A H S E N
“Herkes kendi tarafından yaşar hayatı. Üzülmek için izin verirsek üzülüyoruz. İşte hayatın kendi gerçeği bu.”
“Birini düşündüğünüzde bilin ki o da sizi düşünüyordur. Bunu başarabilirsiniz. Sadece düşünün ve düşündüğünüz her kimse kendi enerjinizin içine çekin.”
Ahsen (Zeynep), Mustafa, Sinan, Fulya, Hakim Tuna Yıldız, Elena Sedef, Mert, Serdar, Derya (Maria), Aurora Romano, Massimiliano Rizzo, Adolfo, Gianni, Şoför Salih, Angela, Nathali, Riccardo, Clown,Alessia, Adriana, Arda, Daniel, Alex, Leyla, Diago, Damla, Ahmet,Candy, Sylvia, Aleon, Sevil, Hazal, Maria, Paulo, Rodina ve Melih ile bambaşka bir hikâyede beraber yol aldık.
Bu eserde de Kıbrıs’a geçiş yaptık. Bir önceki okuduğum kitapta da Kıbrıs olması tesadüf müydü acaba. Kıbrıs sonrası Roma’ya geçip oraları da bir güzel gezdik, Ahsen ve Arda ile ;) tarihi yerleri beraberce tanıdık ve bazılarını internette araştırıp görsellerini gördüm. Eserde çok güzel anlatmış yazarımız.
Massi lise döneminde iken ailesinin başına gelen olay çok kötü… Bunun üzerine Angela ile birlikte yaptıkları motor kazası… yürek parçalayıcı… Massinin Kıbrıs ta 103 numaralı oda yerine 130 numaralı odanın anahtarını istemesi sonucu olanlar ve ardından yaşanan o sahne aklıma geldikçe bende massi gibi gülümseyip durdum. :D Arda ile aile yemeğine gittiği sıra telefonunun çalma sesi ile zıplayan Ahsen ve sonrası okuduklarımın etkisi ile hadi bee deyip kahkahayı patlatım :D
Kitaptaki gizem çok ilgi çekiciydi, Hele Ahsen ve Massi’nin aynı anda ‘seni yalancı Arthur’ dedikten sonra onun kim olduğunu öğrenince gizemin büyük kaynağının yaptığı dövmenin olması ve onları nerelere getirdiğine bende şaşkınlık içinde kaldım. Dövme yapıldıktan sonra yolların kesişmesi ve Massi’nin çevresinde olan kişilerle de Ahsen’in bir şekilde