet içindeki her türlü ihtilafı çözme gücüne sahiptir; onun için anlaşmazlık halinde Peygamber aleyhisselâma başvurmak bizzat Kur'ân-ı Kerîm tarafından emredilmiştir (bk. Nisa, 4/65).
Kur'an meali okumak için gösterilen gayretlerin sağlıklı bir sonuç vermesi için Kur'an mealinin çok özetle de olsa bir tefsir eşliğinde okunmasını özellikle hatırlatmak İstiyoruz. Aynı şekilde hadisleri de özet bir şerh ile birlikte okumalarını arzu ediyoruz. Çünkü ayet-i kerimeler kimi yerlerde konuya çok kısa temas eder ve geçer. Aynı konunun bir başka ayrıntısı başka başka ayetlerde verilir. Yahut ayetler, konuya bir kelime ile temas eder, açılımını hadis-i şeriflere ve sünnet-i seniyyeye bırakır. İslam hakkında kapsamlı bilgiye sahip olmamamız takdirinde ayetler arasındaki ilgileri bilemeyeceğimiz için konunun ayrıntılarında yanlış değerlendirmelere varmamız pekala mümkündür. Bu durumun örneklerini çokça müşahede etmekteyiz. Mesela sadece meal okuyup tamamen lüğavi ve zahiri değerlendirme yapanların, birbirinden farklı olarak birkaç çeşit 'Salāt' (namaz) uyguladıklarını görüp duruyoruz. Gerçekte bu indi değerlendirme ve 'Salāt'ların İslam'la hiçbir ilgisi yoktur. Bu bakımdan Kur'an'ın anlamı konusunda tek başına meal yerine meal eşliğinde tefsir kaynaklarına müracaat etmede ısrar etmekteyiz. Resulullah Efendimiz'in 'Salat' (namaz)ına aykırı bir salât uygulaması batıl ve hebåen mensûra bir uğraştır. Diyebiliriz ki Kur'an'ın kapalılığını hadisler açmakta, hadislerin kapalılığını da ümmetin alimleri açmaktadır. Ümmetin alimlerinin oy birliği demek olan 'İcma' daima alimin kişisel görüşünden önceliklidir. Kur'an'ı anlama faaliyeti konusunda kaynak çerçevemiz işte budur.
Kur'an-ı Kerim'i en iyi anlayan kişi Resulullah'dır s.a.s. Çünkü O, Kur'an-ı Kerim'i sadece tebliğ etmekle değil, öğretmekle de görevliydi (Bakara, 2/129; Al-i İmran, 3/164; Cumua, 62/2...). Öyleyse Efendimiz'in s.a.s. verdiği mână, tam da Allah Teala'nın c.c. muradını yansıtmaktadır. Efendimiz'in
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Başlangıçta küçük ve önemsiz görünen değişiklikler, sizin onlara yıllarca sadık kalmanız durumunda bir araya gelerek hatırı sayılır sonuçlar yaratıyor. Hepimiz engellerle karşılaşıyoruz ama uzun vadede hayatlarımızın kalitesi alışkanlıklarımızın kalitesine bağlı oluyor. Aynı alışkanlıklarla sadece aynı sonuçları alabilirsiniz. Ama daha iyi alışkanlıklarla her şey mümkün."
Ruhunu bir hırsa rehin bırakanlar,
Gökkuşağını tek renge boyamak istedi.
“Beterin beteri var” diye diye
alıştırdı insanları karanlığa.
Bir süre sonra
alışmak denen o görünmez zehir,
damar damar yayıldı hayatlara.
Yaraya merhem aramak yerine
yarıştılar acıyı normal saymakla.
Herkes kendi kuyusunun dibinde
başkasının ışığını söndürmeyi bekledi.
Sesini çıkaranı meczup saydı kalabalık,
sustukça büyüdü içimizdeki boşluk.
Çölün ortasında,
herkes kendi serabını alkışladı.
Kendi konforuna zırh ören cüceler,
Adına sabır dediler bu kör teslimiyetin,
oysa derin bir uyuşmaydı çoğu zaman.
(Şükür,
güzel bir erdemdi elbet,
ama düşüncenin yerine konunca yaraya dönüştü.)
Gözlerini yalnız kendi kapısına dikenler
sokağın yangınını görmezden geldi yıllarca.
“Bana dokunmayan yılan” masallarıyla büyüyüp
zehir evlerine sızınca şaşırdılar.
Merhamet vitrinlerde sergilenen bir süs oldu,
"Doğru bir insana denk geldiğinizde her şey kendiliğinden gelişir.Ne bir yönteme ihtiyaç duyarsınız ne de kelimelere.Aşkın büyüsü sizin adınıza her şeyi halleder."