Bazı kitapların yorumlarını okuduğumda acaba bende mi hata var diye sorgulamadan geçemiyorum. Eleştirilmesi gereken ve çok basit düzeyde yazılan kitaplar yere göğe sığdıralamazken, anlatmayla bitirilmeyecek kitaplar bir iki alıntıyla anlatılıveriyor. İşte ben bu yüzden kendi savımı sonuna kadar destekliyor ve tekrar söylüyorum, her kitap okuyana aynı hissi bırakmaz lakin her kitabı da herkes okuyamaz. Anahtar'da genel yorumlara baktığımda bunlardan birisi. Araştırılarak, üzerinde yoğun çalışmalar ve emek sarfederek yazıldığı her sayfadan belli olan böyle bir kitabı lütfen derinlemesine anlayacak insanlar okusun ve kimse bana kızmasın. Yorumuma geçmeden önce ilk kitap olan Kilit'e yaptığım yoruma bir göz atın derim.
.
Demir, Aiditi, Arroyo, Mohammad, Kostas ve Patrick Mc Lead'in ölümünden sonra karşılarına çıkan Rehber'le birlikte dünyaya kafa tutmaya devam ediyorlar lakin, herkes bu görünen konuyu anlattı, benim işim görünmeyenle ve verilmek istenenle (her zaman olduğu gibi). O yüzden kitabın konusuna değinmeden bende bıraktığı etkiden ve yaşadığım yoğun okuma sürecinden bahsedeceğim. Şu gördüğünüz kitap öyle kaliteli ki, sadece bir satırda aklıma takılan tek bir kelimeden kitabı bırakıp onlarca sayfa araştırma yaptığımı, etrafımda bu konulara ilgi duyan hemen herkesle kitap üzerine sohbetler ettiğimi belirteyim. Yaptığım araştırmalarda işin içinden çıkamayıp kitabımızın baş kahramanı Hocamın da sık sık başını ağrıttığım doğrudur.
.
Sayfaların alt kısmında açıklayıcı metinler yer alıyor ki bu şahane birşey. Lakin o açıklayıcı metinlerde bile bilmediğimiz o kadar olay varki çoğu yerde ayakta uyutulduğumuzu hissetmedim desem yalan olur. Pentagon, Hz. İsa, Hz. Meryem, havariler, Picasso'ya ait olan son yemek tablosu, Vatikan, dinler tarihi, kendilerini Müslüman sanan