Çevirmen:
Nil Şimşek
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 27 dk.
Sayfa Sayısı:
157
Basım Tarihi:
2010
İlk Yayın Tarihi:
1751
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Orijinal Adı:
An Enquiry Concerning the Principles of Morals
ISBN:
9789759951931
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·157 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 15:46
Öztürkçe belasından sonra yazılan hiçbir Türkçe felsefe kitabını okumayın. Dergah yayınlarndan çıkmış olsa bile bu kitap. Okuduğum kitabın adı ahlak ama okurken bu soysuz kelimeleri gördükçe ahlakım bozuldu dersem abartmış olmam. Hiçbir çağrışımı olmayan 'tikel' sözcüğü en az on farklı kelimenin yerine kullanılmış dersem yalan olmaz. Yahu olmuyor , artık anlayın bu uydurma-zorlama dille felsefe ol mu yor.
AhlakDavid Hume · Dergah Yayınları · 2010109 okunma
john locke'den devraldığı ingiliz empirizmini sonuna kadar göüren düşünür...locke'un bilginin eleştiriden geçirilmesi işlemi hume'un felsefesinde doruğa ulaşır... hume'a göre bilincin içindekiler ikiya ayrılır,bunlar:fikirler` : ideve izlenimler: duyum`dir...hume'a göre izlenimler duyum ve duygulanımlardır...fikirlerse,izlenimlerden daha az canlı olan hatırlama ve hayal gücü unsurlarıdır...
AhlakDavid Hume · Dergah Yayınları · 2010109 okunma
Hume ve Adalet
Puan vermedi·224 syf.··
2022 32. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2022 11:52
Hume bir empiristtir, dolayısıyla onun için öncelikli olan deneyim bilgisidir. Ahlakı da bu sebeple deneyim üzerine kurmayı amaçlamaktadır. Ahlakın kaynağında haz ve acı duyumlarıyla birlikte fayda ilkesi vardır. Erdemli eylem bize haz verirken, erdemsiz eylem acı vermektedir. Erdemli olan aynı zamanda faydalıdır da. Hume erdemleri doğal ve yapay erdemler olmak üzere ikiye ayırır. Yapay erdemler insan yapıntılarıdır. Örneğin adalet. İnsan neden adaleti icat etmiştir? Hume'a göre herkes her şeye yeteri kadar sahip olsa adalet kavramına ihtiyaç kalmazdı. Düşünün havayı istediğimiz şekilde kullanabiliyoruz. Kimse havayı fazla soluduğu için adaletsiz olmaz. Çünkü bir mülk haline getirilmemiştir. Her durum ve koşul bu şekilde yapılandırılsaydı adalet yararsız bir şey olurdu. Ancak her şey eşit olsa bile insanların sanat, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bu eşitlik bozulacaktır. Burada da mülk kavramı ortaya çıkmaktadır. Hume'a gmre mülk 'kullanmak üzere, tek başına onun için olan ve onun için yasal olan herhangi bir şeydir.' Ayrıca adalet dönemin koşullarına ve gelişen olaylara göre yasa bazlı değişiklik gösterebilir. Adalet toplumun yararı içindir. "Yararlılık hoştur ve onayımızı alır. Bu, günlük gözlemce doğrulanan, olgusal bir şeydir. Gelgelelim, yararlı? Ne içindir? Elbette, bazılarının çıkarı içindir. O halde, kimin çıkarı? Sadece bizim değil: Onamamız için her zaman daha da genişler."
Felsefe
Ahlakın İlkeleri Üzerine Bir SoruşturmaDavid Hume · Say Yayınları · 2019109 okunma
akıl mı duygu mu?
Puan vermedi·176 syf.··
2023 54. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2023 16:20
İskoçya,Edinburgh’da doğan David Hume empirist görüşe dayanır.Deneyimlenenin kabulü ile ahlaki ilkelere dair güncelliğini yitirmeyen sorulara yanıt arar.Fayda durumuna ve koşullara göre erdemler değişebilir yahut önem dereceleri değişkenlik gösterir. Huma’a göre adalet tam olarak adaletsizliği doğuran nadir bulunan şeyler sebebiyle ortaya çıkmıştır. “Herhangi bir haksızlık olasılığı yokken mülkiyet neden tanınsın ki?” diyor.Ona göre toplumun faydası adaletin biricik kökenidir. Bu durumda ahlaki ilkeler çağdaş dünyada değişkenlik gösterebilir. Mülkiyetin oluşumu, güzellik ve zeka,duygu gibi kavramları felsefe bağlamında sorgulamıştır. Yer yer kitaptaki dipnotların ana sayfadan uzun oluşu beni biraz yordu.
Felsefe
Ahlâk İlkeleri ÜzerineDavid Hume · Fol Kitap · 2022109 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 249. kitabı
Aydınlanma felsefecisi David Hume tarafından Ahlak İlkelerinin soruşturulduğu güzel bir kitap. Şu sorular üzerinden durulmuş: *Ahlak ilkeleri, akıldan mı duygudan mı türemektedir? *Ahlak ilkeleri hakkındaki bilgiyi bir kanıt ve tümevarım zinciriyle mi yoksa dolaysız bir hissediş ve daha ince içsel bir duyu yoluyla mı kazanırız? *Doğruluğun ve yanlışlığın bütün sağlam yargıları gibi, her akıl sahibi zeki varlık için aynı mı olmalıdır yoksa güzellik ve çirkinlik algısı gibi tamamıyla insan türünün tikel doğa ve yapısının üzerine mi temellendirilmelidir? *Bir gemi kazası sonrasında, mülkiyetin önceki sınırlamaları göz önüne alınmadan, herhangi bir güvenlik vasıtasını zapt etmek bir suç teşkil eder mi? *Yahut eğer kuşatılmış bir şehir açlıktan ölmeye maruz kaldıysa, insanların, başka durumlarda hakkaniyet ve adalet kuralları olacak kurallara karşı titiz davranarak, muhafaza edilen tüm yiyecekleri, kendilerine tercih edeceğini ve hayatlarını kaybedeceklerini düşünebilir miyiz? *Kanunların veya hukuk mahkemelerinin bağlayıcılığı olmadan herhangi bir sayıda insan bir arada toplanabilir miydi? *Bir kıtlık sırasında ekmeğin eşit bölünmesi, güç ve hatta şiddet ile yapılsa bile, suç veya haksızlık olarak addedilebilir miydi? Nedenselliğin ve Alışkanlığın ahlak alanı üzerinde irdelendiği bir kitap.
Ahlâk İlkeleri ÜzerineDavid Hume · Fol Kitap · 2022109 okunma

Yazar Hakkında

David HumeYazar · 11 kitap
Genellikle İngiliz dilinde yazmış en önemli filozoflardan biri olarak kabul edilir. Aynı zamanda bir tarihçi ve deneme yazarı olarak da bilinir. İnsan zihninde olup bitenleri Newton'un deneysel yöntemini uygulayarak, yeni bir insan bilimi kurmayı ve geliştirmeyi öneren Hume, tüm iyi niyetine ve yüksek amaçlarına rağmen, İngiliz empirizminin temel tezlerini koruduğu için son çözümlemede kuşkuculuğa düşmekten kurtulamamıştır. Bizim yalnızca, kendi zihnimizde doğrudan ve aracısız olarak tecrübe ettiğimiz ideleri, duyum ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgide kendi zihnimizin ötesine geçemediğimizi ve bundan dolayı herhangi bir şeyin insan zihninden bağımsız olarak var olduğunu söyleyemeyeceğimizi belirten Hume, insan zihnini bilgi bakımından analiz ettiği zaman, insan zihninin tüm içeriklerinin bize duyular ve deney tarafından sağlanan malzemeye indirgenebileceğini görmüştür, bu malzeme ise algılardan başka hiçbir şey değildir. Kısacası, David Hume düşüncenin insanlıktaki en önemli şey olduğunu söyleyen bir insandır. Gilles Deleuze'e göre, "Hume için söz konusu olan zihin psikolojisini, zihnin duygulanımlarının psikolojisiyle ikame etmektir. Zihin psikolojisi imkânsız, kurulamaz olandır, çünkü nesnesinde ne gerekli istikrarı ne de gerekli evrenselliği bulabilir; insanın gerçek bilimini yalnızca bir duygulanımlar psikolojisi kurabilir."