1915 Gelibolu Harbi GünlüğüKazım Şakir

·
Okunma
·
Beğeni
·
343
Gösterim
Adı:
1915 Gelibolu Harbi Günlüğü
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055200817
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeditepe Yayınları
Anlaşılıyordu ki aziz ve bedbaht Türklüğün alnına yazılmış olan elemine yeni bir satır ilave için bütün cihan birbiriyle müsabaka ediyordu. Fakat Türkler artık o kadar çok bedbaht ve müteellim oldular ki bu elem destanına yeni bir satır ilave ettirmemek için yok olma tehlikesini bile göze almışlardır. İşte Çanakkale'de cihana hayretler bahşeden o müthiş ve akılları durduran harika müdafaa ve hücumu, ilelebet yok olup gitmektense daha uzun zamanlar kaim olmak emeliyle çırpınan Türklüğün heyecan dolu ruhu doğurdu. Gelsin… Cihanın en namert milleti, milletlerin ve belki bütün beşeriyetin mazideki ve hatta tarihin bütün devirlerinin yüz karası olan o alçak, o hain millet de gelsin… Çanakkale'de akan Türk kanından seller belki biraz fazla akacak fakat daima aynı vakar, aynı heybet, aynı asaletle akan bu seller, bu kudurmuş kitleyi Adalar denizinin mavi sinesine doğru sürüp götürecektir…

…Yarın belki beni de uzun asırlardan beri didiklenen ve parçalanan insanlığın zavallı bağrını deşmek, bütün beşeriyetin ellerini ve yüzünü kızartan o kanlı boyalarla boyanmak ve süslenmek için bu sahnenin uğursuz kahramanları arasına sürecekler, parçalayacağım… Ve belki parçalanacağım… O zaman sevdiklerimin ve beni sevenlerin el ele vermiş hayali temsilleri, gözlerinden akan elem seline dudaklarından dökülen matem mersiyeleri karıştığı halde topraklar üzerine serilmiş kanlı ve genç mevcudiyetim üstüne kapanacaklar…

…Şu satırları zeminlikte yazarken Seddülbahir trajedisi kalpleri titreten fasılasız gürültülerle devam ediyor. Gecenin kalpleri donduran zulmeti içinde binlerce göz, bir daha açılmamak üzere kapanırken arkalarında bıraktıkları vücutların gözleri de kanlı yaşlarla bir daha kapanmamak üzere açılıyor...
(Tanıtım Bülteninden)
Tesadüf eseri bir eskicide bulunan yazma alıp incelenince bu bir askerin günlüğüne ait olduğu anlaşılıyor. Bu ilk kitap, ikinci kitabın hangi köşede olduğu bilinmez bir köşeye lüzumsuz diye atılmıştır galiba. Savaşın biraz da gerisinde ki durumuyla sağlık,yemek, askeri itaat gibi durumları günlük şeklinde anlatıyor.
Biraz önce bitirdiğim İ.Bahtiyar İsteklinin hazırladığı ve Osmanli da zabit namzeti(su andaki yedek subay) olan Kazim Şakirin Çanakkale Cephesine dair olan günlüğüdur.Ben sahsiminda askerliğimi yedek subay olarak yaptığımdan maalesef ara ara hala o dönem ki yanlislarin yapılıyor olmasi üzdü beni.Kazim Sakir o donem ki ben merkeziyetciligi yansitiyor fazlasiyla bundan dolayi da aksakliklari surekli olarak elestiriyor ve sorguluyor, zabit namzetti olduğundan anlasilacagi gibi iyi bir eğitim aldığı yaptığı arapca ve farsca betimlemelerden anlasiliyor.Göze carpan noktalari savastan cok askeriye içerisindeki aksakliklar,günümüzdeki karşılığıyla yedek subayligin herkesin işine geldigi gibi yorunlanmasi,torpilin her noktada oldugu ve isinin erbabi olmayan kisilerin yüksek mevkilerde bulunmasi.Garip olan yazılanların hala harfiyen olmasi trajikomik ülkem için.
On binlerce metreden ateş ve ölüm yağdırmayı düşünen melun zekâlar, zulüm ve tahakkümü aynı haşmet ve kibirle devam ettirebilmek için milletleri çarpıştıran diplomatlar, biraz da insâniyetin refah ihtiyacını ve salahını düşünseler, insanlar arasındaki bağları yok ederek milletler arasında uçurumlar kazan katil kafalar biraz da itimat ve muhabbet esaslarını tahkim etselerdi belki dünya zaman zaman böyle bir mezbaha, iğrenç, uğursuz, kanla dolu bir mezbaha halini almayacak; insanlığın nasibi acı dolu iniltiler olmayacak, bugün ölümün haşin eliyle kapanan gözler arkasında yüz binlerce göz matem selleriyle çağlamayacaktı. Avrupa´nın kanlı ve kartal medeniyetine benden ebedi bir lânet...
Kalbim, vücutlarını vatan uğrunda birkaç kere, birkaç yerinden deldirdikleri halde yine de bir şikâyet sözü, hiçbir itiraz sesi çıkarmadan aynı ameliyeyi tekrara ve belki ölüme doğru zulmetler içinde kayan ve yalnız arada sırada dudakları ucundan birkaç dini kelime fırlayan bu muhip kafileyi hürmetlerle kucakladı.
Kazım Şakir
Çanakkale Harbi´nde savaşan bir askerin kitap haline getirilen günlüğünden.
Yalnız, hayat gece başlıyor. Fakat büyük şehirlerin velveleli,neşe dolu,sazlı sözlü mesut gece hayatı gibi değil;gürültülü,ateşli,kanlı ve ölümlü bir hayat...korkunç bir hayat!
Gecenin kalpleri donduran zulmeti içinde binlerce göz, bir daha açılmamak üzere kapanırken arkalarında bıraktıkları vücutların gözleri de kanlı yaşlarla bir daha kapanmamak üzere açılıyor...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
1915 Gelibolu Harbi Günlüğü
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055200817
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeditepe Yayınları
Anlaşılıyordu ki aziz ve bedbaht Türklüğün alnına yazılmış olan elemine yeni bir satır ilave için bütün cihan birbiriyle müsabaka ediyordu. Fakat Türkler artık o kadar çok bedbaht ve müteellim oldular ki bu elem destanına yeni bir satır ilave ettirmemek için yok olma tehlikesini bile göze almışlardır. İşte Çanakkale'de cihana hayretler bahşeden o müthiş ve akılları durduran harika müdafaa ve hücumu, ilelebet yok olup gitmektense daha uzun zamanlar kaim olmak emeliyle çırpınan Türklüğün heyecan dolu ruhu doğurdu. Gelsin… Cihanın en namert milleti, milletlerin ve belki bütün beşeriyetin mazideki ve hatta tarihin bütün devirlerinin yüz karası olan o alçak, o hain millet de gelsin… Çanakkale'de akan Türk kanından seller belki biraz fazla akacak fakat daima aynı vakar, aynı heybet, aynı asaletle akan bu seller, bu kudurmuş kitleyi Adalar denizinin mavi sinesine doğru sürüp götürecektir…

…Yarın belki beni de uzun asırlardan beri didiklenen ve parçalanan insanlığın zavallı bağrını deşmek, bütün beşeriyetin ellerini ve yüzünü kızartan o kanlı boyalarla boyanmak ve süslenmek için bu sahnenin uğursuz kahramanları arasına sürecekler, parçalayacağım… Ve belki parçalanacağım… O zaman sevdiklerimin ve beni sevenlerin el ele vermiş hayali temsilleri, gözlerinden akan elem seline dudaklarından dökülen matem mersiyeleri karıştığı halde topraklar üzerine serilmiş kanlı ve genç mevcudiyetim üstüne kapanacaklar…

…Şu satırları zeminlikte yazarken Seddülbahir trajedisi kalpleri titreten fasılasız gürültülerle devam ediyor. Gecenin kalpleri donduran zulmeti içinde binlerce göz, bir daha açılmamak üzere kapanırken arkalarında bıraktıkları vücutların gözleri de kanlı yaşlarla bir daha kapanmamak üzere açılıyor...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Emine Karakaş
  • Ellyf
  • Eser Hso
  • Cevat Mert Çetin
  • bhmflzf ( Mehmet )
  • Sinan Tahhan
  • Muhammet TUNÇ
  • Ahmet Tutak
  • Perizat şolt
  • Yusuf Kaplan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%0
8
%33.3 (2)
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%33.3 (2)
3
%0
2
%0
1
%0