10/10
·267 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:17
Bana kitap okumayı sevdiren seri <3 Kaçıncı kez okuyorum fikrim yok ama seviyorum işte. Her karakterin başka bir tip olması ve gerçekçi hissettirmeleri o kadar iyi ki! Jessica'nın okuduğu tüm kitapları gözüm kapalı okurum ona o kadar güveniyorum
Sınıftan Yükselen SeslerRob Buyea · Altın Kitaplar · 2022645 okunma
Bir Kitabı Yarım Bırakma Özgürlüğü (:
Puan vermedi
Oysa ne büyük bir hevesle başlamıştım bu kitaba. Ama simdi bakıyorum da çok da zorlamaya gerek yok. O yüzdendir ki Sinan Yağmur’un Kimya Hatun kitabını yarıda bırakıyorum. Çünkü bazen bir karakter zihnimizde öyle bir yer edinmiştir ki, düşük cümlelerle örülmüş, zorlama bir romantizmin bunu bozmasın istemeyiz. Yazardan daha önce de kitap okumuştum ve onlar da bana pek keyif vermemişti. Şimdi bu kitaba bakıyorum da cümle yapıları, derin bir edebi estetik kaygısından ziyade okuyucunun duygularını, özellikle hüzün ve şefkat duygusunu hızlıca harekete geçirmek üzere kurulmuş. Bu da kelime tekrarlarına, zorlama ahenklere ve bazen dil kurallarını ve akıcılığı zorlayan düşük cümlelere yol açmış. Kısacası bir daha Sinan Yağmur okuyacağımı zannetmiyorum
1000Kitap
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya HatunSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 20168,3bin okunma
Reklam
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
Dedektif Maeve serisinin on ikinci kitabını da büyük bir keyifle okudum. Gizli Oda, serinin önceki kitaplarından farklı bir özellik taşıyor çünkü bu kez polisiyeden ziyade dedektiflerin özel hayatına daha fazla yer verilmiş. Maeve ve Derwent arasındaki ilişki derinleştirilirken, Derwent’in bir olay nedeniyle gözaltına alınması hikâyeye ayrı bir hava katmış. Kitapta en çok sinir olduğum karakter ise Melisa oldu. Okurken kendimi nasıl kitaba nasıl kaptırdıysam artık, bir an onu boğmak istedim Finali ise gerçekten çok iyiydi, yüzümde bir tebessümle bitirdim. Kitap bitti ancak içim buruk çünkü yazarın yeni kitabı henüz yayımlanmadı. Anlaşılan o ki şu an yazım aşamasında ve biz okurlar olarak en az bir yıl daha beklemek zorundayız. Dedektif Maeve Kerrigan serisi ; 0,5 Ölüme Terk Edilenler 1- 5. Kurban 2- Acımasız 3- Sessiz Kurban 4- Parafili 5- Sakın Hata Yapma 6- 11. Kat 7- Ölülerin Konuşmasına İzin Ver 8- Sessizliğin Peşinde 9- Kapalı Kapılar Ardında 10- Çıkmaz 11- Ailede bir yabancı 12- Gizli Oda Jess Tennant Serisi; 1- Kimsenin Freya’dan Haberi Yok 2 - Bundan Kimseye Bahsetme 3 - Üçe Kadar Say Bağımsız;
The Secret RoomJane Casey · Hemlock Press · 202516 okunma
7/10
·176 syf.··
2026 59. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:58
Bence Vejetaryen, okuması kolay ama sindirmesi zor kitaplardan biri. Han Kang olayları anlatmaktan çok hisleri, sessizlikleri ve bastırılmış acıları anlatmayı seçiyor. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye hikâyeden çok insanın içinde bıraktığı o huzursuz duygu kalıyor. Benim de kitapla ilgili en büyük hissim, ilk bölümün etkisinin çok güçlü olduğu; ikinci ve üçüncü bölümlerin ise aynı tempoyu koruyamasa da anlatmak istediği büyük resim için gerekli olduğuydu. 1. Bölüm – Vejetaryen Kitabın en güçlü kısmı kesinlikle burasıydı. Çünkü Yeong-hye’yi doğrudan tanımasak bile onun etrafındaki insanların gözünden değişimini izlemek çok çarpıcıydı. En sıradan görünen bir kararın bile toplum tarafından nasıl tehdit olarak algılanabildiğini görmek beni etkiledi. Han Kang bu bölümde yalnızca et yememeyi anlatmıyor; insanın kendi bedeni üzerinde söz sahibi olmasının bile ne kadar zor olabileceğini gösteriyor. Sessiz ama giderek büyüyen bir isyan var bu bölümde. Ben kitabın en sürükleyici ve en merak uyandıran kısmının burası olduğunu düşündüm. 2. Bölüm – Moğol Lekesi Bu bölüm edebi açıdan çok başarılı olsa da benim için okuması ilk bölüme göre daha zordu. Anlatım dili daha sanatsal, daha sembolik bir hâl alıyor ve hikâyeden çok karakterlerin iç dünyasına odaklanıyor. Bu yüzden zaman zaman tempoyu kaybettiğimi hissettim. Yine de bu bölümün, insanların başkalarını gerçekten görmek yerine kendi arzularını ve takıntılarını onlara yansıttığını anlatması bakımından oldukça güçlü olduğunu düşünüyorum. Kitabın verdiği rahatsızlık hissi de burada daha belirginleşiyor. 3. Bölüm – Alev Ağaçları Son bölüm ise bana göre kitabın en duygusal kısmıydı. Ancak aynı zamanda en ağır ilerleyen bölüm de buydu. Olaylardan çok duyguların ön planda olması nedeniyle zaman zaman okurken koptuğum anlar oldu.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma
8/10
·224 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:22
Yıl  1826 İstanbul  2.Mahmut  dönemi 30 yıldır zindanların şeyhi kabul edilen hapisteki usta bir hırsız  ekibini toplayıp Kaşıkçı Elmasını  çalmak için plan yapar. Güvene dayalı bu planda isimler yerine birbirlerine hayvan isimleri ile seslenirler. Planı kuran aslan, eski arkadaşları bukalemun ve tuti ile aralarına yeni katılan ceylan ve porsuk. İşi veren ve kimsenin bilmediği tilki , porsuğun aşkı sarayda hizmetçi tavşan.  2. Mahmut dönemi Yeniçeri ocağının  kaldırılması, batıda Yunan isyanları, Mısır'da Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı sorunları, halkın değişime reformlara verdiği tepkiler, asayiş  ve düzenin isyanlar ile karmaşa içinde olduğu  bir zaman. Tüm bu kargaşa devrinde aslında dürüst  ama hırsız, güven ve kuşku arasında,  plan plan içinde, sırlar  ve  gizli intikam planları  arasında geçen bir hikaye. Kitabın ortasından sonra hızlanıp akıp gidiyor. Kullandigi kelimeler, dönemin hayatına dair,  geleneklerine dair anlatılarıyla zaman yolculuğuna çıkarıyor yazar. Ayrıca tarihi bilgilerimi de şöyle bir tekrar edeyim demeden geçemiyor insan. Kitabi okurken araştırdığım bilgiler Kaşıkçı Elması, 86 karatlık büyüklüğü, armudi kesimi ve etrafını çevreleyen çift sıra 49 adet pırlantasıyla Osmanlı'nın en değerli hazinelerinden biridir. Günümüzde İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi'nde sergilenen bu eşsiz taşın kökeni ve saraya nasıl geldiği hakkındaki rivayetler şunlardır: 1. Eğrikapı Çöplüğü Rivayeti (Halk Efsanesi) Tarihçi Reşad Ekrem Koçu'nun da aktardığı en yaygın hikayeye göre; 1699 yılında İstanbul'da bir kâğıt toplayıcısı, Eğrikapı çöplüğünde parlak, yuvarlak bir taş bulur. Değerini bilmeyen bu kişi, taşı bir sokak satıcısına sadece 3 tahta kaşık karşılığında verir. Satıcı taşı bir kuyumcuya gösterir. Kuyumcu taşın çok değerli bir elmas olduğunu anlar ama
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,394 okunma
Yaşamı Hala Seviyor muyuz??
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:44
Erich Fromm okumaya başlamak isteyen biri için Sevme Sanatı ve Yaşamı Hâlâ Seviyor Muyuz? bence en doğru başlangıç kitaplarından ikisidir. Çünkü bu iki eser, Fromm'un insana, topluma ve yaşama nasıl baktığını anlamak için önemli birer kapı aralıyor. Erich Fromm'un Yaşamı Hâlâ Seviyor Muyuz? kitabı; çeşitli röportajlardan, makalelerden, konferanslardan ve farklı eserlerinden alınan bölümlerden oluşuyor. Birbirinden bağımsız gibi görünen bu metinler, ortak bir sorunun etrafında birleşiyor. Erich Fromm yalnızca bir psikolog değildir. Aynı zamanda güçlü bir sosyologdur. Belki de bu yüzden insanı hiçbir zaman toplumdan kopuk ele almaz. Çünkü insanı anlamanın yolu yalnızca bireyin iç dünyasına bakmaktan geçmez; onu şekillendiren toplumsal koşulları da anlamaktan geçer. Fromm'un en çok hoşuma giden yönlerinden biri de budur. O, toplumu bireyin karşısına koymaz. Tam tersine, insan ile toplumun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini gösterir. Çünkü insansız toplum olmaz, toplumsuz insan da olmaz. İnsan sosyal bir varlıktır. Bir yere ait olmaya, başka insanlarla ilişki kurmaya ihtiyaç duyar. Bu yüzden birey ve toplum aslında aynı bütünün iki parçasıdır. Fromm da hem psikolog hem sosyolog kimliğiyle bu ilişkiyi çok başarılı bir şekilde analiz eder. Bir yandan toplumun insan üzerindeki etkilerini incelerken, diğer yandan insanın toplumu nasıl şekillendirdiğini gösterir. Çünkü toplum dediğimiz şey de sonuçta insanlardan oluşur. Toplumun ilerlemesi de gerilemesi de insanın elindedir. Yaşamı Hâlâ Seviyor Muyuz? kitabında beni en çok etkileyen kavramlardan biri "canlılık" kavramı oldu. Bugün canlılık denildiğinde çoğumuzun aklına hareketli olmak, sürekli bir şeylerle uğraşmak, yoğun olmak ya da üretmek geliyor. Oysa Fromm'un sözünü ettiği canlılık çok farklı bir şeydir. Canlılık; insanın
1000Kitap
Yaşamı Hala Seviyor muyuz?Erich Fromm · Say Yayınları · 202485 okunma
Reklam
Reklam