Merhabalar
"Sevmek sevdiğine istemediği halde istemediği şeyleri yaptırmak mıydı?
Yoksa beklemek miydi?
Sahi neydi sevmek?
Anlık hazlar mıydı, bir çift ışıltılı gözde duyduğun güven miydi?
Aşk mıydı, sevda mıydı, saygı mıydı?"
Hikayemizde birbirinden çok farklı karakterde Pınar, Fatih, Aras üçlüsünün arasında geçen aşk üçgeninin yanı sıra yan karakterlerle bir maceraya da girişiyoruz, 150 sayfalık minik eser sürpriz sonu ile bizleri şaşırtmayı başarıyor.
Yazarın dili akıcı, sade, anlaşılır. Eseri elinize almanız ve bitmesi bir oluyor da sonrası ama hadi ya nasıl şeklinde sürüyor
~~
"Yağan yağmur altında üç dilek dilenmişti şimdi ise merakla hangi dileğin gerçekleşeceğini beklemeye başlamışlardı. Ancak içlerinde öyle birisi vardı ki ; onun gönülden dilediği dileği kesinlikle kabul olacaktı."
~~
Bu hikayede kim için mutlu son olacak?
Saplantılı Aşık, şiddet yanlısı, boş gezenin boş kalfası egosit Fatih mi?
Gençliğinden beri gözü kapalı Fatih'in hatalarını görmeyip kör aşık olan ama sonrası gözleri, kendisine yıllarca bağlı kalıp platonik olarak seven ülkenin genç piyanislerinden Arası arayan kafası karışık Pınar mı?
Küçüklükten beri sevdasına sadık, başarılı, ahlaklı Aras mı?
Soruların cevapları ve daha fazlası için okumalısınız
#alıntı
~~
Çünkü aşk sevdiğini ömür boyu sevip, kollamaktı. Onu incitmek, üzmek değildi. Onu ömür boyu mutlu etmekti.Gözlerini diğer tüm insanlara kapatıp sadece ona açmaktı.
~~
Sevmenin, sevilmeye eş değer olmadığını anladım....Aşkın sadece kalben ve ruhen hissedildiğini anladım. Aşk bir gün biter ama sevgi ve saygı ömür boyu kalır.
~~
Kefeleri birbirine denk bir terazi misali dünyanın da bir dengesi var. Ne umutlar azalıyor, ne sevinçler, ne üzüntüler, ne de yaşanan kötülükler...