Yaklaşık 10 yıldır League of Legends oynayan bir oyuncu olarak, oyunun evreninde geçen ilk roman olan Afet’in yazıldığını duyunca bile yeterince heyecanlanmıştım. Heyecanlanmamın asıl sebebi oyunun
İnceleme yazmayalı baya oldu be şimdi Afet'e gelirsek
Öncelikle düzenli Lol oynuyorsanız karakterlerin hikayelerine genel olarak hakimsinizdir en azından düzenli olarak bir yılı aşmışsanız. Üstüne bu evrene girmek için karakterlerin görece kısa hikayelerini okumak yerine daha büyük birşey arayışında iseniz bu kitap sizi tatmin edecek. Zaten kitap Gölge adalar gibi evrendeki büyük bir olayı anlatıyor haliyle kitabı bitirmeye yakın oldukça sürükleyici hale geliyor. Kitapta geçen karakterler Gölge adalara bulaşmış neredeyse herkesi işliyor özellikle Ryze gibi evren için önemli bir karakterin gençliğini ve yaptığı hataları görüyoruz, o bilge Ryze henüz oluşmamış. Kalista,Hecarim,Thresh gibi karakterle ise oldukça güzel işlenmiş özellikle Tresh ayrı hoşuma gitti. Viego için diyecek birşey çok yok maalesef oyundan aşina olduğumuz deli aşık kral şahsen diğer karakterleri daha ilgi çekici buldum, ayrıca kitapda çok kısa gösrerilen ve evrende daha güçlü yerleri olan karakterlerede göz kırpılıyor, kahin olarak kullanılan Soraka ve ölüme yakın Kraliçe İsoldenin günlüğünde Kindred ve kurdundan bahsetmesi gibi.
Ne okuyorsanız iyi okumalar dilerim benden bu kadar.
Riot'un son zamanlarda yaptıklarını gerçekten takdir ediyorum. Arcane olsun, Afet olsun bunlar gerçekten çok başarılı yapımlar. League of Legends'in hikaye kısmının zaten başarılı olduğunu
Anthony Reynolds’ın Afet kitabını bitirdim ama dürüst olmam gerekirse beklentimin altında kaldı; benim gözümde 10 üzerinden ancak 5’lik bir kitap. Aslında çok popüler bir oyun evrenini anlatıyor, potansiyeli yüksek ama edebi derinlik olarak beni pek tatmin etmedi.
Bence kitabın en zayıf halkası olay örgüsünün çok ağır ilerlemesi ve karakterlerin biraz yüzeysel kalması. Kral Viego’nun ölen eşini geri getirme çabası ve o delilik hali bir yerden sonra kendini sürekli tekrar eden bir döngüye giriyor. Bir okur olarak kralın takıntısını anlamaya çalışırken aynı duygusal tepkileri tekrar tekrar okumak beni biraz yordu. General Kalista karakteri de onur ve sadakat arasında bir çatışma yaşıyor ama yazar bu içsel kavgayı bana yeterince güçlü hissettiremedi.
Anlatım dili de o fantastik dünyanın heyecanını vermekte bence yetersiz. Savaş sahneleri ve betimlemeler sanki yaratıcı bir kurgudan ziyade, oyunun mekaniklerini zorla kağıda dökmeye çalışmışlar gibi hissettiriyor. Eğer oyunun hikayesine (lore) hakim değilseniz olaylar çok kopuk gelebilir; hayranıysanız da zaten sonunu bildiğiniz bir şeyi gereksiz uzatılmış gibi hissedebilirsiniz.
Sonuç olarak; ne tam bir dram ne de sürükleyici bir macera bulabildim bu kitapta. İnsanın zihinsel çöküşünü simgeleyen 'kara sis' fikri aslında çok etkileyici bir metafor ama zayıf diyaloglar ve vasat kurgu yüzünden bu güzel fikir biraz heba edilmiş. Sadece boş vakit geçirmek için okunabilir ama bittiğinde bende pek bir iz bırakmadı.
Yer yer sıksa da sonu hiç tahmin edilemez oluşu bitişi ile şaşırtan bir kitap oldu, oyununu sevdiğim için okumak da istedim kısa hikaye videoları da çok güzel kitap da güzeldi . Kalistanın viego yüzenden hayatı kaydı. Salak viego keşke kral kalista olsaydı diyorsunuz her sayfada ama o zaman bu hikaye çıkmazdı işte
Afet, League of Legends evrenine ilgisi olanlar için tam anlamıyla bir hazine. Oyunu yaklaşık 10 yıldır oynayan biri olarak kitabı okurken tanıdığım coğrafyaları, karakterleri bu kez sayfalar arasında görmek hem nostaljik hem de çok tatmin ediciydi.
Afet karakteri, sıradan bir kötü figür olarak sunulmuyor; aksine, doğayla büyü arasındaki kırılgan dengenin vücut bulmuş hâli gibi. Kitap boyunca karakterin iç çatışmaları, geçmişi ve kararlarının ardındaki psikolojik derinlik oldukça etkileyici. Romanın en güçlü yanı, oyundaki yüzeysel kalabilen lore’un burada çok daha detaylı ve karakter odaklı şekilde işlenmiş olması. Ancak LoL evrenine uzak olan okuyucular için bazı yerlerin yoğun ve açıklamasız gelebileceğini söylemek gerek. Evrene hâkimseniz, bu detaylar birer ödül gibi; değilseniz ise zaman zaman bilgi eksikliği hissedebilirsiniz.
Genel olarak Afet, LoL evreninin romanlaştırılmasında başarılı bir örnek olmuş. Hem karakter derinliği hem de evrenle kurduğu bağ açısından okunmaya değer. Eğer Runeterra'nın hikâyesine biraz bile ilgi duyuyorsanız, bu kitap sizi içine kolayca çekecektir.
Leauge of Legends oyununu oynamaya başladığımdan bu yana oyunla ilgili beni en çok etkileyen şey, her karakterin kendine has bir hikayesinin olmasıydı. Hep derdim “Niye hikayeleştirilmiyor? Niye beyaz perdeye uyarlanmıyor?” diye. Kitabın çıkacağını duyduğum ilk andan beri çok heyecanlıydım. Sonunda elime ulaştı ve sonunda okudum ve iyi ki okudum. Harika bir kurgu. Hikayelerin birbirine bağlanışı, her karakterin şahsına münhasır oluşu.. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir kitap oldu. Umarım başka karakterlerin de hikayelerini okuruz ve bu serinin devamı gelir.
“Şu anda her şey karanlık olabilir ama hâlâ bir umut közü var. Ve yakında bir gün, o kör tutuşacak ve karanlık sonunda defedilecek.”
LoL evrenindeki bazı karakterlerin arkasındaki hikayeyi öğrenmek o kadar güzeldi ki.
League of Legends evreninin en temel hikayelerinden biri olan Kutlu Adalar'ın Gölge Adalar'a nasıl dönüştüğünün hikayesi... Eğer lore'a hakimseniz sizi şaşırtacak hiçbir şey yok tabii ki ancak olayların detayları ve oyunda olmayan sadece hikayelerde geçen bazı karakterler bulunuyor. Okuması kolay, keyiflik çıtırlık -ve evreni zaten bilmeyenler için- ilginç bir fantastik hikaye.
Kitap fantastik kurgu ve tasarlanmış evrende geçen güzel kitap. Oyun evrenini de bilenler için okunması gereken güzel kitap. Oyununu da oynayanların kesinlikle okumasıni öneririm
Anthony, Sidney, Avustralya'da üniversiteyi bitirdikten sonra İngiltere'ye taşındı ve burada Games Workshop'a katıldı. Yönetime geçmeden önce birkaç yıl goblinler ve Uzay Denizcileri hakkında yazarak Tasarım Stüdyolarında Oyun Geliştiricisi olarak çalıştı. Birkaç yıl sonra GW'den ayrıldı ve Avustralya'ya döndü ve bir süreliğine serbest moda girerek Black Library Publishing, Mantic Games, THQ, Bandai-Namco, Behavior Interactive ve River Horse Games gibi şirketler için yazdı.
2014'te California'ya taşındı ve Riot Games'e Kıdemli Yazar olarak katıldı. Riot'un Worldbuilding ekibini yönetmeye geçmeden önce Champs ekibinde başladı. Şu anda, RnD'nin bir parçası olarak hush-hush yeni bir oyun da dahil olmak üzere bir dizi projede Baş Yazar olarak çalışıyor.
Genç yaşta oyunlara ve fantastik edebiyata merak salan Anthony
Reynolds, yirmi yıllık kariyeri boyunca birçok farklı alanda eserler vermiştir. 2014'te Riot Games'e katılan Reynolds şu anda Riot'in Worldbuilding ekibinin başındaki yazarlık görevini devam ettiriyor.
League of Legends evreninde geçen birçok öykü kaleme alan yazar,
daha sonra Garen: First Shield isimli bir novella ile League of Legends
evreninde geçen ilk roman olan Afet'i yazdı.
Şimdi memleketi Sidney'de, sevgili eşi, iki çocuğu ve dünyayı dolaşan kedileriyle sahile yakın bir yerde yaşıyor.