1915 Gelibolu Harbi Günlüğü

6,8/10  (6 Oy) · 
12 okunma  · 
2 beğeni  · 
326 gösterim
Anlaşılıyordu ki aziz ve bedbaht Türklüğün alnına yazılmış olan elemine yeni bir satır ilave için bütün cihan birbiriyle müsabaka ediyordu. Fakat Türkler artık o kadar çok bedbaht ve müteellim oldular ki bu elem destanına yeni bir satır ilave ettirmemek için yok olma tehlikesini bile göze almışlardır. İşte Çanakkale'de cihana hayretler bahşeden o müthiş ve akılları durduran harika müdafaa ve hücumu, ilelebet yok olup gitmektense daha uzun zamanlar kaim olmak emeliyle çırpınan Türklüğün heyecan dolu ruhu doğurdu. Gelsin… Cihanın en namert milleti, milletlerin ve belki bütün beşeriyetin mazideki ve hatta tarihin bütün devirlerinin yüz karası olan o alçak, o hain millet de gelsin… Çanakkale'de akan Türk kanından seller belki biraz fazla akacak fakat daima aynı vakar, aynı heybet, aynı asaletle akan bu seller, bu kudurmuş kitleyi Adalar denizinin mavi sinesine doğru sürüp götürecektir…

…Yarın belki beni de uzun asırlardan beri didiklenen ve parçalanan insanlığın zavallı bağrını deşmek, bütün beşeriyetin ellerini ve yüzünü kızartan o kanlı boyalarla boyanmak ve süslenmek için bu sahnenin uğursuz kahramanları arasına sürecekler, parçalayacağım… Ve belki parçalanacağım… O zaman sevdiklerimin ve beni sevenlerin el ele vermiş hayali temsilleri, gözlerinden akan elem seline dudaklarından dökülen matem mersiyeleri karıştığı halde topraklar üzerine serilmiş kanlı ve genç mevcudiyetim üstüne kapanacaklar…

…Şu satırları zeminlikte yazarken Seddülbahir trajedisi kalpleri titreten fasılasız gürültülerle devam ediyor. Gecenin kalpleri donduran zulmeti içinde binlerce göz, bir daha açılmamak üzere kapanırken arkalarında bıraktıkları vücutların gözleri de kanlı yaşlarla bir daha kapanmamak üzere açılıyor...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2015
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9786055200817
  • Yayınevi:
    Yeditepe Yayınları
  • Kitabın Türü:
bhmflzf ( Mehmet ) 
07 May 2017 · Kitabı okudu · 1 günde

Biraz önce bitirdiğim İ.Bahtiyar İsteklinin hazırladığı ve Osmanli da zabit namzeti(su andaki yedek subay) olan Kazim Şakirin Çanakkale Cephesine dair olan günlüğüdur.Ben sahsiminda askerliğimi yedek subay olarak yaptığımdan maalesef ara ara hala o dönem ki yanlislarin yapılıyor olmasi üzdü beni.Kazim Sakir o donem ki ben merkeziyetciligi yansitiyor fazlasiyla bundan dolayi da aksakliklari surekli olarak elestiriyor ve sorguluyor, zabit namzetti olduğundan anlasilacagi gibi iyi bir eğitim aldığı yaptığı arapca ve farsca betimlemelerden anlasiliyor.Göze carpan noktalari savastan cok askeriye içerisindeki aksakliklar,günümüzdeki karşılığıyla yedek subayligin herkesin işine geldigi gibi yorunlanmasi,torpilin her noktada oldugu ve isinin erbabi olmayan kisilerin yüksek mevkilerde bulunmasi.Garip olan yazılanların hala harfiyen olmasi trajikomik ülkem için.