4/10
·408 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
Arthur ve Ben, 16 yaşında iki erkektir ve New York'ta yolları kesiştiğinde bunun evrenin bir mesajı olduğuna eminlerdir. Arthur, annesinin avukatlık şirketinde bir yaz stajı yapabilmek için New York'a gelmiş ve kendini son derece yalnız hissettiği bir yaz geçirmektedir. Ben ise yaz okuluna kaldığı için kendini son derece işe yaramaz hissederken bir de ilişkisinin bitmesiyle baş etmeye çalışmaktadır. Kitap son derece akıcı olsa da lise çağındaki aşk hikayelerini okumak sanırım artık pek bana göre değil. Bu gerçekliğin farkına varınca biraz üzüldüm. (Yaşlandığımı fark ettim.) Bu kitabı lisedeyken okusaydım gerçekten bayılırdım ve her iki karakterle de derin bağlar kurardım. Arthur'a pek çok konuda kızdım, özellikle de arkadaşlarına olan tavrı beni fazlasıyla rahatsız etti. Onları görmezden geliyor gibiydi, yalnızca kendi hayatıyla ilgileniyordu ve bu durum benim arkadaşlık anlayışıma ters düştüğünden Arthur'a fazlasıyla gıcık oldum. Ben'e de kızdığım çok konu vardı fakat Ben, pek çok açıdan 'green flag' olarak tanımlayabileceğimiz bir karakter olduğu için bunları görmezden geliyorum. Yine de, New York'ta birbirleriyle bağ kurmaya çalışan iki tatlı aşığın hikayesini okumak iyi hissettirdi. Eğer hızlıca okunacak, çerezlik, içinizi ısıtacak bir hikaye okumak istiyorsanız okuyun derim. 4/10.
Olur Mu Dersin?Adam Silvera · Pegasus Yayınları · 202514 okunma
8/10
·570 syf.··
2026 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:22
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4 Anita Felipova Size #UyumadanÖnceTuttuğumDilek 4. kitabı ile geldim. Gelelim final kitabımıza... Nasıl güzeldi anlatamam! Bu kitabı okurken aşkı iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Ozan tam bir aşk adamı... Böyle güzel bir aşkın meyvesi olduğu o kadar belli ki. Ozan'ın korkularıyla yüzleşmesi, geçmişinin yüklerini bir bir bırakması ve bazı hesaplaşmaların yaşanması da hikâyeyi çok daha güçlü hâle getirmiş. Dört kitap boyunca bu karakterlerle güldük, ağladık, öfkelendik, sabrettik. Yeri geldi hatalar yaptılar, yeri geldi kalbimizi kırdılar ama onların değişimlerini, büyümelerini ve iyileşmelerini okumak muhteşemdi. Anita'nın bunu okuyucuya aktarışı gerçekten çok başka okuyanca anlayacaksınız . Bu kez Ozan ve Bahar'ın hikâyesi dikenli yollardan geçmiyordu. Onlar artık mutluluğu sonuna kadar yaşamayı hak ettiler , o kadar sınandılar ki bu huzuru okumak bana da iyi geldi. Bir masalın içinde, panayır bahçesinde geziyormuş gibi hissettim. Onların ev hâllerini, günlük yaşamlarını aşklarını okumaya doyamadım . Yazarın bize hazırladığı sürpriz ise kalbimi tamamen ele geçirdi. Ozan'ın annesi ve babasının hikâyesini okumak her zamanki gibi beni derinden etkiledi. Selma Hanım benim için bu serinin en özel karakterlerinden biri. O kadar zarif, o kadar nahif, o kadar güzel bir kadın ki... Rafet Bey'in dediği gibi tam bir masal kahramanı. O bu dünyadan öylesine gelip gitmişti sanki... Meral Hanım'ın hikâyesini okumak çok güzeldi. Sen gerçekten bir insanın hayatına şans olarak giren insanlardansın Meral... Rafet Bey'i ise iki farklı kadının hayatında iki farklı adam olarak görmek çok beni şaşırttı. Benim aşk böceklerim Levent ve Lale'yi unutabilir miyim? Açıkçası serinin başında onları bu kadar seveceğimi hiç düşünmezdim. Ama bu kitapta yine kalbimi çaldılar. Levent zaten
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 202610 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Delifişek
7/10
·85 syf.··
2022 21. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 15:44
Delifişek, Zezé’nin hayat yolculuğunun üçüncü durağı olarak karşımıza çıkıyor. Şeker Portakalı ile tanıdığımız, ardından Güneşi Uyandıralım ile büyüme sürecine tanıklık ettiğimiz Zezé, bu kitapta artık küçük bir çocuk değildir. Karşımızda çocukluğun masum dünyasından çıkmış, gençliğe adım atan, kendi kimliğini arayan bir delikanlı vardır. Fakat büyümek, Zezé için sadece yaş almak değildir; geçmişin izlerini de beraberinde taşımaktır. Çocukluk yıllarında yaşadığı sevgisizlikler, kırgınlıklar ve zorluklar Zezé’nin karakterinde derin izler bırakmıştır. Onun hassas, duygusal ve her şeyi derinden hisseden tarafı hâlâ varlığını sürdürür. Çünkü bazı insanlar büyüse de içlerindeki o küçük çocuğu tamamen kaybetmezler. Zezé de onlardan biridir. Hayata karşı daha güçlü durmaya çalışırken bile içinde hâlâ sevgiye, anlaşılmaya ve değer görmeye ihtiyaç duyan o çocuk yaşamaya devam eder. Belki de kitabın en etkileyici yanlarından biri, bize kendi çocukluğumuzu hatırlatmasıdır. Hepimizin geçmişte kalan anıları, küçük mutlulukları ve bazen de unutamadığı kırgınlıkları vardır. İnsan büyüdükçe çocukluğuna daha farklı gözlerle bakmaya başlar. O zaman anlarız ki çocukluk sadece geçmişte kalan bir dönem değildir; bugün olduğumuz insanın temelini oluşturan en önemli parçadır. Bu yüzden bence asıl mesele büyümek değil, büyürken içimizdeki çocuğu kaybetmemektir. Çünkü insanın merhametini, hayallerini ve güzellikleri görebilme yeteneğini çoğu zaman o çocuk tarafı yaşatır. Zezé’nin gençlik yıllarında verdiği mücadele de aslında birçok gencin yaşadığı iç çatışmaları yansıtır. Kendini kanıtlama isteği, özgür olma arzusu ve kendi yolunu bulma çabası onu bazen yanlış kararlar vermeye sürükler. Gençliğin getirdiği isyan, öfke ve anlaşılmama duygusu onun davranışlarında kendini gösterir. İnsan bazen çevresindekilerin
Roman
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,7bin okunma
Yoldaşım bugün veda etti…
Puan vermedi·116 syf.·
2026 6. kitabı
Melisa Kesmez’in kaleminden etkilenince bana hediye edilen kitap olur kendileri. Bu kitaba ilk başladığımda hayatımın zor bir sürecinden gecmekteydim, hâlâ da geçmiş sayılmam. Bu süreçte kitaptaki Türkan gibi ben de yolumu bulmaya çalışıyor, düşünüyor, çırpınıyorken bu kitap bana eşlik ediyordu. Benimle doğada geziniyor, kafelerde oturuyor, ben uyurken baş ucumda uyanmamı bekliyor, hastanede sonuç bekliyor hatta ameliyat sonrası beni odamda bekliyordu. Sonunda bugün bana veda etti… Kitaba gelecek olursak; duygu durumlarını bu kadar güzel ifade eden, dokunan cümleler olunca durup durup düşünüyorsunuz, o yüzden bir çırpıda bitmiyor, iyi ki de bitmiyor. Kendini arayan, içinde bitmek bilmeyen savaşın yer aldığı her kadın okumalı, hissetmeli, demlenmeli. Uyanmalı, ayılmalı okumalar olsun :))
Duygu ve Düşünce
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 07:58
Kitap, 1950'li yılların Türkiye'sinde, yoksul bir mahallede büyüyen ve hayatın acımasızlığıyla çok küçük yaşta tanışan Şaziye'nin, yani sonradan "Lüks Nermin" olarak tanınacak kadının hikâyesini anlatıyor. Evlilik vaadiyle kandırılan, ailesi tarafından dışlanan ve bir randevu evine satılan Şaziye, zamanla bu düzenin sadece tüketilen bir parçası olmak yerine oyunun kurallarını ögrenerek kendi düzenini kurmaya karar veriyor. Lüks Nermin'in yükselişi sadece bir kadının güç kazanma hikâyesi değil. Aynı zamanda dönemin siyasetine, devlet mekanizmasına ve çıkar ilişkilerine de ayna tutuyor. Bakanlardan milletvekillerine, iş insanlarından bürokratlara kadar birçok ismin yolunun Nermin'in evlerinden geçmesi, dönemin görünen yüzü ile perde arkasındaki gerçekler arasındaki büyük çelişkiyi gözler önüne seriyor. Lüks Nermin'in elindeki kırmızı kaplı defter aslında onun gücünün sembolüydü. Ancak insan, sırrını bildiği kişilere güvenerek sonsuza kadar ayakta kalamıyor. Cezaevi süreciyle birlikte Nermin'in kurduğu düzen sarsılıyor ve geriye sadece hayatta kalma mücadelesi kalıyor. Toplum çoğu zaman kadının bedenini ve hayatını kendi çıkarları dogrultusunda şekillendirmeye çalışıyor. Güç sahipleri değişse de bedel ödeyenler genellikle aynı insanlar oluyor. 1950'li yıllarının siyasi ve toplumsal yapısına farklı bir pencereden bakmak, gerçek olaylardan esinlenen çarpıcı bir yaşam hikâyesi okumak isterseniz bu kitaba bir şans verebilirsiniz.
Resmi Aşk Taciri Lüks NerminŞaziye Karlıklı · Doğan Kitap · 202618 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
Kitap Adı: Dört Duvar Beş Pencere Yazar Adı: Cemil Kavukçu Sayfa Sayısı: 120 Kitap Türü: Öykü / Hikaye Buradaki yerel kütüphaneye yolum düşünce, daha önce okumadığım kitaplara göz gezdirmeye karar verdim. Derken iki kitaba takıldı gözüm: Biri bu kitap, diğeri ise bir sonraki sefere kalsın. Daha önce hiçbir kitabını okumadığım Cemil Kavukçu'nun kalemiyle böylece ilk kez tanıştım. Yazıları bana oldukça yalın, içten ve samimi geldi. Okurken insanı hiç yormuyor, hikayeler akıp gidiyor. Sanki biri yanıma oturmuş da, o öyküleri bana anlatıyormuş gibi hissettim. Hikâyelerde abartıya yer yok, yaşanmış gibi, doğal ve sıcak. Kitapta toplam 12 hikâye yer alıyor. İçlerinden en çok Dört Duvar Beş Pencere, Çizgi İçi ve Avludaki Tren dikkatimi çekti. Her biri kendine has bir atmosfer taşıyor. Özellikle karakterlerin duyguları, iç dünyaları öyle güzel yansıtılmış ki, kimi yerde durup düşündüğümü fark ettim. Bu kadar spoiler yeter. Kitaptan beni etkileyen bazı alıntılar ise şöyle: -Biraz düşünün, biraz yorgundur ve kırgındır. -Avlumuzdan bir tren geçmişti ama sen küçüktün. -Yazmaya başladığım nereye gideceğini bilmediğim ve bir noktada tıkanan bir öykünün, beni tedirgin eden havasından kurtulmak için dolmuştaydım. -Bütün umutlarını yitirmiş biri gibi oturuyordu; omuzları, dudakları, kasları, yüzündeki çizgiler… hepsi sarkmıştı. -Kimseye etmem ben şikayet, ağlarım kendi halime. -Hepimiz gülerken o başlıyordu ağlamaya. ‘Boşver’ dedikçe biz, o daha da çok ağlıyordu. -Bu umutsuz yolu daha önce denemiştim. -Ne yazık ki başka yollarda yürüyoruz, demiştim. -Çünkü ikisinin de rengi siyah, dedim. Bazen farklı yazarların kitaplarına şans vermek gerek. Bu da benden olsun: "Herkes kendi hikâyesinde ya var olur ya da yok olur. Var etmek zor gelince, yok olmak kaçınılmazdır." Aylin Özgür
1000Kitap
Dört Duvar Beş PencereCemil Kavukçu · Can Yayınları · 2024130 okunma